Sayfa 1 Sayfa 2 Sayfa 3 Sayfa 4 Sayfa 5 Sayfa 6 Sayfa 7 Sayfa 8

Peki bu bilinmezliği nasıl aşabiliriz? Bu bilinmezlik, esasında belki farkında değiliz; ama bize birçok şey kaybettiriyor; yolsuzluktan kaybettiriyor, kaynakların kötü kullanımından kaybettiriyor, doğru politikalar üretilememesinden kaynaklanıyor. Doğru politika üretilmesinin, şeffaflığı sağlamanın, yolsuzluğu engellemenin güvencesi, güncel, güvenilir, kolayca sorgulanabilir, erişilebilir bir bilgiye sahip olmak ve biz bu bilgiye yerel bilgi sayesinde sahip olma hedefiyle yola çıktık. Bu proje kapsamında tüm yerel yönetim birimleriyle ilgili, köy dahil, belediyeler, il özel idarelerine ait işletme, şirket ve vakıflara ilişkin kurumsal bilgiler ve bunlar tarafından yürütülen hizmetlere ilişkin bilgileri toplamayı hedefliyoruz. Bunlar neler? Tabii burada sadece başlık altında verdik; ama mesela araç ve iş makineleri babında ne kadar detaya indiğimizden bahsedebilirim. Örneğin bir belediyedeki greyder; bu greyder kaç model, hangi kapasiteye sahip, nasıl temin edilmiş, hibeyle mi, bu detaylı veriye ulaşmayı hedefliyoruz. Soru gelirse belki diğerlerinde de; yani su, kanal, arıtma ve çöp hizmetleriyle ilgili gerçekten Türkiye’de hiçbir kuruluşta var olmayan bilgileri toplamayı hedefliyoruz.

Bunu nasıl yapacağız? Zaten Yerel Net’te bir adım atmıştık, Yerel Net’te talip olan belediyelerin kullanıcı adı ve şifreler yollanılmıştı. Proje başladıktan sonra biz, Türkiye’deki tüm yerel yönetim birimlerine, köy hariç, kullanıcı adı ve şifreler dağıttık; il özel idareleri, birlikler, il mahalli idare müdürlükleri ve belediyeler. Yani şu an yaklaşık 4 bin 200 civarında kullanıcımız var. Bu verileri topladıktan sonra, biraz önce arkadaşım Yerel Net’te gösterdiği biçimde; fakat burada valilerin, kaymakamların kendi bölgelerini görebilecekleri şekilde kullanacakları bir veri tabanı oluşturmayı hedefliyoruz ve bu verilerden uygun görülenleri ki sanıyorum yüzde 90’dan fazlası halkın kullanımına açık olacak.

Projeyle ilgili çeşitli basın organlarında haber yer aldı. Bu başlık, bizi hem sevindiren, hem de üzen bir başlık, daha doğrusu kaygılandıran bir başlık. Sevindiren yönü; biliyorsunuz MERNİS çok büyük bir proje, korkunç maliyetli bir proje, hedefi çok büyük olan bir proje. Bu da bizi üzen yanı yahut kaygılandıran yanıydı; yanılmıyorsam 1972’de başladı ve sonuçlarını –kimlik numaralarının dağıtılması- bu sene yahut geçen sene almaya başladık. Bizim 20 sene bekleyecek bir durumumuz yok, biz bu projeyi sadece 18 ay içerisinde bitirmeyi hedefliyoruz ve bitirebileceğimize de inanıyoruz. Şu an veri tabanını oluşturduk,  il durum raporlarını panelimizin başlangıcında Sayın Birgül Ayman Güler sunmuştu; hangi belediyeler kiminle çalışıyorlar, hangilerinde bilgisayar var diye, bu eksiklikleri saptadık ve şu anda tümüyle il özel idarelerinde bilgisayar olduğun saptadık. İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü, şu an il mahalli idare müdürlüklerindeki eksiklikleri tamamlama aşamasında; şu an donanım ve personel eksiklikleri tamamlanıyor, veri giriş ekranlarını oluşturma aşamasındayız.

Şu an üçüncü üç aylık döneme geçtik; projenin 4 Nisanda protokolü imzalandı, ondan sonra hem Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü, hem de TODAİE içerisinde görevlendirmeler, donanım sağlanması ve yazılım planlaması yapıldı.

