|
3. Örgün Eğitim ve Öğretime Yönelik Hizmetler
Örgün eğitim, yalnızca okullarda yapılan, belli bir diplomaya götüren,
düzenli, sıralı, içeriği ve programı önceden belirlenmiş bir eğitim
sürecini ifade etmektedir. Örgün eğitimde, halk eğitiminden farklı
olarak ancak belli özellikleri taşıyan öğrencilere açık olan, süreleri
önceden bilinen ve mutlaka okula gitmeyi gerektiren bir eğitim sözkonusudur.
Türkiye'de belediyeler tarafından eğitim ve kültür hizmetleri içinde
yeralan ve örgün eğitim ve öğretime destek niteliği taşıyan
hizmetlerden bazılarını şöyle sıralamak mümkündür:
* Kent içindeki okullarda okuyan öğrenciler için ucuz kitap ve
kırtasiye sağlanması, ekonomik düzeyi düşük durumdaki öğrencilere
bu malzemelerin ücretsiz olarak dağıtılması.
* Gazete, kağıt toplama ve bağış kampanyaları düzenleyerek çocuklar
için kitaplar, dergiler bastırılması ve defterler yaptırılması.
* Tüm eğitim kademelerindeki başarılı öğrencilere (ilk, orta,
lise, lisans ve lisans üstü) teşvik amaçlı eğitim yardımlarında
bulunulması.
Bunların dışında, kimi belediyelerde öğrenci velisi durumunda
olan belediye çalışanlarına "eğitime katkı" niteliğinde
yardım yapılmaktadır.
* İlk ve orta dereceli okulların bahçe düzenlemelerinin, okul alanı
içinde ve çevresindeki yollarda asfaltlama ve bahçe duvarlarını
yapma çalışmalarının gerçekleştirilmesi.
* Bazı önemli gün ve haftalarda (Öğretmenler Günü, ÖSYM,
Anadolu ve Fen liseleri giriş sınavlarının olduğu günler vb.) öğretmen
ve öğrencilere ücretsiz kent içi ulaşım olanağının sağlanması.
Örneğin, Şişli’de geleneksel hale gelen Öğretmenler
Günü kutlaması, her yıl ilçede görev yapan 2 bin öğretmeni bir
araya getiriyor. İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve
Sergi Sarayı’nda düzenlenen gecede stajyer öğretmenler yemin
ederken, hizmette 20 yılını dolduran öğretmenlere de onur
belgeleri ve çekilişle çeşitli armağanlar verilmektedir.
* Büyük kent sınırları içinde bulunan
ilk ve orta dereceli okullara ek bina yapımı, boya, badana, onarım
gibi işlerde olanaklar ölçüsünde yardımcı olunması.
Bu Konuda
Bazı Yerel Yönetimlerce Yapılan Çalışmalar
Bakırköy
Belediyesi
Bu amaçla, okullarından gelen istekler ve
tespitlere göre Cengiz Topel İlköğretime ek derslik, Yeşilköy
H.Vedat Fıratlı İlköğretim okuluna yemekhane ve ek derslik, Ataköy
60. Yıl İlköğretim Okulu Etüd-Eğitim salonu, Bakırköy Ticaret
Lisesi Spor Salonu zemini ve diğer okullara destekte bulunmaktadır.
Şişli
Belediyesi
Şişli
Belediyesi’nin yaklaşık üç yıl önce başlattığı eğitim kısa
sürede bölgedeki okulların görünümünü değiştirmiştir.
Belediye bu çalışmalarda, Şişli’deki okulların dış ve iç
cephelerini boyayarak yeniliyor, derslikleri onarıyor, doğalgazı
olmayan okulları doğalgaza kavuşturuyor, binaların eskiyen
tesisatlarını değiştiriyor; kütüphane, laboratuvar ve spor
salonları açıyor, sınıfları yetersiz olan okullara ek üniteler
inşa ediyor. Bu çalışmalar boyunca Şişli’deki 28 okulda 17 Ağustos
depreminden zarar gören sınıflar onarılırken, kimilerinde yeni sınıflar
açıldı.
Ayrıca, İstanbul il özel idaresinin 2002 yılında 154
ihalesinden 54’ü, Adana
il özel idaresinin 2002 yılında 53 ihalesinden 34’ü, Ankara
il özel idaresinin 2002 yılında 48 ihalesinden 6’sı okullara ek
bina ve buralarda tadilat yapılması yönünde olmuştur.
