|
2.YEREL
YÖNETİMLERİN BORÇLANMASI YETKİSİ
Yerel yönetimlerden il özel idaresi ile köylerin dış
kredi kullanmaları bugüne kadar söz konusu olmadığından dış
borçlanma, büyük şehirler dahil belediyelerde yetki yönünden şöyle
incelenebilir:
* 3030 sayılı kanunun 18. Maddesinin (h)fıkrasında, iç ve dış
borçlanmalar ile tahvil ve hisse senedi gelirleri, büyük şehir
belediyesi gelirleri arasında sayılmıştır.
* Yukarıdaki
hüküm dışında belediyelerin tahvil ihracına ilişkin başka bir
düzenleme 1580 sayılı belediye kanununun 19. Maddesinin 10. Fıkrasında
yapılmıştır. Bu hükme göre;tasdikli imar planlarının
uygulanması dolayısıyla yapılacak kamulaştırma bedellerinin ödenmesine,
kamulaştırmanın amacına veya imar planına uygun yapılacak
tesislerin inşasına tahsis olunmak üzere belediyelerce en çok 20 yılda
geri ödenmek kaydıyla ve T. Emlak ( kredi) Bankası kefaletiyle
tahvil çıkarabilme imkanı bulunmaktadır.
Yukarıdaki
yasa hükümleri dikkate alındığında büyük şehir
belediyelerinin iç ve dış kredi kuruluşlarından doğrudan borçlanabileceği
ve tahvil ile hisse senedi ihraç edebileceği görülmektedir. Bu
sistemin işleyişine ilişkin kurallar , Belediye Bütçe ve Muhasebe
Usulü Tüzüğünde ve yönetmeliğinde yer almaktadır. Söz konusu
tüzüğün 94. Maddesinin ikinci fıkrasında ; uluslar arası mali
kuruluşlardan borçlanan belediyelerde, tahvil ihracı suretiyle
kaynak yaratan belediyelerde, borç ödeme fonu oluşturulması
zorunluluğu bulunmaktadır. Aynı maddenin 1. Fıkrasına göre de ;
büyük yatırımlarını gerekleştirmek için orta ve uzun vadeli
kredi alan belediyelerin, borçlarını ödeye bilmek için belediye
meclisinin kararıyla belediye bütçesi içinde “ borç ödeme
fonu” oluşturma imkanı bulunmaktadır. Bu fonun gelir ve giderleri
Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Tüzüğünün
95. Ve 96. Maddelerinde gösterilmektedir. Çalıştırılma yöntemi
ve biçimi Bütçe ve
Muhasebe Usulü Yönetmeliğinin 92-95. Maddelerinde gösterilen dış
borçlar hesabı , dış borçlanmalar, tahvil ve hisse senedi
gelirleri ile ana para ve faiz ödemelerinin muhasebeleştirmesi işlemini
ve bunların izlenmesini sağlamaktadır.
İç ve dış borçlanmalar ile tahvil ve hisse senedi ihraç
yetkisi, 1580 sayılı kanunun 70. Maddesinin 5. Fıkrasına göre
belediye meclisine aittir. Belediye meclisi bu yetkiyi, yılı içindeki
bütçe kararnameleri ile belediye başkanlarına devretmekte ise de
yalnızca bu yetkiyi devreden belediye meclisi kararları çıkarıldığı
da görülmektedir. Böylece fiilen tüm yetkiler belediye başkanlarında
toplanmış olmaktadır.(Esen,1998,s.4-5)
3.YEREL YÖNETİMLERİN BORÇLANMA
GEREKSİNİMİ VE NEDENLERİ
3.1.Yerel Yönetimlerin Dış Borçlanma Nedenleri
Belediyelerin yatırımları için gerek duyduğu
finansmanı ,dış borçlanma ile karşılamaya çalışmaları ile
kimi kredi türlerini seçmelerinin nedenleri şöyle sayıla bilir:
·
Belediyeler gibi, merkezi yönetimin de kaynak
yetersizliği içinde olması nedeni ile yeterli kamu finansmanı sağlayamaması.
