Konular
Ana Sayfa
Kamunun Fonksiyonları
Pareto Optimumu
Dışsallıklar ve Dışsallık Türleri
Dışsallıklarda Kamusal Çözümler
Dışsallıklarda Piyasa Çözümleri
Kamunun Ekonomiye Müdahalesi 
Kamu Harcamaları: Türleri ve Analizi
Kamu Gelirleri: Türleri ve Analizi
Yerel Yönetimler
KİTLER
Sosyal Güvenlik Kuruluşları
Fonlar
Ögrenciler için
Yeniliklerden haberdar olmak için üye olunuz
Soru ve Önerileriniz
Sınav Sonuç
Derse Devam 
Proje Konuları
Ders İçeriği
spacer.gif (67 bytes) spacer.gif (67 bytes)
 YRD.DOÇ.DR. İSMAİL GÜNEŞ 
spacer.gif (67 bytes)KAMU                   MALİYESİ WEB SİTESİ
Ders İçeriği Konu Listesi Sınav Sonuç Projeler Sorularınız Kaynaklar Bağlantılar Ana Sayfa

SOSYAL GÜVENLİK

 

         İnsanlar, yaşamları boyunca bazen gelir ve kazançlarında eksilmeyi ya da kayba yol açan bazen de ek harcamalar yapmayı gerektiren  hastalık, kaza, işsizlik, evlenme, doğum, yaşlılık, ölüm gibi çeşitli olay ve tehlikelerle karşılaşırlar. İnsanların pek çoğu da yoksul veya başkalarının yardımına muhtaç bir yaşam sürerler. İnsanlar, tarih boyunca kendilerini ve ailelerini yaşamlarında karşılaşacağı çeşitli tehlikelere karşı güvence altına alma ihtiyacı hissetmişler ve bunun için çeşitli yollar, önlemler düşünmüşlerdir. İnsan düşüncesi geliştikçe geleceği güvence altına alma isteği  de güçlenmekte ve bu vazgeçilmez bir ihtiyaç halini almaktadır. İşte insanın geleceğini güvenlik altına alma ihtiyacı sosyal güvenlik fikrini doğurmuştur (Tuncay,2002).  

          Sosyal güvenlik düşüncesi her türlü riske karşı geleceği güvence altına  almak amacıyla düşünülmüş bir kavramdır. Birey ve dolayısıyla aile, gelirlerinde bir ücret kaybına veya giderlerinde bir artışa neden olan  olaylara karşı bir güvence aramak zorundadır. Yani, sosyal güvenlik kavramı ile çalışan ve çalışmayan bütün vatandaşları kapsayan, bunların bugününü  yarının güven altına alan ve bu güvenceyi milli dayanışma  ile sağlayan tedbirlerden oluşmaktadır (Türk-iş,1976:98).

         Literatürde ilk defa 1936 yılında Amerika Birleşik Devletlerinin çıkardığı kanunda ifade edilmiş olan sosyal güvenlik, insanların ihtiyaçların  esaretinden kurtulmasını sağladığını varsayarsak, sosyal güvenlik tarihinin de insanlığın tarihi ile eş olduğu anlaşılmaktadır (ÇSGB,1998:102 : Özçelik-iş,1999). Bir anlamda sosyal güvenlik, toplumu oluşturan tüm fertlerin doğumu ile ölümü arasında sürekli karşı karşıya kaldığı bir kavramdır.

       Genel anlamıyla sosyal güvenliği tanımlayacak olursak, kişilerin istek ve iradeleri dışında meydana gelen ve onların mal varlığında, gelirlerinde ve/veya çalışma gücünde kayıplara yol açarak kendilerinin ve geçindirmekle yükümlü oldukları kişilerin yaşamlarının devamını güçleştiren ya da imkansız hale getiren tehlikelerin zararlarını telafi ve tanzim etmeye yönelik önlemlerden  oluşur (Tüsiad,1997).

