|
Medyan Seçmen Teorisi
Medyan seçmen teorisine göre
alternatifler, her seçmenin ideal seçime yakınlığına
göre sıralandığında, çoğunluk yönteminin
sonucu her zaman medyan seçmenin en çok tercih ettiği
alternatif olur.
Kamu tercihi teorisyenleri, çoğunluk
yöntemine dayalı bir oylamada kollektif kararın,
medyan seçmenin tercihine göre belirleneceğini
ileri sürerler (Black, 1948; Mc Kenzie ve Tullock,
1985; Mueller, 1976; Gunning, 1998).
Patrick Gunning (1998), medyan seçmen
teorisini açıklarken emniyet hizmetlerinin büyüklüğü
konusunda karar alacak 3 seçmen ve 3 farklı seviyede
emniyet hizmeti harcamasının bulunduğu bir modelden
hareket etmiştir. Kollektif karar, seçmenlerin doğrudan
oyu ile alınmaktadır.Şekil 6'da yatay eksende
emniyet harcamalarının büyüklüğü (Sıfırdan, 1
milyon dolar'a kadar), dikey eksende ise seçmenlerin
emniyet hizmetlerinden sağladığı fayda ölçülmektedir.
Her seçmen karar verirken iki faktörü gözönüne
alır:
a) Emniyet hizmetlerinden beklenen
fayda.
b) Emniyet hizmetinin finansmanı için üzerine düşen
maliyete katılım payı.
Emniyet hizmetlerinin miktarı arttıkça
bireyin faydası ve maliyete katılım payı artmaktadır.
Gunning (1998) toplumdaki hiçbir bireyin emniyet
hizmetini reddetmeyeceğini savunmuş, düşük hizmet
seviyelerinde, emniyet hizmetlerindeki artışın
bireylere sağladığı faydanın maliyetinden daha
fazla olduğunu, ancak belli bir hizmet seviyesinden
sonra, emniyet hizmetlerindeki artışın bireye sağladığı
faydanın maliyetinden daha az olduğunu vurgulamıştır.

Şekil 6'da seçmenlerin değişik
emniyet hizmeti seviyelerine ilişkin tercihleri gösterilmiştir.Bireylerin
tercih eğrilerinin zirveye ulaştığı noktadaki
hizmet seviyesi optimal emniyet hizmeti seviyesidir.
b, a ve c sırasıyla B, A ve C seçmenleri için
optimal hizmet seviyelerini gösterir.
Kollektif olarak karar alınacak konu
olan emniyet hizmetlerinin miktarını basit çoğunluk
kuralına göre belirtildiğini varsayan Gunning her
bireyin oyunu bağımsız olarak kullandığını,
oylama maliyetinin çok düşük olduğunu kabul etmiştir.
Bu şartlar altında kollektif karar "a"
hizmet düzeyinin seçim sonucu olmasını gerektirir.
Düşük harcama düzeyini gösteren
"b" ile orta derece harcama düzeyini gösteren
"a" arasında yapılacak basit çoğunluğa
dayalı bir oylamayı "a" kazanır. Aynı şekilde
"a" ile "c" arasındaki oylamayı
da "a" kazanır. Basit çoğunluk yöntemine
dayalı bir oylamanın söz konusu olduğu bu durumda
medyan seçmenin optimum seçimi olan "a"
kollektif karar olarak seçilmektedir.
Yukarıdaki durum, bize medyan seçmen
teoremini açıklar. Medyan seçmen teoremine göre özel
şartlar sağlandığında, basit çoğunluğa dayalı
bir oylamanın sonucu medyan seçmenin optimum seçimidir.
Söz konusu özel şartlar şunlardır (Gunning,
1998):
a) Bütün seçmenler oy kullanmalıdır.
b) Seçmenler oylarını gerçek tercihlerine uygun
olarak kullanmalıdır.
c) Seçmenlerin değişik görüşleri vardır.
d) Seçmen sayısı tek sayı olmalıdır.
e) Oylamanın maliyeti yoktur.
f) Seçmen tercihleri tek zirvelidir.
Yukarıdaki modelde basit çoğunluğa
dayalı bir oylama yöntemi kabul edilmiştir. Sonuçta,
medyan seçmenin tercihi baskın çıkmıştır.
Ancak, burada dikkat edilmesi gereken, kollektif kararı
belirleyen faktör olan medyan seçmenin tercihinin
topluluk için gerçekten de en iyi seçim olmadığıdır.
Yukarıdaki modelde bireylerin tercihleri aynı yoğunluktadır.
Bu durumu bireylerin kendi tercihleri olan optimum
hizmet seviyelerinde elde ettikleri faydalara bakarak
görebiliriz. Her birey kendi optimum miktarlarında
aynı faydayı sağlamaktadır. Bireylerin tercih eğrileri
aynı fayda seviyesinde zirveye ulaşmaktadır.
Gunning (1998)'e göre medyan seçmenin tercihinin
topluluk için gerçekten de en iyi seçim olmasının
şartı seçmenlerin tercih yoğunluğunun aynı olmasıdır.

Şekil 7’de de görüldüğü gibi seçmenlerin
tercihlerinin yoğunluğu önemli ölçüde farklılık
göstermektedir. B seçmeninin “b” kadar emniyet
hizmetine olan isteği A ve C’nin kendi optimum
tercihlerine olan isteklerinden daha yoğundur.
B’nin tercih eğrisinin zirve noktasının A ve
C’nin tercih eğrilerinin çok üzerinde olması
bunu gösterir. Medyan seçmenin tercihi olan “a”
kadar harcama düzeyi, B seçmeni tarafından
arzulanmaz. Görüldüğü gibi, seçmen tercihlerinin
yoğunluğunda farklılıklar bulunuyorsa medyan seçmenin
seçimi kollektif olarak arzu edilen tercih olmaz.
Medyan seçmen teoreminin politik süreç açısından
ortaya koyduğu gerçek, oy maksimizasyonu peşinden
koşan siyasal partilerin oyların çoğunluğunu
toplayabilmesi için medyan seçmenin tercihlerini
saptaması gerektiğidir (Akalın, 1986, 133).
|