MİLLİYET 30-08-1997

İdari reform
Taha AKYOL

 

İÇİŞLERİ Bakanı Murat Başesgioğlu, "İdari Reform" tasarısını, önümüzde hafta kamuya açıklayacak ve Bakanlar Kurulu'na sevkedecek.
Başesgioğlu, önce Milliyet'e anlatıyor:
- Bugün Türkiye'de kamu hizmetlerinin yüzde 85'ini merkezi idare, yüzde 15'ini mahalli idareler yürütüyor! Dünyada böylesine merkeziyetçi bir yapı kalmadı artık...
Bir yığın içi boş ideolojik laflardan bunalmışken, çağdaşlık konusunda dünya standartlarına referans yapan bir politikacıyı dinlemekten, doğrusu sevinç duydum.
Başesgioğlu devam ediyor:
- Tasarımız, mahalli idarelerin kamu hizmetindeki payını yüzde 35'e çıkarıyor, merkezi idarenin payı yüzde 65'e kadar küçülüyor.
Bakan'ın verdiği bilgiye göre, hazırlanan "Mahalli İdareler Temel Yasası" ile eğitim, sağlık, gençlik ve spor, tarım, hayvancılık, orman, turizm, kültür, bayındırlık, imar, altyapı ve benzeri konularda hizmetler büyük ölçüde yerel yönetimlere devrediliyor!

REFAHYOL'UN tasarısında ağırlık belediyelere verilmişti, Başesgioğlu'nun tasarısında ağırlık, "İl Özel İdareleri"ne veriliyor. Özel İdarelerin yapıları değiştirilip `İl Meclisleri' haline getiriliyor..
İlçelerde, paralel "İlçe Meclisleri" kuruluyor.
Bakanlıklar küçülüyor:
- Pek çok bakanlığın il ve ilçe teşkilatları zaman içinde Özel İdarelerin ve İlçe Meclisleri'nin hizmet birimleri haline gelecektir.
Mahalli idareler bu kadar hizmetin kaynağını nasıl bulacaklar?
- İl Özel İdareleri bütçeden yüzde 1.7 pay alıyor, bunu yüzde 20'lere çıkarıyoruz! Belediyelerin payını ise yüzde 9.25'ten yüzde 15'e yükseltiyoruz.
Tasarının dikkat çekici bir özelliği de Belediye Başkanları için "iki turlu seçim" getiriyor olması!
Mahalli idareleri güçlendirmek amacıyla, Merkezin `idari vesayet' yetkisi kalkıyor, özelleştirme yetkileri arttırılıyor, yetenekli personel yetiştirmek için "Mahalli İdare Enstitüsü" kuruluyor.
Artık il ve ilçelerde "devlet", hizmet sunmaktan çok, hizmet sunumunu `denetleyen' bir işlev yüklenecektir ki, modern anlayış da budur.

MERKEZİ idareler hem `uzaktaki' hizmetleri iyi yürütemiyor, hem pahalı ve hantal çalışıyor. KİT'ler ve devlet bankaları yolsuzluk ve kayırmacılığa batmışsa, 1.5 milyon kamu çalışanlarının yanında, "1 milyona yakın kamu çalışmayanı" maaş ve ücret alıyorsa, bunun önemli bir sebebi, yetkilerin aşırı derecede Ankara'daki ellerde toplanmış olmasıdır.
Amerikan hükümeti bile, merkezi (federal) idaredeki istihdamı 100 bin kişi azaltıp, bazı yetkileri yerel yönetimlere devrederek, 5 yılda 100 milyar dolar tasarruf sağlayacak bir idari reform başlatmıştır. (MPV, Verimlilik Dergisi, Ocak 1995)
Türkiye Amerika'dan zengin mi?!
Bu reform zorunludur ama zordur. "Merkeziyetçi yapı"dan beslenen çıkarlar, yine popülist demagoji ve politik engellemeler yapacaklardır. `Uzlaşma' diye reform kuşa dönebilecektir!
Başesgioğlu "kararlıyız" diyor.
ANAP, İdari Reform gibi, emeklilik yaşını hızla yükseltecek bir sosyal güvenlik reformu gibi, devlet bankalarının özelleştirilmesi gibi birkaç reformun mücadelesini vererek "popülist olmadığını" Özal'ın reform geleneğinden kopmadığını kanıtlamalıdır.
Yoksa ANAP da halkın nazarında `popülist bir devlet partisi' damgası yemekten kurtulamaz.



 




©İsmaİl Güneş
e-Posta: İgunes@maİl.cu.edu.tr
Gsm: 0532 3937300 İş: 0 322 2249353