|
STANDARTLAR
Çevresel kirliliğinin neden olduğu
negatif dışsallıklara yönelik düzenlemelerde
tatmin edici çözüm ya da ekonomik anlamda en iyi
çözüm, optimal çözüm henüz bulunmuş değildir.
Bunun sonucu olarak negatif dışsallıklarla ilgili
araştırmalar ve politika önermeleri daha çok
ikinci en iyi sonucu verecek politikalar ve öncelikli
tedbirler üzerinde yoğunlaşmıştır (Batabyal,1995;2).
Bu yöntemlerden biri de "doğrudan
kontroller" olarak da adlandırılan kirlilik
standartlarıdır ve hükümetler için
"geleneksel" araçlar olarak kabul
edilebilirler (Helm,1990,32).
Negatif dışsallıkların büyük bir
bölümünün çevreye verdiği zararlar göz önüne
alındığında giderek artan, çeşitlenen ve yoğunlaşan
çevresel bozulmalara ve kirlenmelere önlem almak
durumunda olan kamu otoritesi öncelikle mevcut
kaliteyi tespit etmek durumundadır (Yaşamış,1995:141).Bozulmuş
çevrelerde onarım amacıyla yapılması gereken ilk
işlem yapılacak envanter çalışması olmalıdır.
Bu envanter, çalışmanın referans noktasını oluşturur
ve tüm koruyucu ve onarıcı seçeneklerin aynı
bazda kıyaslanmasını sağlar (Uslu,1997:346).
Bundan sonra, ölçülen yoğunluğun eko sistem üzerindeki
zararlı etkilerinin saptanması ve zararlı etkilerin
eşik değerin üstüne çıkmamasını sağlamak gerçekleştirilmelidir.
Bu bağlamda , kamunun öncelikli işlevi mevcut
parametrik değerlerin ölçülmesi ve eko sistemi güvencede
tutacak maksimum emisyon değerlerinin saptanması
olacaktır. Başka bir deyimle kamunun çevresel yönetimde
en önde gelen işlevi, çevresel standartların oluşturulması
olarak kabul edilebilir (Yaşamış, 1995:141).
Doğrudan kontroller, belirlenen
kirlenme standartlarına göre kirletici faaliyetlere
yasaklama seçeneği de dahil olmak üzere, sınırlamalar
getirme esasına dayanır. Dolayısıyla bu politika
aracının başarısı temelde kirliliğin kontrol
edileceği düzeyi gösteren standartların doğru
olarak belirlenmesine bağlıdır (Ertürk,1996;123).
Çevresel kaliteyi artırmak ve sosyal maliyeti tazmin
için uygulanan standartlar çoğu kez ölçüm zorluğu
nedeniyle tahmini olarak uygulanabilmektedir. Bu,
konulan standartların ekonomik olarak geçersiz ya da
anlamsız olduğu anlamına gelmez, ancak, kötü
tahmin ya da etkin olmayan bir standart uygulaması da
etkinsizliğe yol açar ve kamusal düzenlemelerde önemli
kayıplara neden olabilir (Qates, Portney, Gartland,
1989:1233-42).
Kirliliğin ya da negatif dışsallığın
ölçümünün kolay olmadığı durumlarda
standartlar, kabul edilebilir üretim teknolojilerinin
ve tekniklerinin belirlenmesi, izin verilebilir
kirlilik düzeyinin tespiti, kirlilik ruhsatları veya
geri iade edilebilir teminat türü tek alternatif
olarak karşımıza çıkmaktadır (Hemming,
Miranda,1991;152).
Ancak burada göz ardı edilmemesi
gereken bir nokta da yasa koyucu konumundaki yasama
organının ve çıkarılan bu yasaları uygulayacak yürütme
organı ile yürütme organına bağlı idarenin ve bürokratik
mekanizmanın konuya yaklaşımındaki hassasiyetin çok
önemli olduğudur. Zira alınacak kararların,
kendilerine yükleyeceği maliyetten kaçınmak
isteyen çıkar gruplarının politik karar alma sürecine
müdahalesi ve etkisi çoğu kez kamuoyunun etkisinden
daha yoğun olmaktadır. Bu nedenle de standartların
uygulanabilmesinin ön koşulu siyasi otoritenin ve
kamu gücünün bu konudaki samimiyeti ve kararlığıdır.
Standartların uygulanmasında amaç
ve araç ilişkisinde birinci olarak çevresel
standartlar ve hedefler çevre kalitesini artırmak ve
yaşanabilir, sağlıklı çevreyi oluşturmak amacıyla
konulur. İkinci olarak düzenleyici rolünü üstlenen
kamu , buna göre yasal ve idari düzenlemeleri
yaparak standartları uygulamaya koyar. (Cropper,Qates,1992;685).Bunlara
üçüncü olarak izleme ve denetleme (Monitoring) süreci
eklenebilir.
Kirlilik standartlarının
belirlenmesi az gelişmiş ülkeler ve gelişmekte
olan ülkeler açısından daha büyük önem taşımaktadır.
Standartların tespitinde başlıca şu konulara
dikkat edilmesi standartların başarıya ulaşması açısından
önem taşımaktadır.
1. fiziksel çevrenin dikkate alınması,
2. ekonomik faaliyetlerin yoğunluğu ve düzeyinin
dikkate alınması,
3. gelir düzeyinin dikkate alınması,
4.fayda maliyet hesaplarının yukarıdaki kriterleri
de içerecek şekilde düzenlenmesi
5. maliyetleri azaltabilmek için kaynaklara göre ürün
standartlarının belirlenmesi. (Victor, 1978:56-57).
Özellikle ABD'de son yıllarda doğrudan
kontrollerin yoğun olarak kullanıldığını görmekteyiz.
Buna göre çevreden sorumlu kuruluşlar, her sektör,
bölge, bazen işletme için izin verilebilir kirlilik
düzeyini tespit etmektedir (Öner,1995;335).
|