          Sosyal güvenlik sistemi ise; sosyal güvenlik garantisi sağlamak amacını gerçekleştirmek için oluşturulan ve sosyal güvenlik hizmeti üreten bir organizasyondur. Bu sistem, kavramsal olarak tanımlanan sosyal güvenliğin ülke içindeki sosyal, kültürel ve siyasal yapılanmaya bağlı olarak uygulanma şeklidir.

       Sosyal Sigorta

          Sosyal sigortalar; mesleki, fizyolojik ve sosyo ekonomik risklerden dolayı geliri ya da kazancı devamlı veya geçici olarak kesilmiş yahut azalmış bulunan fertlerin geçinme ve yaşama ihtiyaçlarını karşılayan  devlet teminatına dayalı bir sistemdir (ÇSGB,1999:119).

                 Bir sosyal güvenlik kurumu olarak sosyal sigortaların belirgin özellikleri şunlardır (Alper,2000:13);

 

         • Devlet tarafından kurulmaları ve devletin gözetim ve denetiminde

          bulunmaları,

 

         • Sigortalılığın zorunlu olması,

 

         • Primle finanse edilmesi ve finansmana iştirakin zorunlu olması,

 

         • Çalışma hayatında olanları ve geliri olanları kapsamına alması,

 

         • Ödenen primlerle sağlanan sosyal güvenlik garantisi arasında  kuvvetli bir   

          ilişkinin olması,

 

         • Özellikle uzun vadeli sigorta kolları için sigorta yardımlarından      

          faydalanmanın belirli süre sigortalı olma veya prim ödemiş olma şartına                    

          bağlanmış,

 

         • Sigorta kurumlarının faaliyetlerinde kamu hukukunun ağır basması,

  

              Primlerin Gelir  Dağılımına Etkisi

 Sosyal güvenlik kurumların gelirin yeniden dağılımı açısından dolaylı fonksiyonları olabilmektedir. Bu kuruluşların oluşturulmasının gerekçesi, kuşkusuz, geliri yeniden dağıtmak olmayıp, toplum yaşamını güvence altına almaktır. Sosyal güvenlik kuruluşlarının gelir dağılımını etkilemesi; işleyiş düzenlerinden kaynaklanmaktadır. Özellikle Sosyal  Sigortalar Kurumu ve Emekli Sandığı gibi kuruluşlara bir taraftan memur ve işçinin diğer taraftan işverenin prim yatırması, aynı veya farklı toplum kesimleri içerisinde çeşitli gelir akımlarının doğmasına neden olabilmektedir.

Sosyal güvenlik kurumları aynı toplum kesimleri içerisinde, ödeme gücünün değişimine yol açabilirler. Bu durum; sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmesine rağmen, bu kuruluşun hizmet ve olanaklardan yararlanmayan kişiler ve ödediği primin yarattığı maliyetin kat kat üzerinde sosyal güvenlik hizmetinden yararlanan kişiler arasında gerçekleşmektedir. Başka bir deyişle, böyle bir durumda sosyal güvenlik kuruluşu gelir akımına aracılık etmiş olmaktadır. Bunun terside cereyan edebilir. Bu takdirde, gelir dağılımı ters yönde etkilenir.

Uygulamada bir çok ülkede prime tabi kazancın alt ve üst sınırı vardır. Prime tabi kazancın alt ve üst sınırın olması durumunda gelir dağılımında değişiklik olmaktadır. Prime tabi kazancı belirlenen alt sınırdan yüksek olanlar ile prime tabi kazancın üst sınırın üstünde gelir elde edenler arasında gelir dağılımı açısından değişiklik olmaktadır. Uygulamada ücretler çok zaman bu alt sınırın üzerine çıkmakta  ve işverenlerin bir katkıda bulunmalarına gerek kalmamaktadır.  Fakat kurumsal olarak alt sınırın altında gelirlerin bulunduğu varsayılacak olursa, bu gelir  düzeyindekiler alt gelir sınırı üzerinden sosyal gelir alacaklar; ancak, bu sosyal gelirin normal şartlarda gerektirdiğinden  daha düşük prim ödeyeceklerdir. Bu durumda pozitif yeniden gelir dağılımı, şekilde görülen taralı alan kadar büyüyecektir. Ancak, şekilde taralı alan içindeki pozitif yeniden gelir dağılımı, yüksek gelirli  sigortalıları aleyhine olan bir sigortalılar arası yeniden gelir dağılımı değil, işverenlerle geliri alt sınırın altındaki sigortalılar arasında bir gelir aktarımını göstermektedir (Dilik,1992:235).

