|
4.1.1.
İller Bankasının Kredi Yatırımları
Belediyeler,kendi
yaptırdıkları veya İller Bankası eliyle yerine getirilmesini
istedikleri kamu hizmetleriyle ilgili tesislerin yapımı için, borçlanma
durumlarına göre borçlanabilecekleri miktarı borçlanabilecekleri
miktarı bankadan borçlanırlar ve bakiyesini Bayındırlık ve İskan
Bakanlığı emrinde olan İller Bankasındaki bir hesapta toplanan
Belediyeler Fonundan temin ederler.
Bankadan herhangi bir kamu tesisinin yapılması için borçlanmak
isteyen belediye, önce bir yazı ile bankaya müracaat eder. Bankanın
ilgili servisleri bu belediyenin ne kadar ve kaç sene vade ile borçlanabileceğini
hesapladıktan sonra, belediyeye bu hususu bildirir ve ayrıca
doldurmaları ve tasdik ettirip göndermesi için iki formül yollar.
Bu formüllerden biri belediye meclisinin, borçlanma senedini
belediye adına belediye başkanının veya başka birinin imzalamaya
yetkili kılındığını gösteren karar örneğidir. Belediye
meclisi toplanarak, yetkili kılınan kişiyi tespit eder ve bu kararını
belediyenin bulunduğu mahallinin en büyük
mülki amirine (vali-kaymakam) tasdik ettirir. İller Bankası
bu borç senedini ilk defa belediyeye gönderirken borç miktarı,
faiz oranı, ödeme süresi ve borcun hangi tarihte, hangi miktara düşeceğini
gösteren vade tablosunu
kendisi doldurur. Diğer boş kısımlarını belediye yetkilisi
doldurup imzalar ve bankaya iade eder.
Borçlanılan para ile yapılacak iş, ya belediye tarafından
yaptırılır yada belediyenin isteği üzerine, bankanın yıllık
programlarının alınması kaydıyla banka tarafından yaptırılır.
İş, belediye tarafından yaptırılacak ise, banka tarafından
belediyeye açılan kredinin, senedin 2.maddesi gereğince, 1 yıl içinde
çekilmeye başlanmak suretiyle kullanılmış olması gerekir. 3.
Maddeye göre de belediye bu krediden doğrudan doğruya para çekememektedir.
Para çekme, hak ediş raporu veya belediyenin ödeme emirleriyle müstahaklarına
veya belediyeye tahakkuk tutarlarında bankaca ödenmek suretiyle gerçekleştirilir.
Hak ediş raporları ödeme emirleri üzerine bankaca yapılacak ödemeler
için, her türlü vergi ve resimlerin borçlu belediye tarafından önceden
hesaplanması ve ödenecek safi miktarın bankaya bildirilmesi şarttır.
Borçlu belediye bu krediyi hangi iş için almışsa, ondan başka
bir işe veya amaca kullanamaz.
İş, banka tarafından
yaptırılacaksa, açılan kredi belediyeye gönderilmez. Hazırlanan
istihkak raporlarına göre bankanın işi idare ettiği müteahhide
ödenir. Belediyelerin cari hesabına bu miktar borç kaydedilir.
Ancak, belediyenin bir kamu tesisinin İller Bankası tarafından yaptırılabilmesi
için, belediyenin ayrıca bankaya ihale yetki mazbatası göndermesi
gerekir. Bu mazbata ile, belediye meclisi söz konusu işin, İller
Bankası tarafından yaptırılması için, bankayı yetkili kılmaktadır.
İller Bankası, mahalli idarelerin istek
ve ihtiyaçlarına göre DPT’ce uygun görülen ve Bakanlar
Kurulunca kabul edilerek Banka Yatırım Programına giren harita,
imar planı, enerji, içme suyu, kanalizasyon ve çeşitli yapı
tesisleriyle bu işlere ait projelerin finansmanlarını ise;
·
Uzun vadeli borçlanma yoluyla
·
Belediyeler fonundan
·
Maliye Bakanlığı Bütçesine konulan hibe ödeneğinden
temin edilmektedir.
Uzun
vadeli borçlanma, mahalli idarenin gelir durumuna göre 5-25 yıl
vadeli ve şuanda uygulanan yıllık %30 faizli olarak Banka Tüzüğünün
12. Maddesi ve İkraz, Kefalet Aracılık ve Avans İşlemleri Yönetmeliğinin
2. Maddesine göre sağlanan kredilerdir.
Belediyeler
Fonu da, 2380 ve onu değiştiren 3004 ve 3239 sayılı Belediyelere
ve İl Özel İdareleri’ne
Genel Bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkındaki kanunun 1.