Biraz önce “Bu veriler hiçbir kamu kurumunda yok” demiştim; bazıları var, eksik de olsa, hatalı da olsa, bazı kamu kurumlarında var ve onlarla iletişime geçtik, o bilgileri aldık. Dolayısıyla veri giriş ekranları, belediyelerin ya da yerel yönetim birimlerinin karşısına çıktığında bazı verileri dolu görecekler, yani onları bir daha  girmeleri gerekmeyecek, ki bu bizim Yerel Net’te topladığımız bilgiler de dahil.

1 Haziranda bir vali yardımcıları toplantısı yaptık, 81 il vali yardımcıları Ankara’ya geldi, onlara proje hakkında bilgi verdik, nasıl yürüyeceğini söyledik ve bundan sonra da bu eğitim toplantılarını artık Ankara’da değil de bölge bazında illeri toplayarak yapmayı düşünüyoruz.

İkinci üç aylık dönemde ise, temmuz-ekim aylarında ise bu formların geri dönüşleri devam etti. Dediğim gibi belediyelerde sadece şu an 40 eksiğimiz falan olması lazım; 1050 birliği ulaştık, il mahalli idare müdürlükleriyle özel idarelerinde herhangi bir sorunumuz yok. Köylerin verilerini ise il mahalli idare müdürlüklerinin girmesini düşünüyoruz, o yüzden  de orada çok sıkıntımız  yok. Gerçekleştirilecek aşamalar, yani bu üçüncü üç aylık dönemde yapmayı hedeflediklerimiz; yedi tane öncü il belirledik, bu iller bölgesel olarak belirlendi, yani Türkiye’nin yedi bölgesinde birer öncü il var. Bu öncü iller hem bölgesel olarak, hem de varolan donanımları Internet’e bağlılıkları yüksek olan iller arasından seçildi ve bu iller, projenin ileriki aşamalarında kendi bölgelerindeki illere rehberlik edecekler. 2002 yılı başında da bu veri setinin tüm Türkiye’ye açılmasını düşünüyoruz ve biraz önce söylediğim gibi, eğitim toplantıları devam edecek.

Yerel Bilgiyle ne kazanacağız? Yerel Bilgiyle politika üretme, planlama, eşgüdüm ve karar verme sürecine etkili bir destek sunacak, yerel yönetimler arasında işbirliği olanaklarını arttıracak ve halkın yerel yönetimlerle ilgili bilgilere rahatça erişmesini sağlayacak bir veri tabanı oluşturacağız, amacımız bu. Bunu nasıl yapacağız? Ek yüksek harcamalara yol açmadan, Yerel Net’te kullanılan –ki biraz sonra Nevzat arkadaşım detayını verecek- fri yazılımlar kullanılarak varolan teknik yapı; yani Internet teknolojisini kullanacağız ve bu sayede erişimi kolay, sürekli güncellenen ve güvenilir bir veri tabanı oluşturmayı hedefliyoruz.

Proje bütçesini siz sormadan ben söyleyeyim, dolar bazında da verebilirim: Proje 4 Nisanda imzalandı, şubat ayında görüşmeler yapılmıştı; o dönemde 72 milyar lira olarak bağlandı, sonra server alımını da işin içine katarak bunu 75’e çıkardık. Bu para, o dönemde yaklaşık 100 bin dolara geliyordu, krizle birlikte bu para 75 bin dolara düştü; bugün hesapladım, 48 bin dolar civarında. Belki gelecek yıl birazcık kaynağa ihtiyacımız olabilir; ama şu aşamada bile varolan kaynakla büyük iş başardık. Tabii İçişleri Bakanlığının büyük ağ yapısı ve bu projeye olan ilgisi, gerçekten illerden büyük bir destek gördük, hatta biraz önce panelden önce bir ilimizin vali yardımcısı aradı, birtakım teknik sorunları sordu. Başaracağımıza inanıyoruz.

Teşekkür ederim.

NEVZAT BİLEN- Öncelikle hepinize “hoş geldiniz” diyorum.

Proje hazırlıkları Nisan 2001’de başlıyor, aşağı yukarı bir 2 yıl 2 aylık bir inceleme ve web tabanlı bir çözümle klein server tabanlı bir çözümün karşılaştırılması yapıldıktan sonra, son 4 aydır yazılımın geliştirilmesiyle uğraşıyoruz ve şu son 4 ay sonunda da yüzde 90 küsur ile yazılımın bitmiş olduğunu söyleyebiliriz; yani şu aşamada bile çok ufak tefek ayrıntılar dışında bu çapta bir yazılımın -ki az sonra ayrıntılarını daha iyi anlayabiliriz- bitmiş olduğunu söyleyebiliriz. 

