TÜRKİYE'DE BELEDİYELEŞME SÜRECİNİN ÖZELLİKLERİ

Belediyeler yerel yönetim birimleri içerisinde özel bir öneme sahip olan kuruluşlardır. Günümüzde nüfusun önemli bir bölümü belediye sınırları içerisinde yaşamaktadır. Bu nedenle, yerel halkın beklentilerine yanıt verebilecek en yakın idari birim belediyeler olmaktadır. Bu kapsamda belediyelerin gelişim sürecinde gösterdiği, genel özellikler belirlenmeye çalışılacaktır. Bu amaçla belediyelerin sayı, nüfus gruplarına göre gelişimi, belediyeleşme süreci, belediyelerin bölgeler arasındaki dağılımı incelenecektir.

Türkiye'de belediyelerin nüfus gruplarına göre sayısı ve yüzde dağ ılımı Tablo-1'de; yıllara göre il, ilçe ve toplam belediye sayısındaki gelişmeler ise Tablo-15'de görülmektedir. Bu tabloların incelenmesinde dikkati çeken ilk konu toplam belediye sayısı içerisinde nüfusu az olan belediyelerin ağırlıkta olmasıdır. Nüfusu 10.000'den küçük olan belediyelerin oranı %80.96'dır. Buna karşılık bu yerleşimlerde yaşayan nüfus toplam belediye nüfusunun sadece % 16.11'i kadardır. 500 binden fazla nüfusa sahip olan belediyelerin toplam belediye sayısına oranı % 0.46 iken bu belediye sınırlarında yaşayan nüfusun toplam belediye nüfusuna oranı % 65 düzeyindedir.

Tablo-1: Nüfus Gruplarına Göre Belediyeler

Nüfus Dilimi Belediye Sayısı Top.Göre Oranlar %
1989 1993 1989 1993
2000'den az

2001-5000

5001-10000

10001-20000

20001-50000

50001-100000

100001-500000

500001-ve üstü

126 128

1161 1615

322 391

195 209

110 141

47 67

62 73

10 12

6,20 4,86

57,14 61,27

15,85 14,83

9,60 7,93

5,41 5,35

2,31 2,54

3,05 2,77

0,49 0,46

TOPLAM 2032 2636 100 100

Kaynak : DPT, 7. Bes yıllık Kalkınma Planı Mahalli İdareler ve Büyükşehir Yönetimi Özel İhtisas Komisyonu Yayınlanmamış Raporu. sh:92

Tablo-15: Yıllara Göre İl-İlçe ve belediye Sayıları ve Belediyeleşme Oranı

YILLAR İL İLÇE BELEDİYE BELEDİYELEşME ORANI
1960 67 570 995 36
1970 67 572 1,303 47
1980 67 572 1,725 57
1985 67 580 1,703 62
1986 67 582 1,802 63
1987 67 693 1,911 65
1988 67 691 1,985 66
1989 71 696 2,032 66
1990 73 829 2,061 67
1991 74 828 2,378 70
1992 76 839 2,553 73
1993 76 839 2,636 75

Kaynak: DPT, 7. 5 Yıllık Kalkınma Planı Mahalli İdareler ve Büyükşehir Yönetimi Özel İhtisas Komisyonu Yayınlanmamış Raporu sh 92-94

Belediye sınırları içerisinde yaşayan nüfusun, toplam nüfusa oranını ifade eden belediyeleşme oranına baktığımızda ise; 1960- 1993 döneminde hızlı bir artış gözlemlenmektedir. Kuşku yok ki bunun en önemli nedeni kırsal kesimdeki çözülme sonucu ortaya çıkan göç olgusu ve kentlerde nüfusun yoğunlaşmasıdır. Kentleşme hareketinin gelişimi ile beraber hızlı bir belediyeleşme süreci yaşanmıştır. 1960 yılında ş 36 olan belediyeleşme oranı sürekli artış eğilimi göstererek 1993 yılında da toplam nüfusun 3/4'üne ulaşmıştır. Bu dönem içerisinde il sayısı 1988 yılına kadar 67 iken, 1989 -1993 döneminde yeni iller kurulmuş ve bu sayı 76'ya yükselmiştir. İl olma özlemi bugünde pek çok ilçe halkı ve yöneticileri tarafından dile getirilmekte ve bu konuda kamuoyu oluşturmak, politik baskılar yaratılmak istenmektedir. Bu talebe siyasi partiler oylarını artırma isteği ile sıcak bakmaktadırlar. Çoğu kez objektif kriterlere dayanmayan, siyasi yatırım niteliğinde verilen il yapma sözleri bizlere bu sürecin devam ederek il sayısının önümüzdeki yıllarda hızla artacağı izlenimini vermektedir.

1960-1993 döneminin başlanğıcında 570 olan İlçe sayısı 1993'te 839'a ulaşmıştır. 1980 askeri darbesi ve bunu izleyen demokratik sistemin askıya alındığı dönemde, askeri yönetimin yaptığı düzenlemeler sonucunda belediye sayısında azalmalar gözlenirken 1989-1990 yıllarında 696 olan ilçe belediyesi sayısının 829'a çıkarak bu süreç tekrar ivme kazanmıştır.