Maddesi gereğince bütçe gelirleri tahsilatından ayrılan belediye
hisselerinden oluşan fondur. Bu fondan Yon Yönetmeliği esasına göre,
15 yılda ve 15 eşit taksitte ve faizsiz olarak geri alınmak
suretiyle tahsisi yapılır. Bazı yatırımların büyüklüğü
halinde İller Bankası 25 yıla çıkarmaya yetkilidir. Fon Yönetmeliği
gereğince harita ve imar planları bulunmayan veya bulunup da önceden
yardım görmemiş olan belediyelere,fondan bu işlerin yapımını sağlayacak
miktarda bağış yapılır ve fon suretiyle sağlanan bu finansmanlar
geri alınmaz.
Banka
programındaki işlerin finansmanını borçlanma ve fon suretiyle karşılayamayacak
şekilde borçlanma gücünü yitirmiş belediyeler için ihtiyaç
duyulan finansman da hibe şeklinde karşılanmaktadır. Ancak 1985 yılından
itibaren bütçeye hibe yardımı konmamaktadır.
Yeni
kurulan belediyenin bankadan kredi istemesi durumunda, krediyi alması
2-3sene sonra mümkün olmaktadır. Çünkü, belediyenin bir yıl ki
bütçesinin kesinleşmesi ancak 2-3 sene olmaktadır. Bundan dolayı
henüz kesinleşmiş bütçesi bulunmayan ve dolayısıyla da ödeyeceği
ortaklık payı belli olmayan yeni kurulmuş belediyeye sadece İller
Bankası yoluyla alacağı hisseleri, karşılık gösterilmek
suretiyle kredi açılması yoluna gidilmektedir. Yeni bir belediye
kurulduğunda, İçişleri Bakanlığı, İller Bankasına bu
belediyenin adını, kurulduğu tarihi, nüfusunu ve hangi aydan
itibaren hisse alacağını bildirir. İller Bankası da o belediyeye
nüfusu oranında hissi tahakkuk ettirmeye başlar.
İdarelerin
borçları belirli vadelerde faizi ile beraber bankaya ödenir ve ödenmeyen
miktarlar için banka, genel hükümler dairesinde alacağını tahsis
etmek yoluna gitmeye yetkilidir. Ancak, vade tarihlerinde borcun ödenmemesi
halinin olağanüstü nedenlerden ileri geldiği Bayındırlık ve İskan
Bakanlığı’nca kabul edildiği takdirde, vade tarihinde tahakkuk
ettirilecek faiz ödenmek şartıyla eksik kalan kısım Yönetim
Kurulu kararı ile bir yıl ertelenebilir.
Bankadan alınacak borç paralar için ne gibi karşılıklar gösterilebileceğini
incelersek;borç alacak idarelerinin gelirlerinin, bir kısmı veya üzerlerindeki
imtiyazların menfaatlerin veya gayrimenkul malları karşılık
olabilir. Ancak, kamu hizmetine tahsis edilmiş gayri menkuller karşılık
gösterilemez. Eğer teminat, bir gayri menkulse, bunun karşılığında
o gayri menkule bankanın koyacağı değerin ancak %75’i kadar
kredi verilebilir ve bu gayri menkuller bankanın lehine birinci
derecede ve birinci sırada ipotek edilir.
Karşılık
gösterilen gelirler, devlet, özel idare, belediyeler, sermayesi
devlete ait veya sermayesinde devletin özel idare ve belediyelerin
ortaklığı bulunan kurumlar tarafından toplanıyor veya dağıtılıyorsa,
bunları toplat-yan veya dağıtan idareler borcun tamamı ödeninceye
kadar bu gelir ve hisselerin bankaya yatırılacağını taahhüt
eder.(Tortop,1994, s.310-313)
4.1.2. İller Bankası Gerekli mi ?
İller
Bankası, temel amaç ve görevleri itibariyle, hizmetlerine devam
etmesi gereken bir kuruluştur. Zira, kuruluşundaki gerekçeler,
beldelerimizin alt yapı ve bunların karşılanmasında destek
ihtiyacı, geçerliliğini bugün, hızlı kentleşme olgusu nedeniyle
daha da fazla korumaktadır.
İller
Bankası, bugünün koşulları içerisinde , daha verimli ve yararlı
bir hizmet üretimi sağlaya bilmek için önemli bir yeniden yapılanma
ihtiyacı içerisindedir. Zira, İller Bankası 67 yıldır süre
gelen ve önemli bir değişikliğe uğramayan statik yapısı
nedeniyle bugünün değişen ve gelişen koşullarına ayak
uyduramamaktadır.
İller
Bankası başlangıcından bu güne, hem altyapının finansmanını
sağlamış ,hem de belediyeler adına bunun uygulanmasını gerçekleştirmiştir.
