PARETO
OPTİMUMU
Yeni
refah teorisinin yaratıcısı V.Pareto değer yargılarına
yer vermeyen bir refah analizi ortaya koymak amacıyla
, ölçülebilir fayda analizi yerine optimalite
endeksi, veya istenirlik endeksi kavramını geliştirmiştir.
Optimalite kavramı fayda veya "utility"
kavramıyla aynı anlamda değildir. Utility kavramı
bir anlamda objektif bir istenirlik anlayışına
dayandığı halde optimalite kavramı daha subjektif
bir istenilirliğe yani kişiye bağlı olan bir değer
yargısına dayanmaktadır. Böylece optimum kavramı
çerçevesinde bireysel tatminlerin karşılaştırılması
ve toplanması olanağı ortadan kaldırılarak,
toplumun ve bireylerin ulaştıkları tatmin düzeyi
konusunda değer yargıları kullanma zorunluluğu aşılmak
istenmiştir. (Türkkan,1984:20).
Pareto
"ekonomik dengeyi belirlemek için zevkin ölçüsünü
bilmeye kesinlikle gerek yoktur. Bir zevk endeksi
bizim için yeterlidir" derken bu endeksin sadece
bir sıra ifade ettiğini vurgular. Pareto tatmin düzeyinin
sırasal bir sınıflandırılması esasına
dayanarak, her ekonomik karar birimi için maksimum
tatmin düzeyini ve olası ekonomik değişmelerin kişilerin
tatmin düzeyi üzerinde nasıl bir etki yarattığını
araştırmıştır. Bu çerçevede,
1.
herkesin durumunu daha iyi yapan veya kimsenin
durumu değiştirmediği halde en az bir kişinin
durumunu daha
iyi hale getiren,
2.
herkesin durumunu daha kötü yapan veya
kimsenin durumunu değiştirmediği halde en az bir kişinin
durumunu daha kötü yapan değişmelerin değerlendirilmesini
yaparak şu sonuçlara varmıştır:
bazılarının
durumunu daha iyi hale getirip bazılarının durumunu
daha kötü hale getiren değişmelerin refahı ne yönde
etkilediği söylenemez. Refah, ancak hiç kimsenin
durumunu kötüleştirmeden bazı kişilerin durumunu
iyileştirebiliyorsak artmış sayılır ve şayet
kimsenin durumunu kötüleştirmeden bir kişinin dahi
durumunu iyileştirme olanağı yoksa refah maksimuma
ulaşmış sayılır (Pareto,1909:354; Türkkan,1984:21). |