Bir yerleşim alanında belediye kurulabilmesi için bazı temel koşulların yerine getirilmesi gerekir. Bu koşullardan birincisi, son nüfus sayımına göre belde nüfusunun 2000'i aşmış olması gerekir, ikincisi, belediye tüzel kişiliğinin verilmesinin belde için ekonomik, toplumsal ve yönetsel nedenlerden ötürü gerekli olması üçüncüsü, kurulacak tüzel kişiliğin yerel gelirlerinin belediye görevlerini yapmasına yetecek ölçüde olmasıdır. Ancak nüfusu 2000'in altında olsa bile ilçe merkezlerinde belediye kurulması zorunludur.

şekilsel koşulu oluşturan nüfusun 2000'i aşması gereği çoğu zaman tek koşul gibi ele alınmakta ve diğer koşullar gözardı edilmektedir. Nüfus kriterinin 2000 olarak tesbit edilmesi günümüzde farklı iki görüşün doğmasına neden olmuştur. Birinci görüş nüfus kriterine bakılmaksızın köylerin belediye kapsamına alınmasını önerirken, ikinci görüş nüfusun 2000 ile sınırlandırılmasının, daha yukarılara çekilerek 5000, 10000 gibi yeni kriterlerin uygulanmasını önerir.

Bir beldenin belediye tüzel kişiliğine kavuşması ile beldeye daha fazla hizmetin geleceği, istihdam olanaklarının artacağı inancı hakimdir. Köy kaynaklarının azlığı ve yetersizliği bu inancı doğrular niteliktedir. Bu nedenle bazı yerleşim birimlerinin nüfus koşulunu sağlamak için nüfus transferi yapmaları olası bir durumdur.

B.Güler tarafından " yerel hile" olarak adlandırılan bu durum Güler'in yaptığı hesaplamalara göre 1960-1990 dönemi için ş13.57'dir. Bu dönemde kurulan 1032 belediyenin 140'ı bir sonraki dönemde 2000 nüfus eşiğinin altına düşmüştür. Nüfus eşiğinin altına düşen yerleşim birimlerinin hepsinin yerel hile kapsamına alınması doğru olmaz. Çünkü, doğal afet, yoğun göç vb. nedenlerle nüfusun azaldığı yerleşim birimleri göz önüne alınmalıdır. Bu durumda hesaplanan yerel hile oranının %13.57'den daha düşük olduğu söylenebilir (Güler,1993:s:6).

Belediye tüzel kişiliğinin kazanılması ve tüzel kişiliğin şekil olarak değişmesi konusunda ülkemizde zincirleme bir baskı söz konusudur. Köyler belediye tüzel kişiliğine, beldeler ilçe, ilçeler il, illerde büyük şehir statüsüne kavuşmayı istemektedir. Bunun nedeni ise bu birimlerin bulunduğu konumda gelirlerini yeterli görmeyerek merkezi yönetimden daha fazla pay almak istemeleridir. Bu isteklere politik kaygı ve beklentiler nedeniyle olumlu yanıtlar verilmesi yönetim sisteminde yeni karışıklıklara neden olabilecektir.

Türkiye'de belediyelerin ve belediyeli nüfusun coğrafi bölgelere göre dağılımı Tablo-16 da görülmektedir. Bu dağılımda DİE'nin yaptığı sınıflama esas alınmıştır. Tablodan, belediyeleşme oranları bakımından en düşük düzeydeki bölgenin Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgesi olduğunu görüyoruz. Nüfusunun yaklaşık yarısının belediye sınırları içerisinde yaşadığı bu iki bölgemizin, coğrafi özellikleri ve sosyal yapısı da göreli fakirliğin yanı sıra düşük kentleşmeyi açıklamakta yararlı olabilir. Belediyeleşme oranının en yüksek olduğu bölgeler ise Trakya ve Marmara-Ege bölgesidir. Bu bölgeler sanayileşme ve kentleşme bakımından en ileri düzeyde olan bölgelerimizdir.

Tablo-16: Belediyelerin ve Belediyeli Nüfusun Coğrafi Bölgelere Göre Dağılımı

BÖLGE NÜFUS

(A)

% DAĞ. BELEDİYE NÜFUSU (B) %

DAĞ.

(B)

-----

(A)

BEL.

SAYI

%

DAĞ.

Trakya 5975449 10,5 5330759 13,7 89,2 98 3,8
K.Deniz 6827749 12,0 3519665 9,0 51,5 316 12,3
Mar-Eğe 11698384 20,7 8856653 22,8 75,7 447 17,5
Akdeniz 5443867 9,6 4010748 10,3 73,6 218 8,5
Batı.An. 3864661 6,8 2634841 6,7 68,1 347 13,5
İç An. 3096579 23,1 9345231 24,0 71,3 794 31,1
G.Doğu 2699776 4,7 1739865 4,4 64,4 67 2,6
Doğu 6867415 12,1 3365677 8,6 49,0 266 10,4
TOPLAM 56473880 100 38803439 100 68,7 2553 100

Kaynak: DİE, 1990 Genel Nüfus sayımı İdari Bölünüş, Ankara 1991'den yararlanılarak tarafımızdan hesaplanmıştır.

