Konular
Ana Sayfa
Kamunun Fonksiyonları
Kamunun Ekonomiye Müdahalesi 
Pareto Optimumu
Dışsallıklar ve Dışsallık Türleri
Dışsallıklarda Piyasa/Kamu Çözümleri
Kollektif Karar Alma Mekanizması
Kamu Harcamaları: Türleri ve Analizi
Kamu Gelirleri: Türleri ve Analizi
Yerel Yönetimler
KİTLER
Sosyal Güvenlik Kuruluşları
Fonlar
Ögrenciler için
spacer.gif (67 bytes) spacer.gif (67 bytes)
 YRD.DOÇ.DR. İSMAİL GÜNEŞ 
spacer.gif (67 bytes)KAMU MALİYESİ WEB SİTESİ
Ders İçeriği Konu Listesi Sınav Sonuç Projeler Sorularınız Kaynaklar Bağlantılar Ana Sayfa

Gereği Kavram Yöntemleri

Oybirliği Kuralı

Yaklaşık Oybirliği

Çoğunluk Yöntemleri

Nisbi Çoğunluk Basit Çoğunluk
Kaliteli Çoğunluk Oylama Paradoksu Black Teoremi Medyan Seçmen Optimal Oy Puanlama Alternatif Oylama İmkansızlık Teoremi

KOLLEKTİF KARAR ALMA MEKANİZMASININ GEREĞİ

Bugüne kadar ortaya çıkmış olan, varlığını sürdürsün veya sürdürmesin bütün iktisadi doktrinlerin temel tartışma konularından biri iktisadi, sosyal ve siyasal düzende bireyin mi yoksa devletin mi esas alınacağı ile olmuştur. Klasikler ve onların uzantısı olan iktisadi doktrinler (Yeni Klasikler, Monetaristler, Virginia Ekolü, Arz Yönlü İktisatçılar) bireyi temel almışken , Keynezyen Yaklaşım bireyi esas almamış, devletin ve sosyal adaletin üstün olduğunu, devletin yönlendirici ve düzenleyici etkisini göz önünde tutmuştur (Caplan,1999).
Hangi iktisadi doktrin savunulursa savunulsun, devletin iktisadi hayattaki rolünü göz ardı etmek mümkün değildir. Devletin sınırlı ve sorumlu bir nitelik kazanmasını isteyen liberal görüş dahi devletin saf kamusal mal sunumunun gerekli olduğunu savunmuştur(Kılıçbay, 1994). O zaman, kamu sektörüne iktisadi, sosyal ve siyasal hayatta ihtiyaç olduğu kaçınılmaz bir gerçektir.

Saf kamusal malın iki temel belirleyici özelliği vardır (Due ve Friedlaender, 1977, 22-23):

a) Tüketimde Rekabetin Olmaması (Non-rivalry In Consumption): Bir bireyin saf kamusal malın tüketimine katılması bu maldan yararlanan diğer bireylerin faydasını düşürmez. Bu yüzden saf kamusal malın tüketiminde tüketiciler birbirine rakip değildir. Özel malda ise bir malın tüketimine ek bir bireyin katılması bu maldan yararlanan diğer bireylerin faydasını düşürür. Bu yüzden özel mal durumunda bireyler tüketimde birbirine rakiptir.

b)Tüketimde Dışlamanın Olmaması (Non-exclusion In Consumption): Bir bireyin saf kamusal malın tüketimine katılması, bu maldan yararlanan diğer bireylerin faydasını düşürmediği için bu bireyin saf kamu malının tüketiminden dışlanması etkin olmaz. Her birey, saf kamusal maldan eşit fayda sağlar. Özel mallarda bireyin malın tüketimine katılması sonucunda diğer bireylerin faydası düştüğü için bedel ödemeyen dışlanır.

Bu iki kıstas saf kamusal malın iki temel özelliğidir. Bireylerin saf kamusal malın maliyetine katılımının vergilerle olduğu kabul edildiğinde ve etkinlik koşulunun fiyatın marjinal maliyete eşit olması durumunda (Fischer, 1996, 38) ek bir bireyin saf kamusal malın tüketimine katılması bu maldan yararlanan diğer bireylerin faydasını düşürmez. Ek bir kullanıcının maliyeti sıfırdır. (MC=0) Yukarıda belirtilen etkinlik koşulunu da hesaba katarsak fiyat = marjinal maliyet = sıfır olacaktır (P=MC=0) (Musgrave, 1989, 43). Bireyler saf kamusal malın maliyetine vergilerle katılırılar . Fakat saf kamusal malın yukarıda belirtilen karakteristik özellikleri nedeniyle birey saf kamusal malın maliyetine katılmasa bile, yani ödemesi gereken vergiyi ödemese bile, tüketiminden dışlanamaz. Bunu bilen birey maliyete katılmaktan yani üzerine düşen vergiyi ödemekten, başka bir ifadeyle gerçek tercihini açıklamaktan kaçınacak, fakat yine de bu malın faydasından yararlanmaya devam edebilecektir. Literatürde bu güdü Bedavacılık (Free-rider problem) olarak adlandırılır (Atkinson, 1987, 309).

Piyasa mekanizmasında bireyler bir mala olan taleplerini o malı satın alarak veya almayarak açıklarlar (Stiglitz, 1994, 81). Fakat yukarıda bahsedilen özellikler nedeniyle saf kamusal mallara olan taleplerini açıklamazlar. Bireylerin saf kamusal mallara olan taleplerini açıklayacak mekanizma kollektif karar alma mekanizması'dır.

Bu çalışmanın konusunu oluşturan Kollektif Karar Alma sorununu inceleyen Kamu Tercihi Teorisi politika ve iktisat bilimlerini birleştirmeye çalışır. Kamu tercihi teorisi, siyaset biliminin iktisadi analizi olarak tanımlanabilir. Siyasal süreçte alınan karar ve yapılan uygulamaların iktisadi analizidir. Siyaset biliminin temel konuları iktisat biliminin araç, yöntem ve varsayımlarıyla analiz edilmektedir (Mueller, 1976, 395). Saf kamusal mal, toplumun bütününe sunulur ve bu yüzden de saf kamusal mal hakkındaki kararlar toplumun bütünü tarafından alınmalıdır. Kollektif karar alma mekanizması söz konusu bireylerin farklı tercihlerini kollektif bir karara dönüştürecek şekilde toplanması sürecini inceler.