|
“Veri
tabanı yönetim maliyeti.” Burada kastedilen, yeni veri setlerinin
açılması olabilir, yani veri tabanıyla ilgili her türlü, hem
servis amaçlı, hem de yönetsel amaçlı işlemlerin herhangi bir
maliyeti olsa bile çok düşük olacak. Yani bunları oluşturabilecek
şekilde baştan o şekilde bir konuşulma oldu, daha doğrusu bizim
de zaten düşündüğümüz buydu. Minimum genişleme maliyeti
olacak, yani eklenen her kullanıcı için herhangi bir maliyet söz
konusu olmamalı, az önce biraz bahsettik bundan. Tabii bu genişleme
maliyetinden kastedilen bir de şu var: Biz, şu anda aşağı yukarı
10 civarındaki kullanıcı profilinden veri toplanacak, bu daha da
artabilir. Mesela şu anda örneğin şehirlerdeki mahalle muhtarlarının
herhangi bir veri toplaması söz konusu değil, ileride bu da
eklenmesi gerekirse onun herhangi bir maliyeti olmamalı. Yeni kullanıcıyı
zaten anlattık, belediye sayısı artabilir veyahut da diğer yerel yönetim
kullanıcı sayısı artabilir, bunun herhangi bir maliyet getirmemesi
gerekiyordu. İşte bu aşamada klein server tabanlı tabanlı çözümle
web tabanlı çözümün bir karşılaştırmasını yapma gereği
ortaya çıktı. “Bu neden ortaya çıktı” diye sorabilirsiniz;
-zaten bunun Internet tabanlı olacağı belli- çünkü kamu kurumlarında
alışılagelen şekilde hep klein server tabanlı projeler yapılmış.
Bu belki de ilk web tabanlı, bu çaptaki bir projenin ilk örneği.
Tabii
bu karşılaştırmaları yaparken, birçok detay var; en basitinden
en başta bu zorunluluklar nelerdir, yani olmazsa olmaz koşullar
nelerdir, bunların üzerine bir netleştirme yapmaya çalıştık.
Sonucu ve istemci mimarisinin yöneticiler ve kullanıcılar için ayrı
yazılımların üretilmesi gerekiyordu, veri tabanlı erişim için tüm
uçlara kiralık hatların tesisi gerekiyordu. Bizim bu projemizde
bunun zaten olanaksız olduğu; yani en basitinden her ile çekersiniz,
ama her belediyede yapma şansınız yok. İstemci ve yazılımların
tüm kullanıcı uçlara yüklenmesi gerekiyordu; yani her belediyeye
bir destek amaçlı teknik elemanlar gidecek, yazılım yükleyecek,
bu zaten başta bizi hep olumsuzlaştıran noktalardan biri. Kullanıcılara
proje yaşamı süresince eğitim ve destek sağlanması; yani proje
ilk başta kurdunuz, eğer o projenin yaşamasını istiyorsanız, dönem
dönem veyahut da sorunlar çıktığında oraları ziyaret edecek
teknik destek ekibinizin olması gerekli. Tabii bir de en başta birçok
kişiyi eğitebilmeniz gerekiyor.
Tabii
bu, klein server tabanlı uygulamanın teknik boyutu, bir de mali
boyutundan bahsetmek gerekir. Yüksek donanım maliyeti; ne kadar iyi
klayn server tabanlı bir proje yapmak istiyorsanız, paraya kıyacaksınız,
yani sonsuz para harcayabiliyor olmanız lazım. Yüksek ağ maliyeti,
sizin bu çözümden yararlanabilecek hemen hemen her kullanıcının
öncelikle bu ağa bir şekilde erişebiliyor olması lazım. Kullanıcı
eğitimi maliyeti, klein server tabanlı bir uygulama; ki herhangi bir
diğer uygulamadan farkı yok, yani bir Word’ü insanların öğrenmesi
gerekiyorsa, bu uygulamayı da öğrenmeleri gerekiyor. Bir de az önce
yine bahsettiğimiz işin mali boyutu; yani merkeze ve uçlara destek
konusunun maliyeti.
Web
tabanlı uygulama için bazı netleştirmeler yapılması gerektiği
ortaya çıktı. Biz “Bir web tabanlı uygulama için zorunluluklar
nelerdir” diye baktık; sunucu ve kurumsal Internet bağlantısı...
