Konular
Ana Sayfa
Kamunun Fonksiyonları
Pareto Optimumu
Dışsallıklar ve Dışsallık Türleri
Dışsallıklarda Kamusal Çözümler
Dışsallıklarda Piyasa Çözümleri
Kamunun Ekonomiye Müdahalesi 
Kamu Harcamaları: Türleri ve Analizi
Kamu Gelirleri: Türleri ve Analizi
Yerel Yönetimler
KİTLER
Sosyal Güvenlik Kuruluşları
Fonlar
Ögrenciler için
Yeniliklerden haberdar olmak için üye olunuz
Soru ve Önerileriniz
Sınav Sonuç
Derse Devam 
Proje Konuları
Ders İçeriği
spacer.gif (67 bytes) spacer.gif (67 bytes)
 YRD.DOÇ.DR. İSMAİL GÜNEŞ 
spacer.gif (67 bytes)KAMU MALİYESİ WEB SİTESİ
Ders İçeriği Konu Listesi Sınav Sonuç Projeler Sorularınız Kaynaklar Bağlantılar Ana Sayfa

 
Vergiler Pigou Tipi Vergi Ürün ve Atık Vergisi

Differansiyel Vergi

Sübvansiyon

Vergi/Sübvansiyon

Harçlar Standartlar Kirlilik İzni Coase Hicks Kaldor Ana Sayfa

ÜRÜN ÜZERİNDEN VEYA ATIK MİKTARI ÜZERİNDEN VERGİ ALINMASI

Vergiler değişik şekillerde alınabilir. Bunlardan birincisi; ürün üzerinden alınan vergilerdir. Ekonomi içinde yer alan çok sayıdaki firmadan herhangi birinin bir ürünü negatif dışsallık yaratabilir ve diğer firmaların da bu ürünü kullanması sonucunda dışsal maliyetler toplum için artarak yayılır. Negatif dışsallığa neden olan firmanın üretimine müdahalenin olmaması durumunda Pareto optimumundan sapmalar ortaya çıkacaktır. Firmanın üretimine koyulacak bir vergi ile optimum düzeye ulaşmak istenebilir. İkinci olarak ; dışsallığın önlenebilmesi için uygulanabilecek vergilerden bir tanesi de doğrudan doğruya dışsallığı yaratan atık miktarı üzerinden vergilendirilmesidir. Bu tür vergilemede karşılaşılan ilk sorun atık miktarının ölçümü ile ilgilidir. Ölçünün mümkün olmadığı durumlarda uygulanması zordur. Bu tür vergilemenin etkin olabilmesi için istenen ya da optimal kirlenme düzeyini aşan kirlilik durumunda firmaların üretimini ekonomik olmadığı bir vergi oranının tespit edilmesidir. Diğer bir deyişle firma daha fazla vergi ödememek için kirliliği azaltmayı tercih eder duruma gelmelidir.

Bu yöntem uygun olan alanlarda şu şekilde uygulanabilmektedir. Firma elektrik ve suda olduğu gibi sayaç sistemini kurmakta, belirli aralıklarda okunan sayaçtan kirlilik düzeyinin aşılması durumunda faturalar düzenlenip tahsil edilmektedir. Vergilerin miktarı sadece atıkların niceliğine göre değil, aynı zamanda çevrede yaratabilecekleri zararların niteliğine göre tespit edilebilmektedir. Atık vergilendirilmesi konusunda en iyi bilinen örnek Almanya'daki Ruhl nehri vadisidir. Bu bölgede yoğun bir sanayileşme vardır, nehrin çevresini saran tüm sanayi faaliyetlerine karşın uygulanan atık vergileme sistemi balıkçılık, yüzme, dinlence faaliyetlerinin de devam etmesine olanak sağlamıştır (Yıldırım, 1993:38).

Hızlı sanayileşmenin beraberinde getirdiği ve ekolojiyi olumsuz yönde sorunlar karşısında, çözüm arayışları çabalarından birisi de "atık pazarları" nın kurulmasıdır. Değerlendirilebilinir atıkların bir borsa aracılığı ile başka bir kuruluşun hammaddesi olarak talep bulması şeklinde geri dönüşümün sağlanmasına, "Atık Pazarları" denmektedir. Türkiye'de ilk olarak kurulan atık Pazarına Kocaeli Sanayi Odası "Atık Borsası" Adını vermiştir. 1970'li yılların başında Almanya'da Hamburg Ticaret Odası tarafından başlatılan Atık Pazarları daha sonra, 1974 yılında tüm Almanya çapına yayılmıştır. Öncelikle yayınlanan bir bülten vasıtasıyla oluşturulan pazar, 1991 yılında bilgisayar, 1997 yılından itibaren de İnternet aracılığı ile geliştirilmiştir. Atık Borsaları , halen Almanya, Hollanda, İngiltere ve ABD gibi ülkelerde faaliyetlerini sürdüren ve hızla gelişen bir ticaret alanıdır. Material Exchange adıyla ilk kurulduğu ülke olan ABD'de sürdürülen bu pazarın faaliyetlerinin 1989 yılındaki cirosu 14 milyar ABD dolarını aşmıştır. Yalnızca Du Pont firmasının 2000 yıllarında cirosu 10 milyar ABD dolarını aşan bir pazar payına sahip olacağı açıklanmıştır. Bugün ABD'de hemen her eyalette işleyen bir atık pazarı bulunmaktadır.

Türkiye'de ise atık pazarları 1990 yılında Kocaeli Sanayi Odası ve TÜBİTAK-MAM "Sanayi Atıklarının Değerlendirilmesi ve Atık Borsası" oluşturulması projesini birlikte geliştirmiştir. 11 Nisan 1991 tarihinde, TÜBİTAK-MAM ile Kocaeli Sanayi Odası arasında bu konuda protokol imzalandıysa da "Atık Borsası Projesi" çeşitli nedenlerden dolayı uzun süre gerçekleştirilemedi. 1997 sonlarında Türkiye'nin ilk Tehlikeli Atık Yakma ve Endüstriyel Atık Depolama Tesisi İzmit'te açılarak İzmit Büyük şehir Belediyesi tarafından deneme üretimine alınan tesise atık kabulüne başlanması bu süreci hızlandırmıştır. Haziran 1998'de faaliyete Kocaeli geçen atık borsasını takiben Çevre Bakanlığı , İstanbul Sanayi Odası ve Bursa Çevre Merkezi'de bu konuda çalışmalara başladı..

Atık Borsası'nın ilk 6 ayında 21.406.624.999.TL'lik ve 1.837.591 kg. atık işlem hacmine ulaşıldı. Türk Kablo, Sarkuysan, Brisa, Elida Kozmetik, Good Year, Hyundai, Kartonsan, Kordsa, Lever, Shell, Polisan gibi şirketler atık borsasının üyesi durumundadır (Atık Borsası Bülteni, Şubat 1999 , Sayı:3 http://www. kosano.org /atik).