Konular
Ana Sayfa
Kamunun Fonksiyonları
Pareto Optimumu
Dışsallıklar ve Dışsallık Türleri
Dışsallıklarda Kamusal Çözümler
Dışsallıklarda Piyasa Çözümleri
Kamunun Ekonomiye Müdahalesi 
Kamu Harcamaları: Türleri ve Analizi
Kamu Gelirleri: Türleri ve Analizi
Yerel Yönetimler
KİTLER
Sosyal Güvenlik Kuruluşları
Fonlar
Ögrenciler için
Yeniliklerden haberdar olmak için üye olunuz
Soru ve Önerileriniz
Sınav Sonuç
Derse Devam 
Proje Konuları
Ders İçeriği
spacer.gif (67 bytes) spacer.gif (67 bytes)
 YRD.DOÇ.DR. İSMAİL GÜNEŞ 
spacer.gif (67 bytes)KAMU MALİYESİ WEB SİTESİ
Ders İçeriği Konu Listesi Sınav Sonuç Projeler Sorularınız Kaynaklar Bağlantılar Ana Sayfa

 
Vergiler Pigou Tipi Vergi Ürün ve Atık Vergisi

Differansiyel Vergi

Sübvansiyon

Vergi/Sübvansiyon

Harçlar Standartlar Kirlilik İzni Coase Hicks Kaldor Ana Sayfa

STANDARTLAR

Çevresel kirliliğinin neden olduğu negatif dışsallıklara yönelik düzenlemelerde tatmin edici çözüm ya da ekonomik anlamda en iyi çözüm, optimal çözüm henüz bulunmuş değildir. Bunun sonucu olarak negatif dışsallıklarla ilgili araştırmalar ve politika önermeleri daha çok ikinci en iyi sonucu verecek politikalar ve öncelikli tedbirler üzerinde yoğunlaşmıştır (Batabyal,1995;2). Bu yöntemlerden biri de "doğrudan kontroller" olarak da adlandırılan kirlilik standartlarıdır ve hükümetler için "geleneksel" araçlar olarak kabul edilebilirler (Helm,1990,32).

Negatif dışsallıkların büyük bir bölümünün çevreye verdiği zararlar göz önüne alındığında giderek artan, çeşitlenen ve yoğunlaşan çevresel bozulmalara ve kirlenmelere önlem almak durumunda olan kamu otoritesi öncelikle mevcut kaliteyi tespit etmek durumundadır (Yaşamış,1995:141).Bozulmuş çevrelerde onarım amacıyla yapılması gereken ilk işlem yapılacak envanter çalışması olmalıdır. Bu envanter, çalışmanın referans noktasını oluşturur ve tüm koruyucu ve onarıcı seçeneklerin aynı bazda kıyaslanmasını sağlar (Uslu,1997:346). Bundan sonra, ölçülen yoğunluğun eko sistem üzerindeki zararlı etkilerinin saptanması ve zararlı etkilerin eşik değerin üstüne çıkmamasını sağlamak gerçekleştirilmelidir. Bu bağlamda , kamunun öncelikli işlevi mevcut parametrik değerlerin ölçülmesi ve eko sistemi güvencede tutacak maksimum emisyon değerlerinin saptanması olacaktır. Başka bir deyimle kamunun çevresel yönetimde en önde gelen işlevi, çevresel standartların oluşturulması olarak kabul edilebilir (Yaşamış, 1995:141).

Doğrudan kontroller, belirlenen kirlenme standartlarına göre kirletici faaliyetlere yasaklama seçeneği de dahil olmak üzere, sınırlamalar getirme esasına dayanır. Dolayısıyla bu politika aracının başarısı temelde kirliliğin kontrol edileceği düzeyi gösteren standartların doğru olarak belirlenmesine bağlıdır (Ertürk,1996;123). Çevresel kaliteyi artırmak ve sosyal maliyeti tazmin için uygulanan standartlar çoğu kez ölçüm zorluğu nedeniyle tahmini olarak uygulanabilmektedir. Bu, konulan standartların ekonomik olarak geçersiz ya da anlamsız olduğu anlamına gelmez, ancak, kötü tahmin ya da etkin olmayan bir standart uygulaması da etkinsizliğe yol açar ve kamusal düzenlemelerde önemli kayıplara neden olabilir (Qates, Portney, Gartland, 1989:1233-42).

Kirliliğin ya da negatif dışsallığın ölçümünün kolay olmadığı durumlarda standartlar, kabul edilebilir üretim teknolojilerinin ve tekniklerinin belirlenmesi, izin verilebilir kirlilik düzeyinin tespiti, kirlilik ruhsatları veya geri iade edilebilir teminat türü tek alternatif olarak karşımıza çıkmaktadır (Hemming, Miranda,1991;152).

Ancak burada göz ardı edilmemesi gereken bir nokta da yasa koyucu konumundaki yasama organının ve çıkarılan bu yasaları uygulayacak yürütme organı ile yürütme organına bağlı idarenin ve bürokratik mekanizmanın konuya yaklaşımındaki hassasiyetin çok önemli olduğudur. Zira alınacak kararların, kendilerine yükleyeceği maliyetten kaçınmak isteyen çıkar gruplarının politik karar alma sürecine müdahalesi ve etkisi çoğu kez kamuoyunun etkisinden daha yoğun olmaktadır. Bu nedenle de standartların uygulanabilmesinin ön koşulu siyasi otoritenin ve kamu gücünün bu konudaki samimiyeti ve kararlığıdır.

Standartların uygulanmasında amaç ve araç ilişkisinde birinci olarak çevresel standartlar ve hedefler çevre kalitesini artırmak ve yaşanabilir, sağlıklı çevreyi oluşturmak amacıyla konulur. İkinci olarak düzenleyici rolünü üstlenen kamu , buna göre yasal ve idari düzenlemeleri yaparak standartları uygulamaya koyar. (Cropper,Qates,1992;685).Bunlara üçüncü olarak izleme ve denetleme (Monitoring) süreci eklenebilir.

Kirlilik standartlarının belirlenmesi az gelişmiş ülkeler ve gelişmekte olan ülkeler açısından daha büyük önem taşımaktadır. Standartların tespitinde başlıca şu konulara dikkat edilmesi standartların başarıya ulaşması açısından önem taşımaktadır.

1. fiziksel çevrenin dikkate alınması,
2. ekonomik faaliyetlerin yoğunluğu ve düzeyinin dikkate alınması,
3. gelir düzeyinin dikkate alınması,
4.fayda maliyet hesaplarının yukarıdaki kriterleri de içerecek şekilde düzenlenmesi
5. maliyetleri azaltabilmek için kaynaklara göre ürün standartlarının belirlenmesi. (Victor, 1978:56-57).

Özellikle ABD'de son yıllarda doğrudan kontrollerin yoğun olarak kullanıldığını görmekteyiz. Buna göre çevreden sorumlu kuruluşlar, her sektör, bölge, bazen işletme için izin verilebilir kirlilik düzeyini tespit etmektedir (Öner,1995;335).