Yazılımın hazırlanmasından önce Türkiye-Ortadoğu Amme İdaresi Yerel Yönetimler Araştırma Merkezinin bizden yazılımların neler yapabilmesi gerektiğine ilişkin birtakım beklentileri vardı. Birinci beklenti, farklı kategorideki bilgileri toplamak için kullanılan veri setlerinin gelişen koşullara ve ihtiyaçlara göre tanımlanabilmesi. Bu ne demek; yani baştan 150 tane veri setimiz var, bunlara veriler girilecek denilmeyecek, örneğin olağanüstü bir şey olduğu zaman yeni bir veri seti sisteme tanıtılabilecek. O yüzen biz hiçbir zaman “veri setleri şöyle olacak, böyle olacak” diye uğraşmadık.

Projelerin veri setleri girilme aşamasında, verilerin tutulabileceği hiçbir kablo olmadan teslim ediliyor; zaten her veri seti oluşturuldukça tablolar oluşuyor, veri tabanı o şekilde zenginleşiyor. Bir diğeri, verinin sahada bizzat veriyi oluşturan kişi ve kurum tarafından girilmesi, bu da verilerin güvenilirliğini sağlamak açısından en önemli bir etken. Yani şu anki kamu projelerinde olsun veya alışılagelen veri toplama yöntemlerinde olsun, en büyük sorun, veriyi bir kamu kurumu çalışanının girmesiydi, daha doğrusu veri ihtiyacı duyan kamu kurumun çalışanının girmesiydi. Bu nedenle bunu da engellemiş oluyoruz; veri belediyede üretiliyorsa, o belediye çalışanı girecek. Verileri girecek kullanıcıların hangi periyotlarda, hangi veri setleri cevaplayacaklarının belirlenebilmesi; burada da veri setlerinin bir defalık sorulmadığını söylemek istiyoruz. Örneğin bir bütçeyle ilgili birtakım veri setlerinin periyotları, üçer aylık, altı aylık veya bir yıllık olabilir, her üç ay sonunda o veri seti tekrar tekrar cevaplanmak zorunda.

Yazılımın bir diğer beklenen özelliği, esnek sorgulama ve kullanıcı tanımlı raporlama imkânı. Bu neden gerekiyor? Verilerin aşağı yukarı nasıl değerlendirileceği biliniyor; fakat birçok kamu kurumunun uzmanlarının bundan yararlanması, hatta yerine göre halkın bizzat bundan yararlanması nedeniyle sadece esnek sorgulama ve kullanıcı tanımla raporlama yapabilmesi üzerine yoğunlaştık. Bir de en sonunda     -tabii bu belki daha da işi önemli kılıyor- istenilen verilerin web üzerinden herkese açılabilmesi. Bu istenilen derken, belirli güvenlik amacı veya başka bir amaçla sakıncası olmayan verilerin herkesi ilgilendirdiğini düşündüğümüz için, herkese açılabilmesi de çok önemli bir karar.

Yazılımdan teknik olarak bu beklentilerin dışında, bir de maliyet beklentileri var; yönetim amaçlı donanım maliyeti, yani ekstrada başka başka server’ler, başka başka PC’ler, yönetim amaçlı sorgulama yapılacak diye birkaç tane PC’ye ihtiyaç olmaması, sorgulamaların her türlü yönetim çalışmasının tamamen donanımdan bağımsız olarak yürüyebilmesi bekleniliyor. Kullanıcı, veri tabanına erişirken herhangi bir maliyet, yani olacaksa bile minimum olacak; zaten Internet tabanlı bir çözüme geçildiği için böyle bir maliyetten de bahsetmek, en azından projeyi yürütücü kurum açısından maliyetten bahsetmek gereksiz. Minimum kullanıcı ve donanım, yazılım maliyeti; yani siz yeni kurulacak her belediyeye ekstra bir yazılım yüklemeyeceksiniz, 82 nci bir il oluşturulduğu zaman o ildeki birçok yerel yönetime veya merkezi, mahalli idareler il müdürlüğünün bulunduğu yere tekrar aynı yazılım yüklemeyeceksiniz, herhangi bir yazılım yüklemesi söz konusu olmayacak.