|
Oybirliği Yöntemi
Oybirliği kuralına göre (Unaminity
rule) kollektif kararın alınabilmesi için karar
alacak olan gruptaki bireylerin tamamının aynı yönde
oy kullanması gerekir. Oybirliği yöntemi iki farklı
şekilde uygulanabilir: Tam Oybirliği ve Yaklaşık
Oybirliği Kuralı (Wicksell, 1896).
Tam Oybirliği
Kuralı Kollektif
kararı alacak olan gruptaki bireylerin tümünün aynı
yönde görüş bildirmesi Tam Oybirliği (Complete
Unaminity) kuralını ifade eder. Bu kurala göre,
gruptaki bir birey bile diğerlerinden ters yönde
karar verse tam oybirliği kuralı ihlal edilmiş
olur. Mueller (1976, 399) tam oybirliği kuralının
analizinde Lindahl (1919) ve Johansen (1963,
346-358)'in saf kamusal mal miktarı ve katılım payı
ilişkisinden hareket etmiştir. Mueller (1976, 400)
analizinde iki bireyi ve bir saf kamusal malı başlangıç
noktası olarak ele almıştır.
Şekil 4’ de dikey eksen, orjinden yukarı doğru
hareket edildikçe A bireyinin saf kamusal malın
maliyetine yani ödediği vergiyi, yukarıdan orijine
doğru hareket edildikçe de B bireyinin ödediği
vergiyi gösterir. Yatay eksende saf kamusal mal
miktarı yer almaktadır. Farksızlık eğrileri,
bireylerin katılım payında bir değişiklik sonucu
saf kamusal mal talebinin nasıl değiştiğini gösterir
(Lindahl, 1919). A1 ve B1 saf
kamusal mal yokken A ve B bireylerinin faydalarını göstermektedir.
Herhangi bir saf kamusal mal miktarı için nispi
olarak aşağıda yer alan farksızlık eğrisi, düşük
maliyete katılım payını, dolayısıyla yüksek
refahı temsil eder.
A1
ve B2 farksızlık
eğrilerinin kesiştiği F noktası ele alınırsa,
burada A bireyinin katılım payı, (ödeyeceği
vergi) X,
B bireyininki ise (1-X) olacaktır. F noktası üzerindeyken
bireylere F noktasının altında kalan yeni katılım
payı alternatifleri
sunulsa bireyler bu alternatifler için olumlu oy
kullanır. Çünkü F noktasından sağa doğru
gidildikçe her iki birey de daha düşük farksızlık
eğrilerine geçecek ve böylece bireysel refahları
artmış olacaktır. Bireylere yeni katılım payı
alternatifleri sunma süreci ve bireylerin olumlu oyu
CC1 üzerinde
bir noktaya gelinceye kadar sürer. Bu eğri üzerinde
G gibi bir noktaya gelince bireylerin her ikisi de iyi
duruma gelmiş olur ve kolektif tercih Oybirliğiyle
sağlanmış olur. Şekilde L noktası XL saf
kamusal mal miktarı ve XL kadar A
bireyinin (1- XL) kadar da B
bireyinin saf kamusal malın katılımı
durumunda Lindahl
Dengesi’ni gösterir. Denge, aynı saf kamusal
mal miktarı için bireylerin oy verdiği maliyete katılım
payı setinde oluşur (Lindahl, 1919).
Şekil 4’te CC1 eğrisi bağıt eğrisini
gösterir. Bu eğri üzerinde bireylerin farksızlık
eğrileri birbirine teğettir. Bireylere yeni
alternatif sunmaya gerek yoktur. Çünkü her iki
birey de aynı saf kamusal mal miktarını ve bireysel
maliyete katılım payı kombinasyonunu seçmiştir.
Bu da Tam Oybirliği ilkesini ifade eder. Tam oybirliği şartı sağlandığında,
Pareto-etkinlik şartını sağlayan saf kamusal mal
miktarları ve maliyete katılım payları sağlanmış
olur. Saf kamusal mallar için Pareto Optimumu kriteri
olan saf kamusal maldan yararlanan bireylerin bu
mallara ilişkin marjinal ikame hadleri toplamının,
saf kamusal malların üretimindeki marjinal dönüşüm
oranına yani marjinal maliyete eşit olma şartı (Varian,
1984, 254-256):
Σ
MRS = MRT = MC
(1)
ancak
tam oybirliği kuralı ile sağlanır. Marjinal ikame
hadleri toplamının marjinal faydaları, marjinal dönüşüm
oranının da marjinal maliyeti temsil ettiği kabul
edildiğinde, bireylerin saf kamusal mallardan elde
ettiği faydaların toplamının, bu malın maliyetine
eşit olması ancak tam oybirliği kuralı ile sağlanmıştır.
Tam oybirliği kuralının sağlanması durumunda
bireyler saf kamusal malın maliyetine gönüllü
olarak katılır. Bedava yararlanma güdüsü ortadan
kalkar. Diğer yandan azınlıkta kalan birey sayısı
da olmadığı için kollektif karar sürecindeki
bireylerin tercihlerinin tümü kollektif karara yansımış
olur. Bu üstünlükleri ile oybirliği kuralının,
oylama yöntemleri arasında en etkin ve en başarılı
ancak uygulanma olanağının çok zor bir yöntem
olduğu söylenebilir.
|