|
ARROW’UN
İMKANSIZLIK TEOREMİ
Kenneth
J. Arrow, bireysel tercihlerden Kollektif tercihe geçişi
sağlayacak olan, bireylerin değer yargılarını
dikkate alan bir “Sosyal refah fonksiyonu”nun
olanak dahilinde olup olmadığını araştırmıştırArrow,
analizinde toplumdaki bireylerin rasyonel olduğunu,
bireysel değerlerin veri olarak alındığını ve
karar sürecinden etkilenmediğini varsaymıştır (Arrow,
1967, 67-68).Arrow’a göre bireyin karşısında bir
alternatifler kümesi vardır. Her alternatif
birbirini dışlar. Söz konusu alternatifler
”x,y,z......” olarak ifade edilsin. Birey, bu
alternatif kümesi içinden, “S” ile ifade edilen
bir alt kümeden tercihini yapar. Birey S’yi
bilmeden önce her alternatif çiftini gözönüne alır
(Örneğin x ve y). Birey x ve y alternatiflerine ilişkin
şu üç tercih yapısından birini seçer. X, y
alternatifine tercih edilir veya y , x alternatifine
tercih edilir veya x ve y arasında farksız kalınır.
Birey, bu şekilde oluşan ve “S” ile gösterilen
tercih sıralamaları ile karşı karşıyadır.Arrow,
alternatifler arasındaki ilişkileri “Tercih
edilir” veya “Farksız kalınır”. kavramları
ile açıklar. x R y
x
alternatifi , y alternatifine tercih edilir
veya x ve y arasında farksız kalınır.
Arrow,
bu şartı birinci aksiyomu ile sembolize eder (Tamlık
koşulu).Birinci
aksiyom: Her x ve y için;
x R y veya y R x Aksiyom
1’i sağlayan ilişki “Bağlantılı” olarak
adlandırılır.
Arrow’un
daha önce üzerinde durulduğu gibi, 3 alternatif söz
konusu iken, x, y’ye tercih edilir veya farksız kalınırsa,
y de z’ye tercih edilir veya farksız kalınırsa, x
de z’ye tercih edilir veya farksız kalınır. Arrow,
bu ilişkiyi ikinci aksiyomuyla açıklamıştır.
İkinci
Aksiyom: Her x ve y için:
x R y ve y R z , x R z olmalıdır.
İkinci
aksiyomu sağlayan R ilişkisi “geçişli” olarak
adlandırılır. Birinci ve
ikinci aksiyomların ikisini birden sağlayan
ilişki “Zayıf sıralama” ya da “sıralama”
olarak adlandırılır. Zayıf sıralama kavramı ile
sıralamanın farksızlığı dışlamadığı,
alternatifler arasında farksızlığın söz konusu
olabileceği ifade edilir. “Güçlü sıralama”
ile alternatifler arasında beraberliğin, farksızlığın
olmadığı ilişkiyi gösterir.
x
P y
y R x değildir.
Yani, x,
y’ye tercih edilir.
x
I y
x R y ve
y R x
x ve y
arasında farksızlık vardır (Zayıf sıralama).
S,
alternatifler kümesini göstersin. C(S) , S içinden
seçilen alternatifler kümesini gösterir. C(S),
S’nin alt kümesidir. C(S)’nin her elemanı
S’nin C(S) içinde olmayan her elemanına tercih
edilir ve C(S) içindeki her elemandan farksızdır.
C(S), bireyin
tercih fonksiyonu olarak adlandırılır.
Bir
bireyin sosyal durumları doğrudan kendi tüketimine
göre sıralaması ya da bireyin genel adalet
standartlarını gözönüne alarak bir sıralama
yapması arasında bir fark vardır. Birincisi bireyin
“zevk”lerini gösteren sıralama, ikincisi ise
“değer”lerini gösteren sıralamadır. Ancak bu
ikisi arasında ayrım çok da açık değildir.
Bireylerin tercihlerini gösteren sıralamada
rasyonellik öne çıkarken diğerine “Bireysel değer”ler
öne çıkmaktadır.
Arrow’a
göre yalnızca tüketimden elde edilen fiziksel
doyumla yetinilmemeli, bireylerin eşitlik karşısındaki
yaklaşımları da dikkate alınmalıdır. Böylece beğenilerin,
zevklerin (tastes) yerini bireysel değerler (individual
values) alır.
Arrow’a
göre sosyal refah
fonksiyonu her alternatif sosyal durum için
bireysel tercih sıralamaları (R1,..., Rn)
alternatif sosyal durumların tekabül eden sosyal sıralaması
( R )’yi ifade eden bir süreç ya da kural anlamına
gelir.
Arrow,
bireysel tercihlerden kollektif tercihe geçişi sağlayacak
sosyal refah fonksiyonunun aşağıda sayılan 5 şartı
yerine getirmesi gerektiğini savunmuştur:
a)
Gerçek Sosyal Sıralama: Bireysel
tercihler ve kolektif tercihler arzu edilebilme
derecelerine göre sıralanır. Her tercih ilişkisinde
(R), tamlık (x, y
S ise, x
R y veya y R x), geçişlilik (x,y,z
S ise, x R y, y R z ise x R z) ve yansıma (x
S ,x R x)
koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Kollektif
tercihler bu üç özelliğe sahip olmalıdır.
b)
Sosyal Ve Bireysel Değerlerin Pozitif Bağımlılığı
(Positive Association Of Social And Individual Values):
Bireylerin kişisel tercih
sıralamalarının en az birinde meydana gelecek değişiklikler
karşısında sosyal refah fonksiyonu negatif
olmayacak biçimde tepki vermelidir. Bireysel tercih sıralamalarında
diğer seçenekler değişmezken, seçeneklerden biri
daha ön plana çıkarsa, yeni duruma tekabül eden
sosyal sıralamada bu seçenek öne çıkmakta veya
yerini korumaktadır.
c)
Bağımsız Seçeneklerin Bağımsızlığı (The
Independence Of Irrelevant Alternatives): Alternatifler
içinde tercih edilen herhangi bir seçenek, diğer seçeneklerin
varlığından bağımsız olmalıdır. Örneğin, A,
B’ye, B de C’ye tercih edildiği zaman, C’nin
ortadan kalkması durumunda B, A’ya tercih
edilmemelidir. Yani bireyin seçeneklere ilişkin
tercihleri bireyin kendi tercihine dayanmalı diğer
seçeneklerden etkilenmemelidir.
d)
Empoze Etmeme: Topluma hiçbir
seçenek bireysel tercihlerden bağımsız olarak
empoze edilemez. Kollektif sıralama dışarıdan değil,
bireylerin kendi tercihleri ile
belirlenmelidir.
e)
Diktatörlüğe Dayanmama (Non-dictatorship): Kollektif
tercihler tümüyle tek bir bireyin tercihlerini yansıtmamalıdır.
Bu şartın ihlali diktatörlük rejimidir.
Arrow’a
göre yukarıda sayılmış olan, hem bireysel değerleri
hem de kolektif rasyonelliği aynı anda hesaba alan
ve bu koşulların hepsini birden yerine getiren,
bireysel tercihlerden kollektif tercihe geçişi sağlayacak
mekanizma dolayısıyla sosyal refah fonksiyonu
bulmak imkansızdır. Arrow’un
İmkansızlık Teoremi'ne göre sözkonusu şartlar
birbiriyle bağdaşmaz ve bu beş şartın hepsini
birden yerine getiren bir sosyal refah fonksiyonu
yoktur. |