Konular
Ana Sayfa
Kamunun Fonksiyonları
Pareto Optimumu
Dışsallıklar ve Dışsallık Türleri
Dışsallıklarda Kamusal Çözümler
Dışsallıklarda Piyasa Çözümleri
Kamunun Ekonomiye Müdahalesi 
Kamu Harcamaları: Türleri ve Analizi
Kamu Gelirleri: Türleri ve Analizi
Yerel Yönetimler
KİTLER
Sosyal Güvenlik Kuruluşları
Fonlar
Ögrenciler için
Yeniliklerden haberdar olmak için üye olunuz
Soru ve Önerileriniz
Sınav Sonuç
Derse Devam 
Proje Konuları
Ders İçeriği
spacer.gif (67 bytes) spacer.gif (67 bytes)
 YRD.DOÇ.DR. İSMAİL GÜNEŞ 
spacer.gif (67 bytes)KAMU MALİYESİ WEB SİTESİ
Ders İçeriği Konu Listesi Sınav Sonuç Projeler Sorularınız Kaynaklar Bağlantılar Ana Sayfa

 
Vergiler Pigou Tipi Vergi Ürün ve Atık Vergisi

Differansiyel Vergi

Sübvansiyon

Vergi/Sübvansiyon

Harçlar Standartlar Kirlilik İzni Coase Hicks Kaldor Ana Sayfa

KİRLİLİK İZNİ (PAZARLANABİLİR KİRLİLİK HAKKI)

Kirlilik izni, belirlenen maksimum bir düzeye kadar çevrenin kirletilmesine müdahale edilemeyeceğini ifade eder. Kirlilik izinleri firmalara bedelleri karşılığında verilir. Pazarlanabilir oldukları ölçüde söz konusu izinlerin ekonomik açıdan etkin olduğu söylenebilir. Ancak kirlilik izninin bedel karşılığında verilmesi politik açıdan popüler bir yöntem olarak görülmeyebilir (Hemming, Miranda ,1995:52). Kirletme hakkının doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan bu kavram "kabarcık" (buble theory) teoremi yardımı ile açıklanmaktadır. Buna göre, herhangi bir yerleşim yerini çevreleyen atmosfer tek bir hava kabarcığı olarak kabul edilmektedir. Bu hava kabarcığında (atmosferinde) kendine özgü özellikleri ve nitelikleri vardır. Kent içindeki pek çok etkinlik sonucu kentin hava kalitesi belirli bir değere ulaşmaktadır. Bu aşamada, kent yönetimi kentin hava kabarcığı içindeki hava kalitesini insan ve çevre sağlığı açısından uygun bulduğu takdirde, kirletici kaynaklarına yapabilecekleri en fazla emisyonu gösteren bir izin belgesi vermekte ve bu limitin aşılmasını yasaklamaktadır. Hava kalitesinin güvence altına alındığı bu noktadan sonra hiç bir işletmeye yeni izin belgesi verilmeyecektir. Bu yöntem "kirletici izni" ya da "pazarlanabilir kirletici izni" olarak anılır (Yaşamış,1995:165).

Kabarcık kuramından hareketle herhangi bir bölgede belirlenmiş olan kirlilik tavanına ulaşıldığında, yeni kurulacak tesislerin yaratacağı kirlilik belirlenen sınırların aşılması anlamına geleceğinden bu bölgeye yeni tesislerin kurulması mümkün olamayacaktır. Bunun gerçekleşebilmesi için firmanın kuracağı tesisin bölgede kirlilik yaratmaması gerekir. Çoğu kez teknik ve ekonomik nedenlerden ötürü bu mümkün değildir. Bu veri koşullar altında bölgede yeni tesis kurmak isteyen firmalar, daha önceden bu bölgeye yerleşmiş olan tesislerden "Kirlilik Hakkı"veya "Ruhsatı" almak zorundadır. Bu hakkı satan firma açısından olaya baktığımızda ise yeni tesisin neden olacağı kirlilik miktarı kadar kendi yarattığı kirlilik miktarını düşürmek zorundadır.
Buradan kirlilik ruhsatlarının değişiminin ;
1. kirliliğe karşı mücadelede maliyetleri düşürmek,
2. ekonomik gelişme ve çevre korumasını bir arada gerçekleştirme,
3. net bir kirlilik azalımı ile çevre kalitesinin iyileştirmek, gibi amaçlara hizmet etmesi beklenir (Barde J.P. ,1989,158'den aktaran Özgan,1992:14).

Ancak bu olumlu beklentiler her zaman gerçekleşmeyebilir. Uygulamada olumsuzluk yaratacak aşağıdaki durumların ortaya çıkması da olasıdır,
1. Firmaların izni kötüye kullanması: Yeterli miktarda firma rekabet halinde değilse pazarlanabilir kirlilik izinleri monopolistik davranışlara neden olabilir. Bu izni alan firmalar pazara yeni firmaların girmesini engellemek amacıyla bu hakkı kullanabilir
2. Kamusal kötüye kullanım: Bu izni vermek durumunda olan ilgili kamu otoritesi bu yetkiyi daha fazla gelir sağlamak amacıyla kötüye kullanabilir. Eğer bu izinlerin maliyeti emisyonu azaltacak yeni bir teknoloji geliştirmenin maliyetinden daha düşükse firma bu izini satın almayı kirliliği azaltmaya tercih edecektir. Sonuç olarak kamunun sadece gelir elde etme isteği toplam kirliliğin artmasına neden olabilir. (E.Law,1994:4)