Sayfa 1 Sayfa 2 Sayfa 3 Sayfa 4 Sayfa 5 Sayfa 6 Sayfa 7 Sayfa 8

 “Veri tabanı yönetim maliyeti.” Burada kastedilen, yeni veri setlerinin açılması olabilir, yani veri tabanıyla ilgili her türlü, hem servis amaçlı, hem de yönetsel amaçlı işlemlerin herhangi bir maliyeti olsa bile çok düşük olacak. Yani bunları oluşturabilecek şekilde baştan o şekilde bir konuşulma oldu, daha doğrusu bizim de zaten düşündüğümüz buydu. Minimum genişleme maliyeti olacak, yani eklenen her kullanıcı için herhangi bir maliyet söz konusu olmamalı, az önce biraz bahsettik bundan. Tabii bu genişleme maliyetinden kastedilen bir de şu var: Biz, şu anda aşağı yukarı 10 civarındaki kullanıcı profilinden veri toplanacak, bu daha da artabilir. Mesela şu anda örneğin şehirlerdeki mahalle muhtarlarının herhangi bir veri toplaması söz konusu değil, ileride bu da eklenmesi gerekirse onun herhangi bir maliyeti olmamalı. Yeni kullanıcıyı zaten anlattık, belediye sayısı artabilir veyahut da diğer yerel yönetim kullanıcı sayısı artabilir, bunun herhangi bir maliyet getirmemesi gerekiyordu. İşte bu aşamada klein server tabanlı tabanlı çözümle web tabanlı çözümün bir karşılaştırmasını yapma gereği ortaya çıktı. “Bu neden ortaya çıktı” diye sorabilirsiniz; -zaten bunun Internet tabanlı olacağı belli- çünkü kamu kurumlarında alışılagelen şekilde hep klein server tabanlı projeler yapılmış. Bu belki de ilk web tabanlı, bu çaptaki bir projenin ilk örneği. 

Tabii bu karşılaştırmaları yaparken, birçok detay var; en basitinden en başta bu zorunluluklar nelerdir, yani olmazsa olmaz koşullar nelerdir, bunların üzerine bir netleştirme yapmaya çalıştık. Sonucu ve istemci mimarisinin yöneticiler ve kullanıcılar için ayrı yazılımların üretilmesi gerekiyordu, veri tabanlı erişim için tüm uçlara kiralık hatların tesisi gerekiyordu. Bizim bu projemizde bunun zaten olanaksız olduğu; yani en basitinden her ile çekersiniz, ama her belediyede yapma şansınız yok. İstemci ve yazılımların tüm kullanıcı uçlara yüklenmesi gerekiyordu; yani her belediyeye bir destek amaçlı teknik elemanlar gidecek, yazılım yükleyecek, bu zaten başta bizi hep olumsuzlaştıran noktalardan biri. Kullanıcılara proje yaşamı süresince eğitim ve destek sağlanması; yani proje ilk başta kurdunuz, eğer o projenin yaşamasını istiyorsanız, dönem dönem veyahut da sorunlar çıktığında oraları ziyaret edecek teknik destek ekibinizin olması gerekli. Tabii bir de en başta birçok kişiyi eğitebilmeniz gerekiyor.

Tabii bu, klein server tabanlı uygulamanın teknik boyutu, bir de mali boyutundan bahsetmek gerekir. Yüksek donanım maliyeti; ne kadar iyi klayn server tabanlı bir proje yapmak istiyorsanız, paraya kıyacaksınız, yani sonsuz para harcayabiliyor olmanız lazım. Yüksek ağ maliyeti, sizin bu çözümden yararlanabilecek hemen hemen her kullanıcının öncelikle bu ağa bir şekilde erişebiliyor olması lazım. Kullanıcı eğitimi maliyeti, klein server tabanlı bir uygulama; ki herhangi bir diğer uygulamadan farkı yok, yani bir Word’ü insanların öğrenmesi gerekiyorsa, bu uygulamayı da öğrenmeleri gerekiyor. Bir de az önce yine bahsettiğimiz işin mali boyutu; yani merkeze ve uçlara destek konusunun maliyeti.

