| Güngör Uras, MİLLİYET 02-08-2000
"Sivil" validen "üniformalı" valiye
Vali olabilmenin belli kriterleri yoktur. Yani
"kıdem", "liyakat" ya da benzeri özellikler aranmaz. Arkanızda ya
"siyasi", ya "ticari" ya da "tarikat" gücünün olması
gerekir. Bunların dışında, daha önce birlikte çalıştığınız ya da yakından
tanıştığınız bir kişinin "söz sahibi makamlara" gelmesi halinde size
"valilik" yolu açılabiliyor.
Vali kararnamesi çıkarmak İçişleri Bakanı'nın
tek başına yapacağı bir şey değildir. Bakan, ancak yakın çalışma arkadaşları
arasından, çalışmalarından "vali" olarak yararlanmak istediklerinin
kararnameye girmesini sağlayabiliyor. Önceki kararnamede genel sekreterinin iki
danışmanının valiliğe atanmasını sağlayan Tantan, son kararnamede de genel
sekreteri ile iki özel kalem müdürünü vali yaptı.
Koalisyon hükümeti döneminde kararname çıkarmak
hayli zor hale geldi. Bakıyorsunuz iller paylaşılmış. Her partinin "vali
kontenjanı" bulunuyor. Atamalar kontenjana göre gerçekleştiriliyor. Bu yüzden
olsa gerek, vali adaylarını partilerin genel merkezlerinde, bakanların yanında sık
sık görmek durumunda kalıyoruz. Köklü bir geleneğe sahip olan mülki idarenin
amirlerini parti binalarında görmek hiç yakışık almıyor.
Valilerle ilgili son kararnamenin çıkarılması da
hayli zor oldu. MHP kontenjanından 5 kişi vali oldu. Valiler kararnamesini bakanlar bile
görmedi. Boş kararname imzalattırıldı. Liderlerin isimler üzerinde uzlaşmasından
sonra kararname Cumhurbaşkanı'na sunuldu. Cumhurbaşkanı, kararnameyi kendisine
ulaştığı gün imzaladı.
Birçok vali, görevi başındayken "görevden
alınıyor" söylentileriyle yıpratıldı.
Sayın okuyucularım, buraya kadarki anlatım bana
ait değil. Saygı Öztürk'ün 29 Temmuz 2000 Cumartesi günü Star gazetesinde
yayımlanan yazısının bir bölümünü naklettim.
Saygı Öztürk'ün anlattıkları "mülki
sistemde" yozlaşmayı ortaya koyuyor.
(1) Kaymakamlıktan başlayıp valiliğe uzanan
kurumsal yapı terk edilmektedir.
(2) Sivil valilikten "üniformalı"
valiliğe geçiş hızlanmaktadır.
(3) Üniformalı valilerden arta kalan sivil valilik
koltukları siyasi partiler arasında paylaştırılmakta, valileri hükümet değil
partiler belirlemektedir.
Sivil kamu görevlileri ile üniformalı kamu
görevlileri arasında değer, bilgi, yetenek, görev ciddiyeti ve vatan sevgisi
bakımından tabii ki fark yoktur. Fakat sivil valiler ile üniformalı valilerin yetişme
şekilleri, aldıkları eğitim ile üstlendikleri misyon farklıdır.
(1) Sivil vali, mülkiye veya hukuk eğitimi
görmüş, ekonomik ve sosyal gelişme misyonu üstlenmiş, kaymakam vekilliği ve
kaymakamlık yaparak "mülki amirlik" deneyimini kazanarak valiliğe
hazırlanmış kişidir.
(2) Üniformalı vali, polis kolejinde ve polis
akademisinde güvenlik ve silah eğitimi gördükten sonra, polis, komiser, emniyet amiri
gibi kademeleri geçerek emniyet konusunda ihtisaslaşmış ve yükselmiş kişidir.
Üniformalı valilerin sayısının artması valilik
makamını, "illerin tepe emniyet mekanı" haline getirir.
Emniyet müdürlüğünde "mesleğinin zirvesine
ulaşmış, başarı kazanmış bir kişi" "emniyet konusunu" çok iyi
bilen kişidir. "Emniyet içinde" ihtisaslaşmış kişidir. Böyle bir kişiyi
"onu yapan, bunu da yapar - emniyeti bırak, illerin ekonomik ve sosyal gelişmesine
bak" diyerek valiliğe tayin etmek yanlış bir uygulamadır.
Üniformalı vali sayısını artırmanın iki nedeni
olabilir:
(1) Seçime dayalı olarak oluşan büyükşehir
belediyelerinin sayısının artması ve belediyelerin güçlenmesi ile il özel
idarelerinin, il meclislerinin fonksiyonlarını yitirmesi karşısında etkinlik
güçleri azalan valilerin, bundan böyle ilin "sadece emniyetinden sorumlu
tutulmaları", başka ekonomik ve sosyal sorunlarla ilgilenmemeleri ilkesi
benimsenmiştir.
(2) Ya da siyasi partilerin tüm valilik
makamlarını aralarında paylaşmak üzere olduğunu gören İçişleri Bakanlığı,
hiç olmazsa belli valiliklere üniformalı valiler tayin ederek valiliklerin siyasi
partilerin eline geçmesini önlemeye çalışmaktadır.
Ne olursa olsun valiliklere yapılan tayinlerin
şekli, vali olacakların seçimi ve de tayinlerin kamuoyuna yansıma biçimi,
Türkiye'nin bu saygın kurumunu yaralamıştır, yaralamaktadır. Devlet bir itibar
müessesesidir. İllerde devleti vali temsil eder. Unutmayalım.
|