Sayfa 1 Sayfa 2 Sayfa 3 Sayfa 4 Sayfa 5 Sayfa 6 Sayfa 7 Sayfa 8

4.1.1. İller Bankasının Kredi Yatırımları

  Belediyeler,kendi yaptırdıkları veya İller Bankası eliyle yerine getirilmesini istedikleri kamu hizmetleriyle ilgili tesislerin yapımı için, borçlanma durumlarına göre borçlanabilecekleri miktarı borçlanabilecekleri miktarı bankadan borçlanırlar ve bakiyesini Bayındırlık ve İskan Bakanlığı emrinde olan İller Bankasındaki bir hesapta toplanan Belediyeler Fonundan temin ederler.

 Bankadan herhangi bir kamu tesisinin yapılması için borçlanmak isteyen belediye, önce bir yazı ile bankaya müracaat eder. Bankanın ilgili servisleri bu belediyenin ne kadar ve kaç sene vade ile borçlanabileceğini hesapladıktan sonra, belediyeye bu hususu bildirir ve ayrıca doldurmaları ve tasdik ettirip göndermesi için iki formül yollar. Bu formüllerden biri belediye meclisinin, borçlanma senedini belediye adına belediye başkanının veya başka birinin imzalamaya yetkili kılındığını gösteren karar örneğidir. Belediye meclisi toplanarak, yetkili kılınan kişiyi tespit eder ve bu kararını belediyenin bulunduğu mahallinin en büyük  mülki amirine (vali-kaymakam) tasdik ettirir. İller Bankası bu borç senedini ilk defa belediyeye gönderirken borç miktarı, faiz oranı, ödeme süresi ve borcun hangi tarihte, hangi miktara düşeceğini gösteren  vade tablosunu kendisi doldurur. Diğer boş kısımlarını belediye yetkilisi doldurup imzalar ve bankaya iade eder.

 Borçlanılan para ile yapılacak iş, ya belediye tarafından yaptırılır yada belediyenin isteği üzerine, bankanın yıllık  programlarının alınması kaydıyla banka tarafından yaptırılır.

 İş, belediye tarafından yaptırılacak ise, banka tarafından belediyeye açılan kredinin, senedin 2.maddesi gereğince, 1 yıl içinde çekilmeye başlanmak suretiyle kullanılmış olması gerekir. 3. Maddeye göre de belediye bu krediden doğrudan doğruya para çekememektedir. Para çekme, hak ediş raporu veya belediyenin ödeme emirleriyle müstahaklarına veya belediyeye tahakkuk tutarlarında bankaca ödenmek suretiyle gerçekleştirilir. Hak ediş raporları ödeme emirleri üzerine bankaca yapılacak ödemeler için, her türlü vergi ve resimlerin borçlu belediye tarafından önceden hesaplanması ve ödenecek safi miktarın bankaya bildirilmesi şarttır. Borçlu belediye bu krediyi hangi iş için almışsa, ondan başka bir işe veya amaca kullanamaz.

 İş, banka  tarafından yaptırılacaksa, açılan kredi belediyeye gönderilmez. Hazırlanan istihkak raporlarına göre bankanın işi idare ettiği müteahhide ödenir. Belediyelerin cari hesabına bu miktar borç kaydedilir. Ancak, belediyenin bir kamu tesisinin İller Bankası tarafından yaptırılabilmesi için, belediyenin ayrıca bankaya ihale yetki mazbatası göndermesi gerekir. Bu mazbata ile, belediye meclisi söz konusu işin, İller Bankası tarafından yaptırılması için, bankayı yetkili kılmaktadır.  

İller Bankası, mahalli idarelerin istek ve ihtiyaçlarına göre DPT’ce uygun görülen ve Bakanlar Kurulunca kabul edilerek Banka Yatırım Programına giren harita, imar planı, enerji, içme suyu, kanalizasyon ve çeşitli yapı tesisleriyle bu işlere ait projelerin finansmanlarını ise;

·        Uzun vadeli borçlanma yoluyla

·        Belediyeler fonundan

·        Maliye Bakanlığı Bütçesine konulan hibe ödeneğinden temin edilmektedir.

Uzun vadeli borçlanma, mahalli idarenin gelir durumuna göre 5-25 yıl vadeli ve şuanda uygulanan yıllık %30 faizli olarak Banka Tüzüğünün 12. Maddesi ve İkraz, Kefalet Aracılık ve Avans İşlemleri Yönetmeliğinin 2. Maddesine göre sağlanan kredilerdir.