Web tabanlı uygulama için bazı netleştirmeler yapılması gerektiği ortaya çıktı. Biz “Bir web tabanlı uygulama için zorunluluklar nelerdir” diye baktık; sunucu ve kurumsal Internet bağlantısı... Zaten Yerel Yönetimler Araştırma Merkezinin TODAİ’de bir sunucu parkı vardı ve zaten Ulak-Net’ten de o dönem 64’tü, ama şu anda 128 .. bağlantısı vardı, bu da zaten o zaman ekstra bizim için karşılanamayacak bir şey değildi. Web sayfası işlemci yazılımın üretilmesi; yani PP veya ASP dediğimiz web sayfası işlemcileriyle bir yazılımın üretilmesi gerekiyordu, bu yapılacaktı. Internet erişimine sahip kullanıcıların -zaten az önce hem Birgül hanım, hem de Argun bey anlattı-önemli bir kısmının en azından erişime sahip olabilecekleri ortaya çıktı; bir kısmının zaten Internet bağlantısı var, bir kısmı da bu proje kapsamında kendilerine iletildiğinde bunu sağlayabileceklerini ifade ettiler.

Web tabanlı uygulamanın mali boyutuna bakıldığı zaman, düşük donanım maliyeti; çünkü her ile örneğin ekstra bir server kurmanıza gerek kalmıyor, sadece merkezi bir server’la bu işi halledebiliyorsunuz. Sıfır ağ maliyeti; bu gerçekten sıfır, çünkü zaten bir altyapı yapı var, Internet denilen bir ağ var, siz neden bu ağı kullanmayasınız? Sıfır kullanıcı eğitimi maliyeti; browser’ları öğretmek için herhangi bir eğitime ihtiyaç yok. Zaten browser’dan ziyade, sayfanın tasarımı eğitime konusu olabilir; ama onda da zaten her şey Türkçe, her şey açıklamalarıyla, yardımlarıyla yapılacağı için, ona da gerek kalmadı. Bir de uçlara herhangi bir destek maliyeti yok; çünkü uç diye bir kavram yok.

Web tabanlı uygulamanın avantajlarını biraz netleştirecek olursak, sınırsız kullanıcı bu sisteme erişebilir; yani herhangi bir sınır yok, istediğiniz kadar kullanıcıyı sisteme dahil edebilirsiniz.

Mekân bağımsız yönetimi ve kullanıcı gelişimi; yani yönetim bazında da mekân bağımsızsınız, sunucunuzu bir binadan alıp başka bir binaya götürebilirsiniz, ekstradan taşıyabileceğiniz herhangi bir şey yok. Kullanıcı erişimi de yine aynı şekilde, o da mekân bağımsız; örneğin bir belediyede Internet bağlantısı olmayabilir, ama o belediye çalışanı, belki evinden bu işleri yapabilir. Engelsiz bir şekilde genişleme şansınız var; yazılımı o şekilde yaparsanız, daha doğrusu doğru bir web tabanlı yazılımla bu gerçekleşebiliyor. Yani sizin normalde klein server mimarisinde her yere yazılım kurmanız gerekirken; yazılımınız düzgünse, yeni tipteki kullanıcı profilleri için, yazılım için ekstra bir şey yapmanıza gerek kalmayacak.

Bir de güvenlik konusu var; her yerde güvenlik sağlamaktansa, -aslında bu biraz tartışmalı, ama- tek bir noktada güvenlik sağlayarak veri tabanını güvenlik altına almış oluyorsunuz.

Biraz bu avantajlara devam edecek olursak, donanım ve iletişim altyapısından bağımsızlığı; yani donanım olarak siz falan marka sunucuya bağlı değilsiniz, iletişim altyapısı olarak da Internet’te olduğunuz için herhangi bir servis sağlayıcıdan bu işi sağlayabilirsiniz.

Açık kaynak, toplu yazılım kullanma imkânı: Bu ne demek? Siz açık kaynak kodlu yazılım kullanarak bir anlamda da projenizin aslında hayatını güvence altına almış oluyorsunuz, firma bağımsız hale geliyorsunuz; teknik destek konusunda sadece ağ firmasının çalışanlarının desteğine değil, o işi bildiğiniz, düşündüğünüz veya o sınamayı yapabilerek o işi bildiğini düşündüğünüz kişilerin desteğiyle bu projenin yaşamasını sağlayabilirsiniz. Tabii bir de en önemlisi, bunun klein server mimarisine göre karşılaştırıyoruz, daha az proje başlangıç süresi ve işgücü, sonuçta 4 ay içinde yazılım bitiyor ve uygulamaya başlanılıyor.