Tablo-16'dan yararlanılarak bölgeler itibariyle Türkiye nüfusu ile belediye nüfusu arasındaki ilişki X2 analizine tabi tutulmuştur. Başka bir deyişle bölgelerin toplam nüfusu ile belediye nüfusları arasında istatistiksel yönden önemli bir farklılık olup olmadığı araştırılmıştır. Tablo-16'daki verileri kullanarak yaptığımız hesaplamaların sonucunda bulunan sonuçlar Tablo-17'de gösterilmiştir.

Tablo-17: Bölgelere göre nüfus ve belediye nüfusu arasındaki ilişki

  Nüfus Belediye Nüf. Toplam
Trakya 5,975,449 5,330,759 11,306,208
Karadeniz 6,827,749 3,519,665 10,347,414
Mar-Ege 11,698,384 8,856,653 20,555,037
Akdeniz 5,443,867 4,010,748 9,454,615
Batı Anadolu 3,864,661 2,634,841 6,499,502
İç Anadolu 13,096,579 9,345,231 22,441,810
G.Doğu 2,699,766 1,739,865 4,439,641
Doğu 6,867,415 3,365,677 10,233,092
TÜRKİYE 56,473,880 38,803,439 95,277,319

X2 =717529 hesaplanan değer

Tablo X2 degeri 0.995 (7 s.d.) = 20.3

Tablodan hesaplanan X2 değeri, 0.005 önem seviyesindeki tablo X2 değerinden daha büyük olduğundan toplam bölge nüfusları ile bu nüfusun belediyelerde yaşayan sayısı arasında istatistiksel bakımdan önemli bir farklılık bulunmaktadır. Tablonun incelenmesinde bu farkın özellikle Doğu Anadolu, Karadeniz ve Trakya bölgelerinden kaynaklandığı görülmektedir.

Yine Tablo-16' daki verilerden yararlanılarak bölgeler itibariyle belediyeleşme oranı ile belediyelerin % dağılımı arasında istatistiksel bakımdan önemli bir farklılık bulunup bulunmadığıda araştırılmıştır. Belediyeleşme oranı, belediye sınırlarında yaşayan nüfusun toplam nüfusa oranıdır. Bölgelere göre belediyeleşme oranı hesaplanmıştır. Belediyelerin % dağılımı ise ele alınan 2553 belediyenin bölgeler itibariyle yüzde dağılımını göstermektedir. Bu iki oran arasındaki farklılık testi bize bölgeler arasında belediye büyüklükleri itibariyle önemli bir farklılık bulunup bulunmadığını gösterecektir. Bu test Tablo-18'de gösterilmiştir.

Tablo-18: Bölgelere göre Belediyeleşme oranları

  Bel.Nüfus/T.Nüfus Bel.% Dağılım Toplam
Trakya 89 4 93
Karadeniz 52 12 64
Mar-Ege 76 18 93
Akdeniz 74 9 82
Batı Anadolu 68 14 82
İç Anadolu 71 31 102
Güney Doğu 64 3 67
Doğu 49 10 59
TÜRKİYE 543 100 643

X2 = 37 Hesaplanan deger

Tablo X2 degeri 0.995 (7 s.d.) = 20.3

Hesaplanan X2 değeri, 0.005 önem seviyesindeki tablo X2 değerinden daha büyük olduğundan belediyeleşme oranı ile belediyelerin % dağılımı arasında başka bir deyişle, bölgeler

arasında belediye büyüklükleri itibariyle istatistiksel bakımdan önemli bir farklılık bulunmaktadır. Bu farklılık belediyelerin bölgeler arasında belediyeleşme oranı ile orantılı dağılmamasından ileri gelmektedir.

Prof.Dr. Ergun Kip'in 1975 yılı için yaptığı çalışma ile karşılaştırıldığında istatistiksel anlamda bulunan farklılıkların 1990 yılında daha da arttığı görülmüştür. 1974 yılı için Kip'in Tablo-17 ve Tablo-18 için hesapladığı X2 değeri sırasıyla 996.125 ve 30.795 dir (Türkcan,1982:50-52).

Sonuç olarak Türkiye'de belediyeleşme sürecinin temel özellikleri şu şekilde özetlenebilir;

1. belediyeleşme süreci kentleşme süreci ile beraber ivme kazanmıştır,

2. belediyelerin % 80.96'sı nüfusu 10.000'den küçük yerleşim birimlerinde bulunmaktadır,

3. belediye nüfusunun % 65'i nüfusu 500.000'in üzerindeki kentlerde yaşamaktadır,

4. belediyelerin kuruluşlarında objektif ölçütler tam anlamı

ile uygulanamamaktadır. Nüfus kriteri tek ölçüt gibi alğılanmaktadır,

5. idari birimler daha fazla gelir kaynağına kavuşacağı ümidi ile statü değiştirme yönünde baskı oluşturmaktadır,

6. belediye nüfusunun ve belediyeleşme oranının bölgeler arasında dağılımında önemli dengesizlikler vardır.