·
Yurt içi mali piyasalardan borçlana bilme imkanının
çok az olması.
·
Yerli bankaların kredi faizlerinin dış krediden
daha yüksek olması.
·
Proje kredilerinin makine ve ekipman ithali ile
uluslar arası ihale vb. koşullar içermesi nedeniyle “ bağlı
kredi” haline
gelmesi(yabancı banka kredileri ile dış piyasalara tahvil ihracına
gerekçe olmaktadır).
·
İller Bankası’nın
belediyelerin genel bütçe gelirlerinden alacakları pay oranında
kefalet verebilmesi.(Esen,1998,s.7-8)
TABLO-3
Belediye Nüfusu ve Gelirlerinin Toplam Nüfusa ve GSMH’ye Oranı
Yıllar
|
Belediye
Nüfusu / Toplam Nüfus(%)
|
Belediye
Gelirleri / GSMH(%)
|
|
1970
|
47.6
|
1.2
|
|
1980
|
57.7
|
1.2
|
|
1990
|
67.3
|
1.9
|
|
1992
|
73.3
|
2.1
|
|
1994-1996
|
74.6-78
|
2.7-2.8
|
|
1997
|
80
|
2.8
|
|
1970>1997
|
(1.7)kat
artmış
|
(2.3)kat
artmış
|
Belediye Gelirleri, Harcamaları ve Bütçe Açıkları:
1981,1984 ve 1985 : Gelirler > Harcamalar
1986
ve sonrası
: Harcamalar > Gelirler => Bütçe Açıkları
1992
: Bütçe Açıkları, Gelirlerin %31.2’si
1993’ten itibaren
: Açıklar düşmeye başlıyor
1998 programı
: (Açık)%2.2
KAYNAK: DPT
Kamu sabit sermaye yatırımları içinde , 1980’ler den
itibaren merkezi yönetimin payı sürekli azalmakta ve iller bankası
payı hemen hemen aynı
kalmakta iken; hızlı kentleşme ve nüfus artışı etkisiyle yerel
yönetimlerin payı 1984 yılında %4.7’ler den 1994’de
%19.1’lere ulaşmış bulunmaktadır. Böylece bir taraftan artan
hizmet ve yatırım ihtiyacı, borçlanma gereğini yükseltirken diğer
taraftan bunun giderek daha yüksek oranda dış borçlarla finanse
edildiği görülmektedir. 1986 yılından itibaren İller Bankası da
gittikçe devre dışı bırakılmaktadır.
TABLO-4
Yerel Yönetim
Yatırımlarının Kamu İçindeki Payı ( % )
Yıllar
|
Özel
Kesim
|
Kamu
|
Kamu
İçindeki Yerel Yönetim
|
|
1980
|
44.0
|
56.0
|
7.0
|
|
1985
|
42.9
|
57.1
|
9.8
|
|
1990
|
53.7
|
46.3
|
8.8
|
|
1991
|
53.4
|
46.6
|
11.1
|
|
1992
|
58.6
|
41.4
|
14.9
|
|
1993
|
73.1
|
26.9
|
16.2
|
|
1994
|
79.5
|
20.5
|
19.1
|
|
1995
|
75.5
|
24.5
|
13.9
|
KAYNAK: DPT
Yerel yönetim dış borçlarının artışında
bir diğer etken, 1980’li yıllarda kalkınma planlarının yıllık
uygulama araçları olan yıllık programlar ile yıllık icra planlarının,
tüm yatırımcı kamu kuruluşları gibi belediyeleri de yatırımlarını
özel sektör yüklenicileri aracılığı ile ve ihale usulü ile gerçekleştirmeye
yönlendirmesi ve adeta buna zorlaması idi bu uygulama, tüm kamu
kuruluşları gibi belediyeleri de mali yönden etkilemiş ve
kamu kaynakları yerine özel krediler bulmaya ve kullanmaya yönlendirmiş
ve bir noktada mecbur bırakmıştır. Söz konusu uygulamalarda bu yöndeki
politikalar yerel yönetimler bakımından 1998 yılından itibaren
terk edilmiş görülmektedir. (age: 9-10)
|