|
Peki
bu bilinmezliği nasıl aşabiliriz? Bu bilinmezlik, esasında belki
farkında değiliz; ama bize birçok şey kaybettiriyor; yolsuzluktan
kaybettiriyor, kaynakların kötü kullanımından kaybettiriyor, doğru
politikalar üretilememesinden kaynaklanıyor. Doğru politika üretilmesinin,
şeffaflığı sağlamanın, yolsuzluğu engellemenin güvencesi, güncel,
güvenilir, kolayca sorgulanabilir, erişilebilir bir bilgiye sahip
olmak ve biz bu bilgiye yerel bilgi sayesinde sahip olma hedefiyle
yola çıktık. Bu proje kapsamında tüm yerel yönetim birimleriyle
ilgili, köy dahil, belediyeler, il özel idarelerine ait işletme, şirket
ve vakıflara ilişkin kurumsal bilgiler ve bunlar tarafından yürütülen
hizmetlere ilişkin bilgileri toplamayı hedefliyoruz. Bunlar neler?
Tabii burada sadece başlık altında verdik; ama mesela araç ve iş
makineleri babında ne kadar detaya indiğimizden bahsedebilirim. Örneğin
bir belediyedeki greyder; bu greyder kaç model, hangi kapasiteye
sahip, nasıl temin edilmiş, hibeyle mi, bu detaylı veriye ulaşmayı
hedefliyoruz. Soru gelirse belki diğerlerinde de; yani su, kanal, arıtma
ve çöp hizmetleriyle ilgili gerçekten Türkiye’de hiçbir kuruluşta
var olmayan bilgileri toplamayı hedefliyoruz.
Bunu
nasıl yapacağız? Zaten Yerel Net’te bir adım atmıştık, Yerel
Net’te talip olan belediyelerin kullanıcı adı ve şifreler yollanılmıştı.
Proje başladıktan sonra biz, Türkiye’deki tüm yerel yönetim
birimlerine, köy hariç, kullanıcı adı ve şifreler dağıttık;
il özel idareleri, birlikler, il mahalli idare müdürlükleri ve
belediyeler. Yani şu an yaklaşık 4 bin 200 civarında kullanıcımız
var. Bu verileri topladıktan sonra, biraz önce arkadaşım Yerel
Net’te gösterdiği biçimde; fakat burada valilerin, kaymakamların
kendi bölgelerini görebilecekleri şekilde kullanacakları bir veri
tabanı oluşturmayı hedefliyoruz ve bu verilerden uygun görülenleri
ki sanıyorum yüzde 90’dan fazlası halkın kullanımına açık
olacak.
Projeyle
ilgili çeşitli basın organlarında haber yer aldı. Bu başlık,
bizi hem sevindiren, hem de üzen bir başlık, daha doğrusu kaygılandıran
bir başlık. Sevindiren yönü; biliyorsunuz MERNİS çok büyük bir
proje, korkunç maliyetli bir proje, hedefi çok büyük olan bir
proje. Bu da bizi üzen yanı yahut kaygılandıran yanıydı; yanılmıyorsam
1972’de başladı ve sonuçlarını –kimlik numaralarının dağıtılması-
bu sene yahut geçen sene almaya başladık. Bizim 20 sene bekleyecek
bir durumumuz yok, biz bu projeyi sadece 18 ay içerisinde bitirmeyi
hedefliyoruz ve bitirebileceğimize de inanıyoruz. Şu an veri tabanını
oluşturduk,
il durum raporlarını panelimizin başlangıcında Sayın Birgül
Ayman Güler sunmuştu; hangi belediyeler kiminle çalışıyorlar,
hangilerinde bilgisayar var diye, bu eksiklikleri saptadık ve şu
anda tümüyle il özel idarelerinde bilgisayar olduğun saptadık. İçişleri
Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü, şu an il mahalli
idare müdürlüklerindeki eksiklikleri tamamlama aşamasında; şu an
donanım ve personel eksiklikleri tamamlanıyor, veri giriş ekranlarını
oluşturma aşamasındayız.
Şu
an üçüncü üç aylık döneme geçtik; projenin 4 Nisanda protokolü
imzalandı, ondan sonra hem Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü,
hem de TODAİE içerisinde görevlendirmeler, donanım sağlanması ve
yazılım planlaması yapıldı.
