Konular
Ana Sayfa
Kamunun Fonksiyonları
Pareto Optimumu
Dışsallıklar ve Dışsallık Türleri
Dışsallıklarda Kamusal Çözümler
Kollektif Karar Alma Mekanizması
Kamunun Ekonomiye Müdahalesi 
Kamu Harcamaları: Türleri ve Analizi
Kamu Gelirleri: Türleri ve Analizi
Yerel Yönetimler
KİTLER
Sosyal Güvenlik Kuruluşları
Fonlar
Ögrenciler için
Yeniliklerden haberdar olmak için üye olunuz
Soru ve Önerileriniz
Sınav Sonuç
Derse Devam 
Proje Konuları
Ders İçeriği
spacer.gif (67 bytes) spacer.gif (67 bytes)
 YRD.DOÇ.DR. İSMAİL GÜNEŞ 
spacer.gif (67 bytes)KAMU MALİYESİ WEB SİTESİ
Ders İçeriği Konu Listesi Sınav Sonuç Projeler Sorularınız Kaynaklar Bağlantılar Ana Sayfa

Teori1 Teori2 Türler Pozitif Negatif Üretim Tüketim Marjinal Parasal
 

Mishan , Walrasian genel denge içerisinde ortaya çıkabilecek her türlü dışsal  değişikliklerin öncelikle ürün ve faktör fiyatlarını değiştirmek suretiyle bireylerin refahı üzerinde etkili olabileceğini belirtir. Mishan bu noktada “dolaylı” etki olarak adlandırdığı bu tür etkileri dışsallık kavramına dahil etmemektedir. Mishan’ın bir tüketicinin faydasının ya da firmanın üretiminin diğer kişi ya da firmaların faaliyetlerini etkilemesi olarak tanımladığı dışsallık kavramında yaptığı tanımı tamamlayıcı iki unsuru özellikle vurgulamaktadır. Bunlardan birincisi bir faaliyet sonucu ortaya çıkan dışsal etkinin önceden tasarlanmamış olması ve meşru bir faaliyet sonucu olmasıdır. İkincisi ise, ortaya çıkacak etki genel denge içindeki fiyatlar sistemi  aracılığıyla ortaya çıkan dolaylı bir etki değil,  doğrudan bir etki olmalıdır. Bunun anlamı ise literatürde parasal dışsallıklar olarak yer alan ve diğer karar birimleri üzerindeki etkilerini piyasa mekanizması yoluyla gösteren dışsallık türünün tanım kapsamına dahil edilmemesidir (Mishan,1971:1-3).

Meade’in dışsallıkları tanımı ise şu şekildedir. Bir  firmanın ürünü yalnızca bu firmanın kullandığı üretim girdilerine değil, bir diğer firma ya da grubun ürününe ve üretim  faktörü kullanımına da bağlı ise dışsallıklar vardır. Meade, marjinal maliyet ve fiyat arasındaki farklılıkların yanı sıra  tekelci öğelerin ve vergilerin de dışsallığın kaynağı olabileceğini öne sürmüştür. Meade “marjinal maliyetler ve marjinal faydalar arasında büyük sapmaların olması durumunda , tüm diğer değişkenler sabitken, bu sapmalardan birinin azaltılması, ekonomik refahı artırmaz, hatta azaltabilir; sonucuna varmaktadır”.Sosyal refahın sağlanabilmesi için her sektörde marjinal sosyal maliyetin, marjinal sosyal faydaya eşit olması gerektiği halde bu koşulları sağlamak her zaman mümkün olmayabilir. Bu durumda, ikinci en iyi optimal durum, diğer koşullardan hareketle elde edilebilir. Meade’in ortaya koyduğu ikinci en iyi kavramı daha sonraları Lipsey ve Lancester tarafından geliştirilmiştir (Çolakoğlu,1989:15-16). 

Negatif dışsal ekonomi durumunda  tarafların bir araya gelerek optimum fayda düzeyini anlaşma yoluyla belirlemeleri gerektiği yönündeki düşüncelerden hareketle Coase geleneksel yaklaşımlara eleştiriler yöneltmiştir.  ”Coase Teoremi” olarak ifade edilen görüşe göre ; iktisadi veya serbest mala ödeme yapılmadan sahip olunması durumunda dışsallık ve kirlenme mutlaka olacaktır. Ancak ortaya çıkan her dışsallık bir bireye/gruba fayda sağlarken başka birey/grup aleyhine işlemeyebilir. Yaygın kanaatin aksine Coase Teoremi, piyasa düzeninin üretici ile tüketici arasında  veya kirliliğe neden olanla kirliliğe maruz kalan arasında uzlaşmanın sağlanabileceğini ifade eder. Bu uzlaşmayı sağlayacak araç ise teşviklerdir. Teşvik sistemi yoluyla dışsallıklar kirliliğe neden olanlar için içselleştirilmiş olmaktadır. Ancak serbest piyasa mekanizması çoğu kez dışsallık sorununu kendiliğinden çözecek mekanizmayı oluşturamamaktadır. Coase’ın uzlaşma ve teşvik için tüketici davranışlarına ve maliyet kavramına önem vermektedir. Tüketici oy ve satın almama yoluyla üreticinin üretim davranışlarına etkide bulunabilir (Kabasakal, 1995:331). Coase ekonomik birimler arasında anlaşma esnasında ödenecek bedel için rüşvet (bribe) tanımlaması yapmaktadır. Coase konuyu tamamen tazminat ve rüşvet deyimleri ile tartışırken rüşvetin de bir vergi kadar etkin olduğunu iddia etmektedir. 