Zaten Yerel Yönetimler Araştırma Merkezinin TODAİ’de bir sunucu
parkı vardı ve zaten Ulak-Net’ten de o dönem 64’tü, ama şu
anda 128 .. bağlantısı vardı, bu da zaten o zaman ekstra bizim için
karşılanamayacak bir şey değildi. Web sayfası işlemci yazılımın
üretilmesi; yani PP veya ASP dediğimiz web sayfası işlemcileriyle
bir yazılımın üretilmesi gerekiyordu, bu yapılacaktı. Internet
erişimine sahip kullanıcıların -zaten az önce hem Birgül hanım,
hem de Argun bey anlattı-önemli bir kısmının en azından erişime
sahip olabilecekleri ortaya çıktı; bir kısmının zaten Internet
bağlantısı var, bir kısmı da bu proje kapsamında kendilerine
iletildiğinde bunu sağlayabileceklerini ifade ettiler.
Web
tabanlı uygulamanın mali boyutuna bakıldığı zaman, düşük
donanım maliyeti; çünkü her ile örneğin ekstra bir server kurmanıza
gerek kalmıyor, sadece merkezi bir server’la bu işi
halledebiliyorsunuz. Sıfır ağ maliyeti; bu gerçekten sıfır, çünkü
zaten bir altyapı yapı var, Internet denilen bir ağ var, siz neden
bu ağı kullanmayasınız? Sıfır kullanıcı eğitimi maliyeti;
browser’ları öğretmek için herhangi bir eğitime ihtiyaç yok.
Zaten browser’dan ziyade, sayfanın tasarımı eğitime konusu
olabilir; ama onda da zaten her şey Türkçe, her şey açıklamalarıyla,
yardımlarıyla yapılacağı için, ona da gerek kalmadı. Bir de uçlara
herhangi bir destek maliyeti yok; çünkü uç diye bir kavram yok.
Web
tabanlı uygulamanın avantajlarını biraz netleştirecek olursak, sınırsız
kullanıcı bu sisteme erişebilir; yani herhangi bir sınır yok,
istediğiniz kadar kullanıcıyı sisteme dahil edebilirsiniz.
Mekân
bağımsız yönetimi ve kullanıcı gelişimi; yani yönetim bazında
da mekân bağımsızsınız, sunucunuzu bir binadan alıp başka bir
binaya götürebilirsiniz, ekstradan taşıyabileceğiniz herhangi bir
şey yok. Kullanıcı erişimi de yine aynı şekilde, o da mekân bağımsız;
örneğin bir belediyede Internet bağlantısı olmayabilir, ama o
belediye çalışanı, belki evinden bu işleri yapabilir. Engelsiz
bir şekilde genişleme şansınız var; yazılımı o şekilde
yaparsanız, daha doğrusu doğru bir web tabanlı yazılımla bu gerçekleşebiliyor.
Yani sizin normalde klein server mimarisinde her yere yazılım kurmanız
gerekirken; yazılımınız düzgünse, yeni tipteki kullanıcı
profilleri için, yazılım için ekstra bir şey yapmanıza gerek
kalmayacak.
Bir
de güvenlik konusu var; her yerde güvenlik sağlamaktansa, -aslında
bu biraz tartışmalı, ama- tek bir noktada güvenlik sağlayarak
veri tabanını güvenlik altına almış oluyorsunuz.
Biraz
bu avantajlara devam edecek olursak, donanım ve iletişim altyapısından
bağımsızlığı; yani donanım olarak siz falan marka sunucuya bağlı
değilsiniz, iletişim altyapısı olarak da Internet’te olduğunuz
için herhangi bir servis sağlayıcıdan bu işi sağlayabilirsiniz.
Açık
kaynak, toplu yazılım kullanma imkânı: Bu ne demek? Siz açık
kaynak kodlu yazılım kullanarak bir anlamda da projenizin aslında
hayatını güvence altına almış oluyorsunuz, firma bağımsız
hale geliyorsunuz; teknik destek konusunda sadece ağ firmasının çalışanlarının
desteğine değil, o işi bildiğiniz, düşündüğünüz veya o sınamayı
yapabilerek o işi bildiğini düşündüğünüz kişilerin desteğiyle
bu projenin yaşamasını sağlayabilirsiniz. Tabii bir de en önemlisi,
bunun klein server mimarisine göre karşılaştırıyoruz, daha az
proje başlangıç süresi ve işgücü, sonuçta 4 ay içinde yazılım
bitiyor ve uygulamaya başlanılıyor.