Biraz
önce “Bu veriler hiçbir kamu kurumunda yok” demiştim; bazıları
var, eksik de olsa, hatalı da olsa, bazı kamu kurumlarında var ve
onlarla iletişime geçtik, o bilgileri aldık. Dolayısıyla veri
giriş ekranları, belediyelerin ya da yerel yönetim birimlerinin karşısına
çıktığında bazı verileri dolu görecekler, yani onları bir daha
girmeleri gerekmeyecek, ki bu bizim Yerel Net’te topladığımız
bilgiler de dahil.
1
Haziranda bir vali yardımcıları toplantısı yaptık, 81 il vali
yardımcıları Ankara’ya geldi, onlara proje hakkında bilgi
verdik, nasıl yürüyeceğini söyledik ve bundan sonra da bu eğitim
toplantılarını artık Ankara’da değil de bölge bazında illeri
toplayarak yapmayı düşünüyoruz.
İkinci
üç aylık dönemde ise, temmuz-ekim aylarında ise bu formların
geri dönüşleri devam etti. Dediğim gibi belediyelerde sadece şu
an 40 eksiğimiz falan olması lazım; 1050 birliği ulaştık, il
mahalli idare müdürlükleriyle özel idarelerinde herhangi bir
sorunumuz yok. Köylerin verilerini ise il mahalli idare müdürlüklerinin
girmesini düşünüyoruz, o yüzden
de orada çok sıkıntımız
yok. Gerçekleştirilecek aşamalar, yani bu üçüncü üç
aylık dönemde yapmayı hedeflediklerimiz; yedi tane öncü il
belirledik, bu iller bölgesel olarak belirlendi, yani Türkiye’nin
yedi bölgesinde birer öncü il var. Bu öncü iller hem bölgesel
olarak, hem de varolan donanımları Internet’e bağlılıkları yüksek
olan iller arasından seçildi ve bu iller, projenin ileriki aşamalarında
kendi bölgelerindeki illere rehberlik edecekler. 2002 yılı başında
da bu veri setinin tüm Türkiye’ye açılmasını düşünüyoruz
ve biraz önce söylediğim gibi, eğitim toplantıları devam edecek.
Yerel
Bilgiyle ne kazanacağız? Yerel Bilgiyle politika üretme, planlama,
eşgüdüm ve karar verme sürecine etkili bir destek sunacak, yerel yönetimler
arasında işbirliği olanaklarını arttıracak ve halkın yerel yönetimlerle
ilgili bilgilere rahatça erişmesini sağlayacak bir veri tabanı oluşturacağız,
amacımız bu. Bunu nasıl yapacağız? Ek yüksek harcamalara yol açmadan,
Yerel Net’te kullanılan –ki biraz sonra Nevzat arkadaşım detayını
verecek- fri yazılımlar kullanılarak varolan teknik yapı; yani
Internet teknolojisini kullanacağız ve bu sayede erişimi kolay, sürekli
güncellenen ve güvenilir bir veri tabanı oluşturmayı
hedefliyoruz.
Proje
bütçesini siz sormadan ben söyleyeyim, dolar bazında da
verebilirim: Proje 4 Nisanda imzalandı, şubat ayında görüşmeler
yapılmıştı; o dönemde 72 milyar lira olarak bağlandı, sonra
server alımını da işin içine katarak bunu 75’e çıkardık. Bu
para, o dönemde yaklaşık 100 bin dolara geliyordu, krizle birlikte
bu para 75 bin dolara düştü; bugün hesapladım, 48 bin dolar civarında.
Belki gelecek yıl birazcık kaynağa ihtiyacımız olabilir; ama şu
aşamada bile varolan kaynakla büyük iş başardık. Tabii İçişleri
Bakanlığının büyük ağ yapısı ve bu projeye olan ilgisi, gerçekten
illerden büyük bir destek gördük, hatta biraz önce panelden önce
bir ilimizin vali yardımcısı aradı, birtakım teknik sorunları
sordu. Başaracağımıza inanıyoruz.
Teşekkür
ederim.
NEVZAT
BİLEN-
Öncelikle hepinize “hoş geldiniz” diyorum.
Proje
hazırlıkları Nisan 2001’de başlıyor, aşağı yukarı bir 2 yıl
2 aylık bir inceleme ve web tabanlı bir çözümle klein server
tabanlı bir çözümün karşılaştırılması yapıldıktan sonra,
son 4 aydır yazılımın geliştirilmesiyle uğraşıyoruz ve şu son
4 ay sonunda da yüzde 90 küsur ile yazılımın bitmiş olduğunu söyleyebiliriz;
yani şu aşamada bile çok ufak tefek ayrıntılar dışında bu çapta
bir yazılımın -ki az sonra ayrıntılarını daha iyi
anlayabiliriz- bitmiş olduğunu söyleyebiliriz.
