| MİLLİYET
20-03-1999
Spor ve yerel yönetim
Togay Bayatlı
KUŞKUSUZ devlet, genel anlamıyla ülkemizde sporun
yapılma ve yayılması konusunda büyük sorumluluk taşır. Ancak aynı şekilde
kentlerdeki yerel yönetimlere de spor konusunda temel görevler düşmektedir.
Beykoz Belediyesi'nin Anadoluhisarı'nda, şehrin göbeğinde
bir yeşil alanı çadırlardan kurulu ahır haline getirilmesinin ayıbı ve dramının
tepkisiyle alev alev yanan ve çirkinleşen futboldaki lig rekabetini bırakıp, bu
satırları yazma gereğini duydum. Günlerce bu ahırlardan yükselecek pislik kokularıyla
yaşayacak olan kentdaşlarına eziyet çektirmeyi bir görev sayan yerel yönetim, sporu
neden ve nasıl düşünsün ki.
İşte olayın dönüm noktası burada... Kültür ve
bilgi... Bugün parlamentodaki utanç verici görüntünün arkasında da bu yatmakta.
Etiğin ve ahlakın hukuktan da üstün kutsal bir insan özelliği olduğunu anlamayan
bir dizi milletvekili, sözde hukuk adına çirkin eylemlerini sürdürmektedir. Vatan,
millet adı altındaki uydurmacayla özelleştirmeye karşı çıkar bağnaz zihniyetin de
bu girişimin akıl hocalığını sürdürdüğünü görünce içimiz rahatladı.
Çünkü o kafa bugüne kadar hiçbir girişiminde başarılı olamadı.
Gelelim yerel yönetim ve spora. Türkiye'nin takım
sporunda şu anda en başarılı branşı voleybol. Eczacıbaşı kız voleybol ekibi,
spor tarihimize Avrupa Kupa Galipleri Kupası şampiyonluğu ile altın bir sayfa ekledi.
Gene bayanlarda Vakıfbank'ın ve erkeklerde Arçelik'in final - four başarısı küçümsenemez.
Ama gelin görün ki İstanbul'da voleybol maçları çok ilkel ve küçük bir salonda
yapılmakta. Voleybol federasyonu kendi olanakları ve GSGM'nin katkılarıyla bu salona
makyaj yaptı. Ancak voleybolda uluslararası örgütün bir zamanlar teknik başkanlığını
yapan sayın Sinan Erdem'in dediği gibi Burhan Felek Salonu nizami değil. Yeterli bir
salon olmadığı için de Eczacıbaşı Bursa'ya gitti.
Şimdi soralım bakalım. İstanbul'daki yerel yönetim
nerede? Bugüne kadar şu ikilemi çözmemiz gerekirdi. Belediyeler, spor tesisi yaparak
sporcu gençliğe, hatta tüm kentdaşlarına yardımda bulunur. Ama belediyelerin futbol
takımı olmaz. Bunun mantığı yok. Düşünün bir kere; Beşiktaş, Fenerbahçe ve
Galatasaray'ın oynadığı ligde İstanbul Belediyesi'nin ne işi var. Kimi, kime karşı
rekabete sokuyorsunuz ve milyarlarca lirayı profesyonel bir futbol takımı için sokağa
döküyorsunuz. Bu kimin parası. Çok pahalı sattığınız suyun komisyonu mu yoksa
halktan alınan vergilerin bir mirasyedi gibi sağa sola savrulması mı? Evet, yerel yönetimler
tesis yapmalı. Gençler ve yaşlılar için koşu alanları, yeşil sahalar
hazırlamalı. Bunlar rüya değil. Dünyada halen uygulanan sistemler. Sadece çağdaş
olmak yetmez. Kültür ve bilgi de gerekli. Üzülüyoruz. Çünkü karşımızdaki örnek
parlamento. Böyle bir yerden çıkıp, kentlere inersek elbette göreceğimiz şeyler
farklı olmayacak.
|