Bu
karşılaştırmalar yapıldıktan sonra bizim karşımıza çıkan en
büyük tercih nedenlerini şöyle sıralayalım: Birincisi, diğer
kamu projelerinde klein server tabanlı çözümlerde yaşanılan
olumsuzluklar, bir anlamda bizim aslında çözüm yönteminde bir
problem olduğunu gösterdi. Bir diğer neden, düşük sahip olma ve
işletme maliyeti; bu belki mali açıdan en büyük, özellikle kriz
ortamındayız. Bu tip işler yapılmasın mı, yapılsın; ama bu da
bir alternatif, böyle de yapılabilir. Bir de yüklenici bağımsız
genişleyebilirlik; işin yazılım sahibi olarak hem açık kaynak
burada kullanılması, bir de mimarinin tek bir firmaya bağlı
olmaması nedeniyle siz bunu daha sonra farklı farlı şekilde genişletebilirsiniz.
Yerel
Bilginin teknik yapısından bahsetmek gerekirse, az önce Hakan
arkadaşımızın bahsettiği tipik maesküel, PP, Apache ve Linux; standart,
herhangi bir web sitesi için neler gerekiyorsa, bizim için de
aynı şeyler gerekiyordu, bunlarla şimdi Yerel Bilgi çalışacak.
Yerel
Bilginin erişim açısından bakıldığı zaman, kullanıcıların
hangi tipte olduklarını şöyle bir sıralamaya çalışalım: Proje
yöneticisi, bu bir kişi veya bir daire başkanlığı veya bir birim
olabilir; proje sahibi ve yürütücü kurumların uzmanları, yani
TODAİ’nin ve İçişleri Bakanlığının ilgili birimlerinin
uzmanları; başka, ama konuyla ilgilenen kamu kurumlarının uzmanları,
örneğin DPT olabilir, Devlet İstatistik olabilir, bir de bizzat
veri girecek yerel yönetim kurumlarının çalışanları. Bir başka
şey, siyasal ve yönetsel karar vericiler; yani örneğin bir Meclis
Komisyonu veya bir milletvekili bizzat bundan yararlanabilir ve en önemlisi,
bu yapılanlar sadece bu bahsettiğim kullanıcılarla sınırlı değil,
halk tarafından da değerlendirilebilecek.
Veri
yapısının nasıl oluştuğuna ait biraz böyle çalışma prensibi
açısından bahsetmek gerekirse, veri seti ilgili uzmanlar tarafından
belirleniyor, “Biz şu şu şu konularda, şu tip sorulardan oluşan
bir veri toplamak istiyoruz” deniliyor, bu sisteme tanıtılıyor,
daha sonra veri girişini baştan alıyor. Veri girişi devam ederken,
ara değerlendirmeler yapılabilir; “Acaba soruyu mu yanlış
sorduk, neden insanlar yanlış cevaplandırıyorlar?” diye bir şey
oluşabilirse, hemen soru değiştirilebilir, o kişilere tekrar
cevaplaması istenebilir. Veri girişi bittiği anda raporlar tanımlanmış
ise, -zaten raporların tamamlanması veri girişi devam ederken yapılıyor-
hemen veri girişi kapanıyor ve değerlendirmeye alınıyor. Değerlendirme
de zaten anlık; veri girişi ne zaman bitti, değerlendirmeniz de o
zaman bitiyor, o şekilde düşünün. Eğer siz de herhangi bir sakınca
görmüyorsanız, ilgili kurum çalışanı herhangi bir sakınca görmüyorsa,
sonuçları halka açıklayabilir ve halk da tüm veri tabanına ulaşabilir
ya da bizzat sorgusu yapılmış sonucu görebilir.
Veri
setleri nasıl oluşuyor; az önce biraz bahsettik, günün koşulları
ve ihtiyaçları doğrultusunda oluşturuluyor, her veri seti
periyodik zaman dilimlerine sahip. Bu değişebilir; üç ay olabilir,
bir ay olabilir, bir yıl olabilir. Veri setinin yapısı ve ham içeriğine
web üzerinde ulaşılabiliyor.
Veri
seti grupları: Tanıtılan bir veri seti, aktif olmayanlar, kapalılar
ve açıklar diye üç grup halinde. Bu yönetici ekranıdır, yönetici
ekranında aktif olmayan veri setleri, henüz tanıtımı yapılmış
sisteme; fakat bir tabloya sahip değil. Kapalılar ise,
-şu anda mesela buradaki ekranımızda kapalı bir veri seti
yok- veri girişi tamamlanmış, veri girişi yapılmayacak; yani
raporlamada kullanılabilecek veri seti anlamına geliyor. Tabii bu şu
da olabilir: Bir aksilik çıktı, veri setini ani olarak iletişime
kesebilirsiniz; yani hiç kimse ona ulaşamaz, o tip bir amaçla da
kullanılabilir. Bir de açık veri setleri; ilgili kurumların
girdiklerinde,
sisteme login olduklarında, ekranlarında gördükleri veri
setleri.
|
|