4. Hizmet İçi Eğitime Yönelik Hizmetler
Belediyeler, yerel yönetimlerin en gelişmiş biçimi
olarak, yerel toplumun yerel ortak gereksinimlerinin karşılanması
amacıyla yerel topluluğun özerkliğine dayalı olarak demokratik
siyasal yaşamın temel bir kurumunu oluşturur. Yerel toplumun ortak
sorunlarını çözmeyi amaçlayan belediyeler, halkın demokrasi kültürünü
kazandığı, halkın kendisini yönetme ve örgütlenme yeteneğini,
demokrasi eğitimini gerçekleştirdiği deneyim ve etkinlik alanıdır.
Yerel toplumun ekonomik, toplumsal, siyasal, kültürel alanda
kendisini geliştirdiği belediyelerin gelişme, yenileşme ve çağdaş
bir belediyecilik anlayışını yaşama geçirme sorunu yalnızca
yerel yönetimlerin yeniden düzenlenmesi sorunu değil, aynı zamanda
belediye çalışanlarının ve yerel toplumun eğitimi sorunudur da.
Yerel toplumun ve belediye yönetiminin karşılıklı
etkileşimi yerel demokrasi ve etkililiğin gelişmesinde önemli
bir rol oynar. Yerel ortak gereksinmelerin karşılanmasına ve
yerel demokratik çerçevenin geliştirilmesine birlikte yer vermeyen
bir belediyecilik anlayışı, hizmet sunan özeksel bir yerel örgütten
farklı olmayacaktır. Belediyeleri yerel demokrasi kurumu yapan temel
öğelerden biri yerel toplumun kendisinin seçtiği yönetim organlarıyla
yerel ortak gereksinmelerin karşılanmasında sürekli iletişim ve
etkileşim içinde bulunduğu bir kurum olmasıdır.
Yerel toplumun içinde hareket eden değişik toplum kümeleri ve sınıfların
yerel gereksinmelerinin karşılanması, birlikte iş görme alışkanlıklarının
geliştirilmesi, yerel demokrasiyi ve etkinliği geliştirici önlemlerin
alınması belediye yönetici ve çalışanlarının
niteliklendirilmesi ve eğitilmesi sorununu gündeme getirmektedir.
Belediye çalışanlarının toplumsal, ekonomik, kültürel ve eğitsel
niteliklerinin ortaya konması, uygun gereksinmelerinin belirlenmesi,
önem taşımaktadır.
Öte yandan, hızlı ekonomik, teknolojik ve toplumsal değişmeler,
belediye hizmetlerinin üretimine ve sunulmasına doğrudan etki
etmektedir. Kırdan kente nüfus akımının kentlerde yarattığı
sorunlar artmakta, belediyelerin bu sorunlar karşısında yetersiz
kalmasına neden olmaktadır. Teknolojideki hızlı değişmeler,
belediyelerde nitelikli, yetkin insan gücüne gereksinimi artırmaktadır.
Bütün bu değişimler belediye çalışanlarının yeniden eğitimini
gerekli kılmaktadır. Hizmetiçi eğitimi izlencelerinin,
gereksinmelere, sorunlara dayandırılması gerekir. Belediye çalışanlarının
eğitimi ya da belediyecilik eğitimi konularında yapılan çalışmalar
buna göre yürütülmelidir. Ülkemizde, özellikle belediyecilik eğitimi
konusunda yapılan çalışmalar yok sınırlıdır. Belediye çalışanlarının
eğitimi için çeşitli düzeylerde hizmetiçi eğitim yapılmasına
karşın, bu konuda araştırmaların da sınırlı olduğu bir gerçektir.
Bunun yanında, genel belediye sorunları, politikacılar, yerel politika,
konularda daha çok araştırma, tartışmalı toplantı
ve sempozyum yapılmıştır.
Bu tür etkinlikler belediye sorunlarını ortaya koymasının yanında
belediyecilik eğitimi gereksinmesi konusunda da önem taşımaktadır.
Bu çerçevede kendisi de yerel topluluğun bir üyesi olan
belediye çalışanları, yerel toplulukla ilişkilerini toplumsallaştırdığında,
gerçek anlamda hizmet üretiminde verimli olabilir. Eğitim, böyle
bir anlayışın yerleştirilmesinde önemli bir etkiye sahiptir. Bütün
bu olgular belediyecilik eğitimi gereksinmesinin saptanmasında bir
çerçeve oluşturmaktadır.
Belediyelerde sorumluluk yüklenen atanmış kişilerin eğitilmesine
ilişkin yerel yönetimlerce yapılan çalışmalar şöyle sıralanabilir:
Amaç, belediyecilikle
ilgili eğitim görmemiş olan ve seçilerek göreve gelen başkanlara,
meclis ve encümen üyelerine belediye yönetiminin verimli, etkin
çalışabilmesi, yasalara uyulması açısından yararlı bilgi ve
becerileri onlara edindirmek olmalıdır. Böylece başlangıçta yapılması
olası hataların en aza indirilmesi, kötü alışkanlıklar
edinilmemesi, belediyenin iyi yönetilmesi konusunda seçilmiş yöneticilere
yol göstermek bu konudaki eğitim çalışmalarının ana amaçlarından
biri olmalıdır.