İller Bankası’nın daha çok bir finansman bankası haline
getirilmesi dış finansmanın aracı bir kuruluş olarak geliştirilmesi,
iç finans kaynaklarını arttırıcı yönde çaba harcaması ve
uygulamanın belediyelere bırakılması çalışmaları yoğunlaşmıştır.
Kentsel alt yapının karşılanmasının,en küçük beldeden en büyüğüne
kadar bütün Türkiye’yi
kapsayan biçimde belediyelerin ve özel sektörün inisiyatifine bırakılması
Türkiye’nin gerçekleriyle bağdaşmamaktadır. Özellikle,
5000’den az nüfuslu belediyelerin tüm belediyelerin %80’inini
oluşturduğu, bunların teknik altyapıdan yoksun bir yönetim
biriminde olduğu düşünülürse, İller Bankası’nın teknik
uygulamaya yönelik görevlerini yerine getirmesi zorunlu hale
gelmektedir. İLLER Bankası’nın hem kredi hem de uygulama açısından,
belediyelerle özel sektör arasında aracılık faaliyeti devam
etmelidir.
Ayrıca,
İller Bankası belediyelerle çeşitli finansman ilişkileri içinde
olduğundan, belediyelerin çeşitli yatırım ihtiyaçlarının karşılanması
bu finansman akışı içerisinde kolaylaşmakta ve belediyeler için
ucuz ve süratli hizmet verilebilmektedir. Nitekim, bugün İller
Bankası, tüm belediyeler için, her zaman kolaylıkla baş
vurulabilecek bir teknik danışma mericiğidir.
Kısaca,
belediyelerin içinde bulundukları koşullar değişmedikçe ve
devletin öncelik tanıdığı hizmetler için özel fonlardan
beslenen koşullu yardımları devam ettikçe, İller Bankası’nın
teknik gücüne olan ihtiyaç da zorunlu olarak devam edecektir. İller
Bankası, belediyeleri engelleyici değil onların kurduğu
belediyelere yardım edici bir kuruluştur
(Çoker,1997,s.35-38 ) .
4.1.3.İller Bankasının Yerel Yönetim Olma Özelliği
İller Bankası, amacı ve görevi itibariyle tamamen
bir yerel yönetim bankasıdır. Yerel yönetimlere hizmet sunmak için
kurulmuştur, yerel yönetimler dışında başka bir görevi yoktur.
Yasal niteliği ve başlangıçtaki kuruluş şekli de, özerk bir
kuruluş olarak, yerel yönetimlerin altyapı sorunlarını gidermek
amacıyla kurulduğunu göstermektedir. Bankanın yerel niteliğini
belirleyen bir diğer unsur da kullandığı kaynaklarının ve
sermayesinin hemen hemen tamamının yerel yönetimlerden gelmesidir.
1995 yılı itibariyle Banka sermayesinin %75’i yerel yönetimlerden
gelmektedir. Bunun %65’i belediyelerden, %5.5’i İl Özel İdarelerinden
ve %4.5’i de köy idarelerinden kaynaklanmaktadır. Banka
sermayesi büyük ölçüde, yerel yönetimlerden alınan hisselerden
oluşmaktadır. Banka sermayesinin %25’ini oluşturan Belediyeler
Fonu da, aslında 2380 sayılı kanunla yerel yönetimlere tahsis
edilmiştir bir paydan ayrıldığına göre, Banka sermayesinin tümü
yerel kaynaklı denilebilir.
Bankanın yatırım kaynaklarını da Belediyeler Fonu ile öz
kaynaklar yani, İller Bankası’nın kendi çalışmalarıyla elde
ettiği kaynaklar oluşturmaktadır. Belediye katkı payı ise, yine
1995 yılı itibariyle %8’dir. Eskiden Hazine yardımları bu yüzdelere
girecek kadar anlam ifade ederken, son yıllarda tamamen kesilmiş
aksine, Hazine İller Bankası’nın yasal kaynaklarına el koyarak,
Belediye Fonlarından kesintiler yapmayı sürdürmüş ve halen de sürdürmektedir.
Görüldüğü üzere İller Bankası’nın kullandığı kaynaklar
da tamamen yerel yönetim kaynaklıdır. Bu nedenlerle İller Bankası
yerel yönetim bankası niteliğindedir.
4.1.4. İller Bankasının Yerel Yönetim Reformu İle İlişkisi
Günümüzde
İller Bankası teknik hizmetlere ağırlık vermekte ve her konuya bu
açıdan yaklaşmaktadır. Teknik hizmetler banka bünyesi içinde yer
lamalı fakat bunun yanında bankacılık ve finansman hizmetleri de
önemsenmelidir.