Bu karşılaştırmalar yapıldıktan sonra bizim karşımıza çıkan en büyük tercih nedenlerini şöyle sıralayalım: Birincisi, diğer kamu projelerinde klein server tabanlı çözümlerde yaşanılan olumsuzluklar, bir anlamda bizim aslında çözüm yönteminde bir problem olduğunu gösterdi. Bir diğer neden, düşük sahip olma ve işletme maliyeti; bu belki mali açıdan en büyük, özellikle kriz ortamındayız. Bu tip işler yapılmasın mı, yapılsın; ama bu da bir alternatif, böyle de yapılabilir. Bir de yüklenici bağımsız genişleyebilirlik; işin yazılım sahibi olarak hem açık kaynak burada kullanılması, bir de mimarinin tek bir firmaya bağlı olmaması nedeniyle siz bunu daha sonra farklı farlı şekilde genişletebilirsiniz.

Yerel Bilginin teknik yapısından bahsetmek gerekirse, az önce Hakan arkadaşımızın bahsettiği tipik maesküel, PP, Apache ve Linux; standart,  herhangi bir web sitesi için neler gerekiyorsa, bizim için de aynı şeyler gerekiyordu, bunlarla şimdi Yerel Bilgi çalışacak.

Yerel Bilginin erişim açısından bakıldığı zaman, kullanıcıların hangi tipte olduklarını şöyle bir sıralamaya çalışalım: Proje yöneticisi, bu bir kişi veya bir daire başkanlığı veya bir birim olabilir; proje sahibi ve yürütücü kurumların uzmanları, yani TODAİ’nin ve İçişleri Bakanlığının ilgili birimlerinin uzmanları; başka, ama konuyla ilgilenen kamu kurumlarının uzmanları, örneğin DPT olabilir, Devlet İstatistik olabilir, bir de bizzat veri girecek yerel yönetim kurumlarının çalışanları. Bir başka şey, siyasal ve yönetsel karar vericiler; yani örneğin bir Meclis Komisyonu veya bir milletvekili bizzat bundan yararlanabilir ve en önemlisi, bu yapılanlar sadece bu bahsettiğim kullanıcılarla sınırlı değil, halk tarafından da değerlendirilebilecek.

Veri yapısının nasıl oluştuğuna ait biraz böyle çalışma prensibi açısından bahsetmek gerekirse, veri seti ilgili uzmanlar tarafından belirleniyor, “Biz şu şu şu konularda, şu tip sorulardan oluşan bir veri toplamak istiyoruz” deniliyor, bu sisteme tanıtılıyor, daha sonra veri girişini baştan alıyor. Veri girişi devam ederken, ara değerlendirmeler yapılabilir; “Acaba soruyu mu yanlış sorduk, neden insanlar yanlış cevaplandırıyorlar?” diye bir şey oluşabilirse, hemen soru değiştirilebilir, o kişilere tekrar cevaplaması istenebilir. Veri girişi bittiği anda raporlar tanımlanmış ise, -zaten raporların tamamlanması veri girişi devam ederken yapılıyor- hemen veri girişi kapanıyor ve değerlendirmeye alınıyor. Değerlendirme de zaten anlık; veri girişi ne zaman bitti, değerlendirmeniz de o zaman bitiyor, o şekilde düşünün. Eğer siz de herhangi bir sakınca görmüyorsanız, ilgili kurum çalışanı herhangi bir sakınca görmüyorsa, sonuçları halka açıklayabilir ve halk da tüm veri tabanına ulaşabilir ya da bizzat sorgusu yapılmış sonucu görebilir.

Veri setleri nasıl oluşuyor; az önce biraz bahsettik, günün koşulları ve ihtiyaçları doğrultusunda oluşturuluyor, her veri seti periyodik zaman dilimlerine sahip. Bu değişebilir; üç ay olabilir, bir ay olabilir, bir yıl olabilir. Veri setinin yapısı ve ham içeriğine web üzerinde ulaşılabiliyor.

Veri seti grupları: Tanıtılan bir veri seti, aktif olmayanlar, kapalılar ve açıklar diye üç grup halinde. Bu yönetici ekranıdır, yönetici ekranında aktif olmayan veri setleri, henüz tanıtımı yapılmış sisteme; fakat bir tabloya sahip değil. Kapalılar ise,      -şu anda mesela buradaki ekranımızda kapalı bir veri seti yok- veri girişi tamamlanmış, veri girişi yapılmayacak; yani raporlamada kullanılabilecek veri seti anlamına geliyor. Tabii bu şu da olabilir: Bir aksilik çıktı, veri setini ani olarak iletişime kesebilirsiniz; yani hiç kimse ona ulaşamaz, o tip bir amaçla da kullanılabilir. Bir de açık veri setleri; ilgili kurumların girdiklerinde,  sisteme login olduklarında, ekranlarında gördükleri veri setleri.