 

        Türk Sosyal Güvenlik Sisteminin Organizasyon Yapısı

 

         Türkiye de sosyal güvenlik sisteminin organizasyon yapısını primli ve primsiz sosyal güvenlik rejimi olmak üzere iki başlık altında ele alınmaktadır. Türkiye de primli sosyal güvenlik rejimi olarak; Sosyal Sigorta Kuruluşları Tamamlayıcı Sigorta Sandıkları ve Özel Sigortalardır. Sosyal Sigorta Kuruluşları ise; Sosyal Sigortalar Kurumu, T.C Emekli Sandığı ve  Bağ-Kur dan oluşmaktadır. Tamamlayıcı Sigorta Sandıklarında ise; Ordu Yardımlaşma Kurumu, Amele Birliği ve Diğer Tamamlayıcı Sandıklardan oluşmaktadır. Primsiz rejimde ise;  Kamu Sosyal Güvenlik Harcamaları, Sosyal Hizmetler, Sosyal Yardımlar,  Sosyal Hizmetler ve Gönüllü Kuruluşlardan oluşmaktadır.

 

         Sosyal Hukuk Devleti anlayışının bir gereği olarak devlet, yurttaşların sosyal güvenliğini sağlamaya yönelik düzenlemeleri onların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde yapmak durumundadır. Türkiye Devleti kuruluşundan itibaren Sosyal Sigorta Kuruluşları oluşturma çabasında olmuştur. Önce devlet memurlarının sağlık ve emeklilik ihtiyaçları için Emekli Sandığı, daha sonra Sosyal Sigortalar Kurumu (S.S.K.) kurulmuştur. S.S.K., devlet memurları dışında ücretle çalışanların sosyal güvenlik ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlamıştır. Üçüncü olarak bağımsız çalışanların sosyal güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak üzere Bağ-Kur kurulmuştur. 

 

         Sosyal sigortalar kurumu, 1945 yılında 4792 sayılı kanunla İşçi Sigortaları Kurumu kanunu ile kurulmuş ve 1964’de 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile bugünkü adını almıştır . Sosyal Sigortalar Kurumu  herhangi bir işyerine iş akdi ile bağlı olarak çalışanların tabi olduğu sosyal sigorta kurumudur.. Sosyal Sigortalar Kurumu, sekiz farklı risk grubuna karşı koruma sağlamaktadır. Sosyal Sigortalar Kurumunun kapsadığı riskler; İş kazaları , Meslek Hastalıkları, Hastalık Sigortası, Analık Sigortası, Malullük Sigortası, Yaşlılık Sigortası,Ölüm Sigortası, İşsizlik Sigortasıdır.

 

         Bağ-Kur, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ile 1971 yılında kurulan sosyal sigorta kuruluşudur. Ayrıca 1983 yılında çıkarılan 2926 sayılı kanun ile tarımda kendi adına ve hesabına çalışanların sosyal sigorta hizmeti sağlamakla yükümlendirilmiştir. Bağ-Kur üyelerine dört farklı sosyal sigorta riskine karşı hizmet vermektedir. Bağ-Kur’un kapsadığı sosyal sigorta riskleri ; Sağlık, Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortasıdır.

 

         1950 yılında, kamu kurum ve kuruluşlarında kadrolu çalışan memurların sosyal güvenlik hizmetini sağlamak amacıyla  5434 sayılı kanunla kurulan bir sosyal sigorta kuruluşudur.