Belediyeler Fonu da, 2380 ve onu değiştiren 3004 ve 3239 sayılı Belediyelere ve  İl Özel İdareleri’ne Genel Bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkındaki kanunun 1. Maddesi gereğince bütçe gelirleri tahsilatından ayrılan belediye hisselerinden oluşan fondur. Bu fondan Yon Yönetmeliği esasına göre, 15 yılda ve 15 eşit taksitte ve faizsiz olarak geri alınmak suretiyle tahsisi yapılır. Bazı yatırımların büyüklüğü halinde İller Bankası 25 yıla çıkarmaya yetkilidir. Fon Yönetmeliği gereğince harita ve imar planları bulunmayan veya bulunup da önceden yardım görmemiş olan belediyelere,fondan bu işlerin yapımını sağlayacak miktarda bağış yapılır ve fon suretiyle sağlanan bu finansmanlar geri alınmaz.

Banka programındaki işlerin finansmanını borçlanma ve fon suretiyle karşılayamayacak şekilde borçlanma gücünü yitirmiş belediyeler için ihtiyaç duyulan finansman da hibe şeklinde karşılanmaktadır. Ancak 1985 yılından itibaren bütçeye hibe yardımı konmamaktadır.

 Yeni kurulan belediyenin bankadan kredi istemesi durumunda, krediyi alması 2-3sene sonra mümkün olmaktadır. Çünkü, belediyenin bir yıl ki bütçesinin kesinleşmesi ancak 2-3 sene olmaktadır. Bundan dolayı henüz kesinleşmiş bütçesi bulunmayan ve dolayısıyla da ödeyeceği ortaklık payı belli olmayan yeni kurulmuş belediyeye sadece İller Bankası yoluyla alacağı hisseleri, karşılık gösterilmek suretiyle kredi açılması yoluna gidilmektedir. Yeni bir belediye kurulduğunda, İçişleri Bakanlığı, İller Bankasına bu belediyenin adını, kurulduğu tarihi, nüfusunu ve hangi aydan itibaren hisse alacağını bildirir. İller Bankası da o belediyeye nüfusu oranında hissi tahakkuk ettirmeye başlar.

İdarelerin borçları belirli vadelerde faizi ile beraber bankaya ödenir ve ödenmeyen miktarlar için banka, genel hükümler dairesinde alacağını tahsis etmek yoluna gitmeye yetkilidir. Ancak, vade tarihlerinde borcun ödenmemesi halinin olağanüstü nedenlerden ileri geldiği Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nca kabul edildiği takdirde, vade tarihinde tahakkuk ettirilecek faiz ödenmek şartıyla eksik kalan kısım Yönetim Kurulu kararı ile bir yıl ertelenebilir.

 Bankadan alınacak borç paralar için ne gibi karşılıklar gösterilebileceğini incelersek;borç alacak idarelerinin gelirlerinin, bir kısmı veya üzerlerindeki imtiyazların menfaatlerin veya gayrimenkul malları karşılık olabilir. Ancak, kamu hizmetine tahsis edilmiş gayri menkuller karşılık gösterilemez. Eğer teminat, bir gayri menkulse, bunun karşılığında o gayri menkule bankanın koyacağı değerin ancak %75’i kadar kredi verilebilir ve bu gayri menkuller bankanın lehine birinci derecede ve birinci sırada ipotek edilir.

Karşılık gösterilen gelirler, devlet, özel idare, belediyeler, sermayesi devlete ait veya sermayesinde devletin özel idare ve belediyelerin ortaklığı bulunan kurumlar tarafından toplanıyor veya dağıtılıyorsa, bunları toplat-yan veya dağıtan idareler borcun tamamı ödeninceye kadar bu gelir ve hisselerin bankaya yatırılacağını taahhüt eder.(Tortop,1994, s.310-313) 

4.1.2. İller Bankası Gerekli mi ?

İller Bankası, temel amaç ve görevleri itibariyle, hizmetlerine devam etmesi gereken bir kuruluştur. Zira, kuruluşundaki gerekçeler, beldelerimizin alt yapı ve bunların karşılanmasında destek ihtiyacı, geçerliliğini bugün, hızlı kentleşme olgusu nedeniyle daha da fazla korumaktadır.

İller Bankası, bugünün koşulları içerisinde , daha verimli ve yararlı bir hizmet üretimi sağlaya bilmek için önemli bir yeniden yapılanma ihtiyacı içerisindedir. Zira, İller Bankası 67 yıldır süre gelen ve önemli bir değişikliğe uğramayan statik yapısı nedeniyle bugünün değişen ve gelişen koşullarına ayak uyduramamaktadır.