Yukarıdaki amaca varmak üzere, verilecek eğitimin seçilmişler için
kapsamı şöyle
özetlenebilir:
- çağdaş,
yerel yönetim ve özerklik, yerel demokrasi kavramları, tüzeye bağlı
devlet, eşitlik ilkeleri
- belediyecilikle
ilgili uluslararası tüzel kaynaklar, Anayasanın ve yasaların temel
ilke ve kuralları,
-
belediye organları, yetki ve sorumlulukları,
-
kamu yönetimi ve tüzesine ilişkin temel bilgiler
- örgüt içinde çalışanlarla
ve onların kendi aralarındaki
insan ilişkilerinde uyulacak kurallar, yararlanacak yollar
-
belediyenin demokratik, verimli, etkin çalışmasının yöntemleri
-
halk katılımcılığının geliştirilmesinin önemi ve
yolları
-
gelirler, giderler, bütçe hazırlanması ve uygulanması, vb.
konularda temel belediyecilik bilgileri vb.
Fakat
burada bizim için önemli olan belediye bünyesinde çalışan
personelin özellikle teknik elemanların çağa ve uygulamaya
adaptasyonu için yapılan çalışmalardır. Bu gayeye yönelinilirse
hedefler şöyle sıralanabilir.
Hizmetiçi
Eğitimlerdeki Amaç:
-Çalışanların
sosyal ve hukiki durumlarını bilmeleri,
-Çalışanların hizmet alanını (Belediyeyi) tanımaları
-Halkı ve halka hizmet mantığını kavrama,
-Çalışanlara grup duygusu ve şuurunun benimsetilmesi,
-Mevcut bilgilere ve yeni gelişmelere adaptasyon
-Üst düzey kadrolara hazırlama,
-Optimum faydanın sağlanması (çalışanlar, araç - gereç, teçhizat)
-Yeteneklerin tespiti ve geliştirilmesi,
-İşe uygun elemanın tespiti.
Hizmet
içi eğitim yasal dayanağını daha önceden bahsi geçen kanun
maddesinden almakta ve daha detaylı olarak yönetmeliklerle düzenlenmektedir.
Örneğin 05/11/1982
Tarihi, 8/5540 No ve 17967 Sayılı Belediye Fen Elemanlarını Geliştirme
Kursu Yönetmeliği’nde Belediye hizmetlerinin daha iyi yürütülmesi
ve belde içi her türlü yatırımların başarı ile gerçekleştirilmesi
için; harita ve imar planı uygulaması işlerinde çalışan fen
elemanlarının geliştirilmesini bilgi ve becerilerinin artırılmasını
ve bu suretle vatandaşa hizmetin en iyisinin götürülmesini sağlamak
amaçlanmış ve buna yönelik düzenleme yapılmıştır. Burada,
kursiyerlere Genel Bütçe ve Harcırah Kanunu hükümleri uyarınca
kursun devam ettiği süre zarfında gündelikleri, mensubu
bulundukları belediyelerin İller Bankası Genel Müdürlüğündeki
hisselerinden karşılanır. Kursiyerlerin kurs yerine gidiş dönüş
yollukları da ilgili belediyelerince karşılanır.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan
Hizmet İçi Eğitim Kursları’nda;
Belediye personeline gerek mevzuatla ilgili,
gerekse çağdaş normlarla ilgili; gerekli bilgi, beceri ve pratik
tecrübelerin verilmesi hedeflenmiştir.Bu teoriden hareketle; arşivcilik,
şoför eğitimi, bilgisayar, İngilizce, ihale dosyası hazırlama,
yazışma kuralları vb. eğitimler verilmektedir.
Avrupa
Birliği’nde cereyan eden MEDA projesi ise yerel yönetimlerin
yapması gereken hizmetleri şöyle öngörüyor;
İyi yönetişim, yerel yönetimler,
kırsal gruplar ve köy grupları, yardımlaşma dernekleri,
sendikalar, medya ve iş hayatını destekleyen kuruluşlar gibi sivil
toplumun kilit kurumları ve kilit aktörlerinin desteklenmesi ve kamu
idaresinin politika geliştirme ve uygulamaları yönetme
kapasitesinin iyileştirilmesine yardımcı olunması yoluyla teşvik
edilecektir.
Bu proje çerçevesinde alınan
önlemlerde, kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki rolünün
desteklenmesi dikkate alınacaktır. Kadınların eğitimine ve kadınlara
yönelik istihdam yaratılmasına özel bir önem verilecektir.