Coase’ın yaklaşımı Buchanan, Stubblebine ve Turvey tarafından  geliştirilmiştir. Buchanan ve Stubblibine, dışsallıkların Pareto anlamındaki optimumla bağdaşabilirliğini göstermeye çalışmışlardır. Bunun anlamı devlet müdahalesi olmadan piyasanın optimumu gerçekleştirebileceğidir. Buchanan dışsallıkların özel mallarla beraber üretildiğini ileri sürmüştür ve dışsal etki yaratan malları da  “dışsal çıktılar”, “dışsal mallar” olarak adlandırmaktadır. Buchanan’a göre bir bireyin faaliyeti, bir mal veya hizmet üretimi veya tüketimi bir başka bireyin fayda veya maliyet fonksiyonuna etkide bulunduğu zaman dışsallık vardır. Eğer etkilenen birey piyasa yoluyla tazmin edilemiyorsa dışsallık Pareto optimumuna ilişkindir ve  gerekli marjinal koşulların yerine getirilmediği anlamı taşır.   Buchanan ve Stubblibine dışsallıkların varlığı durumunda tek taraflı vergi ve sübvansiyonlarla  Pareto etkinliğine ulaşılamayacağını ileri sürmüştür (Sönmez, 1987:125). Turvey ise taraflar arasında anlaşmanın mümkün olduğu durumlarda devlet müdahalesine başvurulmasının sorunu  etkinlik sorunu olmaktan çıkarıp adalet sorunu haline getireceğini söyler (Turvey,1964:310).  Çalışmamızın piyasa çözümlemeleri : Coase yaklaşımı bölümünde bu kısım daha detaylı olarak ele alınacaktır. 

Boumol, Pigocu vergi ve sübvansiyon sistemine destek vererek optimal kaynak dağılımı için geçerli olduğunu ileri sürmektedir.  Holterman’a göre ise dışsallığın olabilmesi için tüm girdi ve çıktıların üretim faaliyeti vektöründe yer alması ve bir ekonomik birimin çıktısı diğer bir birimin üretim ve tüketim vektöründe girdi olarak yer alması gerekir. Bunlara ilaveten Holterman devletin müdahalesi dışında hiç bir birim tazmine başvurulmaması durumunda dışsallıkların olduğunu savunmaktadır (Sönmez, 1987:126).

Bator dışsallıkların, kurumsal nedenler, teknik nedenler ve ortak malların varlığı nedeniyle ortaya  çıktığını  öne sürerken dışsallıkların tazminindeki sorunları araştırır. Fiyat sisteminin otomatik olarak tazmin edemediği dışsallıklar fiyat sisteminin işleyişindeki aksaklıklar nedeniyle ortaya çıkmaktadır sonucuna varır.

Dışsallıklar literatürünün incelenmesi sonucunda görünen odur ki tartışmanın odağını dışsallıkların nasıl içselleştirileceği  oluşturmaktadır. Üretim ve tüketim faaliyetleri sonucunda kaçınılmaz olarak dışsal maliyetler veya faydalar ortaya çıkmaktadır. Bunun aksinin olabilmesi için üretim ve tüketim sürecinde kullanılan maddelerin hiçbir atık ya da artık bırakmaması gerekirdi. Olası olmayan bu durum nedeniyle kaçınılmaz olarak dışsallık sorunu ile karşı karşıyayız. Pozitif dışsallıkların varlığı durumunda çok fazla sorun ortaya çıkmamaktadır. Tartışmaların büyük bir kısmı negatif dışsallıkların nedenleri ve tazmin edilme yöntemlerine yöneliktir. Bu noktadaki yapılan tartışmanın özünü, kamusal düzenleyici politikalar ya da piyasa ekonomisi çözümlemelerinden hangisinin uygulanmasının daha uygun olacağı oluşturmaktadır. Bu nedenle konu  ile ilgili önermelerde ideolojik yaklaşımların hakim olduğu gerçeğinin göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Günümüzde bütün ülkelerde çevresel sorunların kamuoyu gündeminde yer bulması, sanayileşme sürecinin yarattığı kirliliklerin günlük yaşamı etkileyecek düzeylere ulaşması bu tartışmaların çok daha geniş çevrelerde yapılmasına neden olmuştur. Üretim ve tüketim sürecinin ortaya çıkardığı çevresel maliyetler diğer deyişle negatif dışsallıklar konusunun ekonomistler arasında yoğun tartışılması sonucunda geçmişte var olan bazı yargılar değişmiştir. Bunlardan en önemlisi,  çevrenin serbest maldan ziyade kıt kaynak olduğunun kabulüdür. Bunun anlamı çevresel kaynakların daha fazla kullanımının dışsallık yaratan üretim ve tüketim faaliyetlerinin daha az yapılmasına bağlı olmasıdır.

Çevresel dışsallıkların içselleştirilmesi durumunda fırsat maliyeti bir ürünün , tüketim ya da üretimden vazgeçilen    kısmıdır.  Bu anlamda sorun kaynak dağılımı sorunu haline gelmektedir (Sonat,1988:44). Bu durum sadece çevresel dışsallıklar için geçerli olmayıp pek çok dışsallık türü için geçerlidir.