İller Bankası başlangıcından bu güne, hem altyapının finansmanını sağlamış ,hem de belediyeler adına bunun uygulanmasını gerçekleştirmiştir. İller Bankası’nın daha çok bir finansman bankası haline getirilmesi dış finansmanın aracı bir kuruluş olarak geliştirilmesi, iç finans kaynaklarını arttırıcı yönde çaba harcaması ve uygulamanın belediyelere bırakılması çalışmaları yoğunlaşmıştır. Kentsel alt yapının karşılanmasının,en küçük beldeden en büyüğüne kadar bütün  Türkiye’yi kapsayan biçimde belediyelerin ve özel sektörün inisiyatifine bırakılması Türkiye’nin gerçekleriyle bağdaşmamaktadır. Özellikle, 5000’den az nüfuslu belediyelerin tüm belediyelerin %80’inini oluşturduğu, bunların teknik altyapıdan yoksun bir yönetim biriminde olduğu düşünülürse, İller Bankası’nın teknik uygulamaya yönelik görevlerini yerine getirmesi zorunlu hale gelmektedir. İLLER Bankası’nın hem kredi hem de uygulama açısından, belediyelerle özel sektör arasında aracılık faaliyeti devam etmelidir.

Ayrıca, İller Bankası belediyelerle çeşitli finansman ilişkileri içinde olduğundan, belediyelerin çeşitli yatırım ihtiyaçlarının karşılanması bu finansman akışı içerisinde kolaylaşmakta ve belediyeler için ucuz ve süratli hizmet verilebilmektedir. Nitekim, bugün İller Bankası, tüm belediyeler için, her zaman kolaylıkla baş vurulabilecek bir teknik danışma mericiğidir.   

Kısaca, belediyelerin içinde bulundukları koşullar değişmedikçe ve devletin öncelik tanıdığı hizmetler için özel fonlardan beslenen koşullu yardımları devam ettikçe, İller Bankası’nın teknik gücüne olan ihtiyaç da zorunlu olarak devam edecektir. İller Bankası, belediyeleri engelleyici değil onların kurduğu belediyelere yardım edici bir kuruluştur   (Çoker,1997,s.35-38 ) .

4.1.3.İller Bankasının Yerel Yönetim Olma Özelliği

 İller Bankası, amacı ve görevi itibariyle tamamen bir yerel yönetim bankasıdır. Yerel yönetimlere hizmet sunmak için kurulmuştur, yerel yönetimler dışında başka bir görevi yoktur. Yasal niteliği ve başlangıçtaki kuruluş şekli de, özerk bir kuruluş olarak, yerel yönetimlerin altyapı sorunlarını gidermek amacıyla kurulduğunu göstermektedir. Bankanın yerel niteliğini belirleyen bir diğer unsur da kullandığı kaynaklarının ve sermayesinin hemen hemen tamamının yerel yönetimlerden gelmesidir. 1995 yılı itibariyle Banka sermayesinin %75’i yerel yönetimlerden gelmektedir. Bunun %65’i belediyelerden, %5.5’i İl Özel İdarelerinden  ve %4.5’i de köy idarelerinden kaynaklanmaktadır. Banka sermayesi büyük ölçüde, yerel yönetimlerden alınan hisselerden oluşmaktadır. Banka sermayesinin %25’ini oluşturan Belediyeler Fonu da, aslında 2380 sayılı kanunla yerel yönetimlere tahsis edilmiştir bir paydan ayrıldığına göre, Banka sermayesinin tümü yerel kaynaklı denilebilir.

 Bankanın yatırım kaynaklarını da Belediyeler Fonu ile öz kaynaklar yani, İller Bankası’nın kendi çalışmalarıyla elde ettiği kaynaklar oluşturmaktadır. Belediye katkı payı ise, yine 1995 yılı itibariyle %8’dir. Eskiden Hazine yardımları bu yüzdelere girecek kadar anlam ifade ederken, son yıllarda tamamen kesilmiş aksine, Hazine İller Bankası’nın yasal kaynaklarına el koyarak, Belediye Fonlarından kesintiler yapmayı sürdürmüş ve halen de sürdürmektedir. Görüldüğü üzere İller Bankası’nın kullandığı kaynaklar da tamamen yerel yönetim kaynaklıdır. Bu nedenlerle İller Bankası yerel yönetim bankası niteliğindedir.

4.1.4. İller Bankasının Yerel Yönetim Reformu İle İlişkisi       

Günümüzde İller Bankası teknik hizmetlere ağırlık vermekte ve her konuya bu açıdan yaklaşmaktadır. Teknik hizmetler banka bünyesi içinde yer lamalı fakat bunun yanında bankacılık ve finansman hizmetleri de önemsenmelidir.