Önlemlerde, toplumla bütünleşmelerini
kolaylaştırmak üzere gençlerin eğitimi ve gençlere yönelik
istihdam yaratılması da dikkate alınacaktır.
Bu proje çerçevesinde finanse
edilen faaliyetler, esas olarak teknik yardım, eğitim, kurum oluşturma,
bilgilendirme, seminerler, etüdler, çok küçük işletmelere ve küçük
ve orta boy işletmelere ve altyapılara yatırım projeleri ve yardımın
Topluluk niteliğini vurgulamaya yönelik eylemler biçiminde olacaktır.
Ademi merkeziyetçi işbirliğinin etkili olabileceği durumlarda bu tür
işbirliğine de başvurulmalıdır. Risk sermayesi işlemleri ve faiz
sübvansiyonları, Banka'yla (Avrupa Yatırım Bankası) işbirliği içinde
finanse edilecektir.
OJ (Avrupa Toplulukları Resmi Gazetesi) No C 232, 6.9.1995, s.5 ve OJ
No: C 150, 24.5.1996, s.15.
Ayrıca, Avrupa Birliği Uyumlaştırma
süreci içinde, ülkemizde uygulanmakta olan yapısal reform programını desteklemek
amacıyla, IMF ve Dünya Bankasından sağlanan ek finansman kapsamında
500 Milyon ABD$, sosyal yardım sisteminin güçlendirilmesi ve reform
programının sosyal etkilerinin azaltılması için, Sosyal Yardımlaşma
ve Dayanışmayı Teşvik Fonu’nun kullanımına ayrılmıştır (OJ (Avrupa
Toplulukları Resmi Gazetesi) No C 232, 6.9.1995, s.5 ve OJ No: C 150,
24.5.1996, s.15).
.
Sosyal Riski Azaltma Projesi, hem
en yoksulları hedef alan bir güvenlik ağı oluşturmayı hem de
yoksulluktan kurtulabilmeleri için tramplen görevi üstlenecek bir
sosyal yardım sistemi kurmayı kendine amaç edinmiştir.
4 yıl süreli Proje, 2 temel bölümden
oluşmaktadır.
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik
Fonu’nun öteden beri uygulamakta olduğu programlar kaynak açısından
desteklenmiştir. Bu amaçla, Vakıflarımız aracılığı ile, eğitime
katkı için “okula devam paketleri” adı altında her çocuk için
50 Milyon TL, Eylül ayından önce ailelere ulaştırılmıştır. Bu
amaçla toplam 52.5 Trilyon TL gönderilmiştir. Yine, eğitime katkı
yardımı amacıyla çocukların bot, kaban, ayakkabı gibi
gereksinimleri için ikinci bir yardım paketi gönderilecektir. Gıda
yardımlarının 1. dilimi olan 12 Trilyon TL gönderilmiş olup, 2.
dilimi olan diğer 12 Trilyon TL da gönderilecektir. Yakacak yardımı
için toplam 40 Trilyon TL’nin ülke geneline dağıtımı yapılmıştır.
Sağlık yardımları, yeşil kartlı ve yoksul hastaların ilaç ve
diğer tıbbi giderleri için, Vakıflardan gelen taleplerin tamamı
karşılanacaktır.
Yoksulluk nedeniyle çocuklarını okula gönderemeyen
veya okuldan almak zorunda kalan veya okul öncesi çocuklarını düzenli
sağlık kontrollerine götüremeyen aileleri ekonomik yönden
desteklemek ve Türkiye’de düzenli bir nakit sosyal yardım sistemi
yerleştirmek açısından bir ilk gerçekleştirilmektedir. Bu amaçla,
çocuklarda ve ailelerde olumlu davranış değişikliği yaratmak ve
devam ettirmek için, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı
ile koordineli çalışılarak, ailelerin çocuklarına düzenli
olarak sağlık kontrolü yaptırıp yaptırmadıkları ve çocukların
okula devam edip etmedikleri kontrol edilerek yardımlar devam edecek
veya kesilecektir.
Yerel girişimler kapsamında ele alınacak alt başlıklar
aşağıdaki gibidir:
·
Gelir Getirici Projeler
·
İstihdam Eğitimi
·
Sosyal Hizmet Amaçlı
Toplum Merkezleri
·
Kamu Yararına Çalışma
Programları
Bu
kapsamda, yoksulluğun giderilmesine dönük kalıcı çözümler üretmek
hedeflenmektedir. Objektif kriterlere dayalı hedef seçme
mekanizmaları ve proje izleme değerlendirme kapasiteleri güçlendirilerek,
projelere ayrılan kaynağın daha etkin kullanılması amaçlanmaktadır.
|