Konular
Ana Sayfa
Kamunun Fonksiyonları
Kamunun Ekonomiye Müdahalesi 
Pareto Optimumu
Dışsallıklar ve Dışsallık Türleri
Dışsallıklarda Piyasa/Kamu Çözümleri
Kollektif Karar Alma Mekanizması
Kamu Harcamaları: Türleri ve Analizi
Kamu Gelirleri: Türleri ve Analizi
Yerel Yönetimler
KİTLER
Parafiskal
Sosyal Güvenlik Kuruluşları
Fonlar
Ögrenciler için
spacer.gif (67 bytes) spacer.gif (67 bytes)
 YRD.DOÇ.DR. İSMAİL GÜNEŞ 
spacer.gif (67 bytes)KAMU MALİYESİ WEB SİTESİ
Ders İçeriği Konu Listesi Sınav Sonuç Projeler Sorularınız Kaynaklar Bağlantılar Ana Sayfa

Tanım  Nitelikleri Çeşitleri Tarihçesi Karşılaştırma Pfiskal.Yük    

Kamu hizmetlerinin genişlemesi ve sosyal refah devleti kavramıyla birlikte, geleneksel vergilerin yanı sıra, yeni gelir kaynaklarına ihtiyaç duyulmuştur. Parafiskal (vergi benzeri) gelirler, belirli amaçların gerçekleştirilmesi için kurulmuş sosyal güvenlik kuruluşları ile mesleki kamu kurumlarına, bu amaçlarında kullanılmak üzere gelir toplama yetkisinin verilmesiyle ortaya çıkan bütçe dışı bir kamu geliridir.

Ülkemizde, sosyal güvenlik kuruluşlarından T.C. Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur ile, Türkiye Ticaret ve Sanayi Odaları, Ziraat Odaları, Ziraat Odaları, Barolar, Tabipler birliği ve diğer kamu meslek kurumları kendi mensuplarından kanunla belirtilen miktarlarda kesinti, prim, aidat gibi adlarla gelir elde ederler. Söz konusu kuruluşlara mensup olan memur, işçi, esnaf ve meslek erbabı kanunla öngörülen bu gelirleri ödemek zorundadır. Bir kişi devlet memuru olduğunda rızasına bakılmaksızın Emekli Sandığı ile irtibatlandırılır. Her ay vergiler gibi, emekli kesintileri ile aylığından kesilerek dairesince Emekli Sandığına gönderilir. Aynı şekilde bir tüccar da mensup olduğu ticaret ve sanayi odasına her yıl aidatını ödemek zorundadır.

Parafiskal Gelirler, kanunla alınmaları ve zorunlu olmaları nedeniyle vergiye benzerler. Harçtaki ihtiyarilik bu gelirlerde söz konusu değildir. Ancak, vergide karşılık olmadığı halde, harç gibi parafiskal gelirlerde de bir karşılık vardır. Gerçekten yukarıda anılan kamu kurumları, kendi mensuplarından sağladıkları gelirlerini yine kendi mensuplarına harcarlar. Parafiskal gelirler devlet bütçesi ile ilgilendirilmez, hangi kurum tarafından tahsil ediliyorsa o kurumun bütçesinde yer alırlar. Kurumun hizmetlerinden de (emeklilik, sağlık yardımı vb.) yalnız kendi mensupları yararlanır.