İller Bankasının en önemli kaynağı Belediyeler Fonudur. Mesela, 1991 yılında yatırımlarının %87’si bu fondan karşılanmıştır. Dolayısıyla bu fonun İller Bankası açısından önemi son derece büyüktür. buna karşılık son yıllarda fon gelirlerinde reel azalmalar hızla sürmektedir. Ayrıca Bütçe vergi hasılatının %3’ü Belediye Fonu olarak İller Bankasına verilmesi gerekirken uygulamada bu fondan büyük kesintiler yapılmakta ve buradan Hazine ihtiyaçlarına aktarılmaktadır. Bu kesintiler 1991’de %39, 1992’de %44, 1993’te %60, 1994’te %75 ve 1995’te %91’e çıkmıştır.1995 yılı itibariyle, 26.4 trilyonluk fon gelirlerinden İller Bankası’na sadece 2.5 trilyonluk bir pay verilmiştir. Böylece Belediyeler Fonunun yatırımlardaki payı yıllar itibariyle hızlı bir düşüş göstermiştir. Yatırımların azalmasıyla da Banka açısından verimsizlik büyük ölçüde artmıştır. Mesela, 1987-1992 yılları arasında gider yüzdeleri %6’dan %38’e çıkmış, buna karşılık üretim yüzdesi %94’ten %61’e inmiştir. Aynı süre içinde giderlerin gelirlere oranı ise %36’dan %98’e yükselmiştir.

İller Bankası’nın bu duruma düşmesinin tek nedeni, Bankanın yasal kaynaklarının, yasal olmayan bir biçimde kurutulmasıdır. Bunları önlemenin yolu da Belediyeler Fonunda, bazıları yasalarla bazıları da yasalara aykırı olarak yapılan kesintilerin kaldırılması ve fon kaynaklarının İller Bankası çalışmalarına aktarılmasıdır. Bütün bu öneriler doğrultusunda İller Bankasının yeniden yapılandırılması öngörülmekte  ve bu da büyük ölçüde yerel yönetim reformuna bağlanmaktadır. Bunun yerel yönetim reformuna bağlanmasının üç nedeni bulunmaktadır. Bunlar;

 1) İller Bankası reformu, ve saye ten arındırılmış,büyük ölçüde yerel yönetimlerin etkin olduğu ,gerçek anlamda özerk  bir kuruluş öngörmektedir. fakat, etkili ve verimli bir çalışmanın gerektirdiği yapısal bir reformu henüz tamamlayamamış bir yerel yönetim sisteminin, etkili ve verimli çalışacak özerk bir banka yönetimini sağlayıp sağlayamayacağı şüphelidir.

2)İller Bankası kaynak yetersizliği nedeniyle mali güç yetersizliği içindedir. Yerel yönetimleri yeterli mali güce kavuşturmadan bankanın yeterli kredi verme ve yatırım yapma gücünü arttırma olanağı yoktur. İller Bankası kredi ve yatırım faaliyetlerini daha ne kadar hibe olarak geri ödemesiz yürütebilir? Yerel yönetimler para yada yatırım olarak aldıkları krediyi geri ödeme gücüne kavuşturulmadan İller Bankası sorunları halledilemez. Yerel yönetimlerin kendi sorumluluk alanlarında kaynak yaratma gücüne kavuşturulmalar, İller Bankası’nı da olumlu etkileyecektir.

3) Yerel yönetimlerde yapılacak yapısal bir değişiklik İller Bankası’nın yapısını ve çalışmalarını etkileyecektir. Bu gün merkezi yönetim tarafından, il ve ilçelerdeki bakanlıklar örgütü aracılığı ile yürütülen , yerel nitelikli kamu hizmetlerinin büyük bir bölümünün il ve yeni kurulacak ilçe özel idarelerine devredilmesi gündemdedir. İl ve ilçe özel idarelerinin kırsal yörenin beldesel hizmetlerinden sorumlu olması, onların İller Bankasıyla olan ilişkilerini artıracak, İller Bankası da kendi teşkilatını, bu yeni yerel yönetim görevlerinin gereksinimlerine göre yeniden yapılandırmayı düşünecektir.

Görüldüğü üzer,yerel yönetimlerle İller Bankası arasında, birbirlerini etkileme açısından büyük bir yakınlık vardır. Gelişmiş, kaynak yarata bilen, iyi organize olmuş, özerk bir yerel yönetim sistemi, verimli ,etkili ve ekonomik çalışan bir bankanın ortaya çıkmasında yardımcı olur. Aynı şekilde, gelişmiş bir iller bankası da , yerel yönetimlerin gelişmesine ve her türlü ihtiyacının giderilmesine büyük katkı sağlar. İller Bankasın da yapılacak bir reform, yerel yönetim reformunun ayrılmaz bir parçası olacaktır.(age:42-45 )