Yazılımın
hazırlanmasından önce Türkiye-Ortadoğu Amme İdaresi Yerel Yönetimler
Araştırma Merkezinin bizden yazılımların neler yapabilmesi
gerektiğine ilişkin birtakım beklentileri vardı. Birinci beklenti,
farklı kategorideki bilgileri toplamak için kullanılan veri
setlerinin gelişen koşullara ve ihtiyaçlara göre tanımlanabilmesi.
Bu ne demek; yani baştan 150 tane veri setimiz var, bunlara veriler
girilecek denilmeyecek, örneğin olağanüstü bir şey olduğu zaman
yeni bir veri seti sisteme tanıtılabilecek. O yüzen biz hiçbir
zaman “veri setleri şöyle olacak, böyle olacak” diye uğraşmadık.
Projelerin
veri setleri girilme aşamasında, verilerin tutulabileceği hiçbir
kablo olmadan teslim ediliyor; zaten her veri seti oluşturuldukça
tablolar oluşuyor, veri tabanı o şekilde zenginleşiyor. Bir diğeri,
verinin sahada bizzat veriyi oluşturan kişi ve kurum tarafından
girilmesi, bu da verilerin güvenilirliğini sağlamak açısından en
önemli bir etken. Yani şu anki kamu projelerinde olsun veya alışılagelen
veri toplama yöntemlerinde olsun, en büyük sorun, veriyi bir kamu
kurumu çalışanının girmesiydi, daha doğrusu veri ihtiyacı duyan
kamu kurumun çalışanının girmesiydi. Bu nedenle bunu da engellemiş
oluyoruz; veri belediyede üretiliyorsa, o belediye çalışanı
girecek. Verileri girecek kullanıcıların hangi periyotlarda, hangi
veri setleri cevaplayacaklarının belirlenebilmesi; burada da veri
setlerinin bir defalık sorulmadığını söylemek istiyoruz. Örneğin
bir bütçeyle ilgili birtakım veri setlerinin periyotları, üçer
aylık, altı aylık veya bir yıllık olabilir, her üç ay sonunda o
veri seti tekrar tekrar cevaplanmak zorunda.
Yazılımın
bir diğer beklenen özelliği, esnek sorgulama ve kullanıcı tanımlı
raporlama imkânı. Bu neden gerekiyor? Verilerin aşağı yukarı nasıl
değerlendirileceği biliniyor; fakat birçok kamu kurumunun uzmanlarının
bundan yararlanması, hatta yerine göre halkın bizzat bundan
yararlanması nedeniyle sadece esnek sorgulama ve kullanıcı tanımla
raporlama yapabilmesi üzerine yoğunlaştık. Bir de en sonunda
-tabii bu belki daha da işi önemli kılıyor- istenilen
verilerin web üzerinden herkese açılabilmesi. Bu istenilen derken,
belirli güvenlik amacı veya başka bir amaçla sakıncası olmayan
verilerin herkesi ilgilendirdiğini düşündüğümüz için, herkese
açılabilmesi de çok önemli bir karar.
Yazılımdan
teknik olarak bu beklentilerin dışında, bir de maliyet beklentileri
var; yönetim amaçlı donanım maliyeti, yani ekstrada başka başka
server’ler, başka başka PC’ler, yönetim amaçlı sorgulama yapılacak
diye birkaç tane PC’ye ihtiyaç olmaması, sorgulamaların her türlü
yönetim çalışmasının tamamen donanımdan bağımsız olarak yürüyebilmesi
bekleniliyor. Kullanıcı, veri tabanına erişirken herhangi bir
maliyet, yani olacaksa bile minimum olacak; zaten Internet tabanlı
bir çözüme geçildiği için böyle bir maliyetten de bahsetmek, en
azından projeyi yürütücü kurum açısından maliyetten bahsetmek
gereksiz. Minimum kullanıcı ve donanım, yazılım maliyeti; yani
siz yeni kurulacak her belediyeye ekstra bir yazılım yüklemeyeceksiniz,
82 nci bir il oluşturulduğu zaman o ildeki birçok yerel yönetime
veya merkezi, mahalli idareler il müdürlüğünün bulunduğu yere
tekrar aynı yazılım yüklemeyeceksiniz, herhangi bir yazılım yüklemesi
söz konusu olmayacak.
|
|