Günümüzde Parafiskal  Gelirler büyük bir önem kazanmıştır. Özellikle, devletlerin memurlar ve işverenlerin işçiler için ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarına yatırdıkları paralar GSMH’nın %10’unu aşan miktarlara ulaşmıştır. Ülkeler iç,in yapılan vergi yükü hesaplarında da vergiler ile vergi benzerleri birlikte dikkate alınmaktadır.Topluma, sosyal güvenliğin götürülmesi, sosyo-ekonomik yaşamın kişi refahını maksimize edecek şekilde düzenlemesi, devletlerin anayasalarında belirlenmiş görevlerindendir. Tüm toplumu ilgilendiren yani, kamu yararına yönelik hizmetlerin vergi ve benzeri mali yükümlülük uygulamaları yoluyla gerçekleştirilmesi söz konusudur. Sosyal, mali ve ekonomik nedenlerle devlet, piyasa konusu olabilecek bir kısım mal ve hizmetin üretimi bakımından da fonksiyon görebilmektedir. Ancak, bazı hizmetler vardır ki, esas yapısı itibariyle devletin anayasal görevleri arasında yer almakla birlikte, bu hizmetlerin bütçe içerisinde finansmanının sağlanmasının  doğru olmayacağı düşüncesinden hareketle, özel finansman yöntemlerinin uygulanması yoluna gidilmektedir. Söz konusu hizmetlere örnek olarak, sosyal güvenlik kuruluşları, mesleki kuruluşlar ve bazı ekonomik nitelikteki kuruluşların gerçekleştirdiği hizmetler gösterilebilir. Genel anlamda kamu yararı fonksiyonu bulunan  bu kuruluşların yarattığı faydalar, ilk planda kendi üye ve mensuplarına yöneliktir. Hizmetlerin bütçe içerisinde finansmanının gerçekleştirilmesi, vergi ödeme gücü farklı düzeylerde bulunan mükelleflerden sağlanan kamu fonlarının, söz konusu hizmetlerden yararlananlara dolaylı bir şekilde aktarılması sonucunu yaratır. Keza, bu faaliyetler nedeniyle yapılması gereken giderlerin, bütçe içerisinde düşünülmesi de, devletin finansal ihtiyaçlarının düzeyini yükseltici etki yaratır. Bir taraftan; üretilen hizmetlerden direkt olarak yararlananların bu hizmetlerin finansmanında katlanmasının sağlanması, bir taraftan devletin finanse etmek durumunda bulunduğu kamu giderlerinin, bu hizmetler nedeniyle yükselmesinin  engellenmesi amacıyla, finansmanını kendi gelirleriyle sağlayan kuruluşlar oluşturmuştur. Kamu kuruluşu niteliğindeki bu örgütler, yüklendikleri görevleri gerçekleştirmek üzere prim, aidat gibi adlarla gelir elde etmektedirler. Ödenen prim ya da aidat ve üyelik dolayısıyla, kuruluşların hizmetlerinden yararlanılmaktadır ve prim ve aidatın ödenmesi bakımından zorunluluk vardır. Başka bir deyişle; vergiye benzer şekilde cebrilik ve yapılan ödeme dolayısıyla da bir karşılık vardır. Literatürde, söz konusu ödemeleri; vergi benzeri harç, harç benzeri, harç benzeri ödemeler, vergiye benzer harçlar olarak adlandıran yazarlar bulunmakla birlikte , günümüzde; “Parafiskal gelirler” deyiminin genelleştiği görülmektedir. Parafiskal gelir;”sosyo-ekonomik alanda devlet müdahaleciliğinin genişlemesi dolayısıyla artan kamu harcamalarının bir bölümünü karşılamak suretiyle, belirli amaçların gerçekleştirilmesi için kurulan, kamu veya yarı-kamu niteliğinde olan ekonomik, sosyal veya mesleki kuruluşlara; bu amaçlarının finansmanına tahsis edilmek üzere, kamu otoritesince gelir toplama yetkisinin verilmesiyle ortaya çıkan ve bütçe dışı bir kamu geliridir” şeklinde tanımlanabilir. 1950’lerden itibaren hemen hemen bütün ülkelerde, kendini önemi artan bir şekilde hissettiren parafiskalite; esas itibariyle sosyal güvenliğin devlet görevi olması ve sosyal güvenlikle ilgili harcamaların, kamu harcaması düşüncesinden kaynaklanmakta olup, söz konusu harcamaların finansmanı; devlet bütçesi dışında ve cebre dayanan kaynaklardan sağlanmaktadır.