İller
Bankasının en önemli kaynağı Belediyeler Fonudur. Mesela, 1991 yılında
yatırımlarının %87’si bu fondan karşılanmıştır. Dolayısıyla
bu fonun İller Bankası açısından önemi son derece büyüktür.
buna karşılık son yıllarda fon gelirlerinde reel azalmalar hızla
sürmektedir. Ayrıca Bütçe vergi hasılatının %3’ü Belediye
Fonu olarak İller Bankasına verilmesi gerekirken uygulamada bu
fondan büyük kesintiler yapılmakta ve buradan Hazine ihtiyaçlarına
aktarılmaktadır. Bu kesintiler 1991’de %39, 1992’de %44,
1993’te %60, 1994’te %75 ve 1995’te %91’e çıkmıştır.1995
yılı itibariyle, 26.4 trilyonluk fon gelirlerinden İller Bankası’na
sadece 2.5 trilyonluk bir pay verilmiştir. Böylece Belediyeler
Fonunun yatırımlardaki payı yıllar itibariyle hızlı bir düşüş
göstermiştir. Yatırımların azalmasıyla da Banka açısından
verimsizlik büyük ölçüde artmıştır. Mesela, 1987-1992 yılları
arasında gider yüzdeleri %6’dan %38’e çıkmış, buna karşılık
üretim yüzdesi %94’ten %61’e inmiştir. Aynı süre içinde
giderlerin gelirlere oranı ise %36’dan %98’e yükselmiştir.
İller
Bankası’nın bu duruma düşmesinin tek nedeni, Bankanın yasal
kaynaklarının, yasal olmayan bir biçimde kurutulmasıdır. Bunları
önlemenin yolu da Belediyeler Fonunda, bazıları yasalarla bazıları
da yasalara aykırı olarak yapılan kesintilerin kaldırılması ve
fon kaynaklarının İller Bankası çalışmalarına aktarılmasıdır.
Bütün bu öneriler doğrultusunda İller Bankasının yeniden yapılandırılması
öngörülmekte ve bu da büyük
ölçüde yerel yönetim reformuna bağlanmaktadır. Bunun yerel yönetim
reformuna bağlanmasının üç nedeni bulunmaktadır. Bunlar;
1) İller Bankası reformu, ve saye ten arındırılmış,büyük
ölçüde yerel yönetimlerin etkin olduğu ,gerçek anlamda özerk
bir kuruluş öngörmektedir. fakat, etkili ve verimli bir çalışmanın
gerektirdiği yapısal bir reformu henüz tamamlayamamış bir yerel yönetim
sisteminin, etkili ve verimli çalışacak özerk bir banka yönetimini
sağlayıp sağlayamayacağı şüphelidir.
2)İller
Bankası kaynak yetersizliği nedeniyle mali güç yetersizliği içindedir.
Yerel yönetimleri yeterli mali güce kavuşturmadan bankanın yeterli
kredi verme ve yatırım yapma gücünü arttırma olanağı yoktur.
İller Bankası kredi ve yatırım faaliyetlerini daha ne kadar hibe
olarak geri ödemesiz yürütebilir? Yerel yönetimler para yada yatırım
olarak aldıkları krediyi geri ödeme gücüne kavuşturulmadan İller
Bankası sorunları halledilemez. Yerel yönetimlerin kendi sorumluluk
alanlarında kaynak yaratma gücüne kavuşturulmalar, İller Bankası’nı
da olumlu etkileyecektir.
3)
Yerel yönetimlerde yapılacak yapısal bir değişiklik İller Bankası’nın
yapısını ve çalışmalarını etkileyecektir. Bu gün merkezi yönetim
tarafından, il ve ilçelerdeki bakanlıklar örgütü aracılığı
ile yürütülen , yerel nitelikli kamu hizmetlerinin büyük bir bölümünün
il ve yeni kurulacak ilçe özel idarelerine devredilmesi gündemdedir.
İl ve ilçe özel idarelerinin kırsal yörenin beldesel
hizmetlerinden sorumlu olması, onların İller Bankasıyla olan ilişkilerini
artıracak, İller Bankası da kendi teşkilatını, bu yeni yerel yönetim
görevlerinin gereksinimlerine göre yeniden yapılandırmayı düşünecektir.
Görüldüğü
üzer,yerel yönetimlerle İller Bankası arasında, birbirlerini
etkileme açısından büyük bir yakınlık vardır. Gelişmiş,
kaynak yarata bilen, iyi organize olmuş, özerk bir yerel yönetim
sistemi, verimli ,etkili ve ekonomik çalışan bir bankanın ortaya
çıkmasında yardımcı olur. Aynı şekilde, gelişmiş bir iller
bankası da , yerel yönetimlerin gelişmesine ve her türlü ihtiyacının
giderilmesine büyük katkı sağlar. İller Bankasın da yapılacak
bir reform, yerel yönetim reformunun ayrılmaz bir parçası olacaktır.(age:42-45
)
|