İL ÖZEL İDARELERİNİN TARİHSEL
GELİŞİMİ
İ.Ö.İ kuruluş kanunu bakımından en uzun ömürlü olan yerel yönetim birimi
özelliğini taşımaktadır. Belediyeler ve köyler ile ilgili yasal düzenlemeler
cumhuriyet döneminde yapılırken, yürürlükte olan il özel idaresi kanunu 1913
tarihinde uygulamaya girmiştir (Eryılmaz,1989:91; Keleş,1992:107). Ancak İ.Ö.İ.
oluşum sürecini daha eskilere dayandırmak mümkündür. Tanzimata dogru; Osmanlı
devleti sarsılan ve yıpranan kamu düzenini yeniden kurmak istedi. Bu dönemde iç ve
özellikle dış baskılar nedeniyle düzenlemeleri yapma gereksinimi hissetti, adeta buna
mecbur kaldı. Merkezi otorite; iç ve dış çevrelerin desteğini almak amacıyla
azınlıklara yönelerek ülke yönetiminde onlardan yararlanma yolunu seçti. Müslüman
ve müslüman olmayan toplulukların yasalar önünde eşitliğinin tanınması 1839
Gülhane Hatt-ı Hümayünü ile gerçekleşirken bu gelişme aynı zamanda Osmanlı
devleti için siyasi, idari ve sosyal içerikli bir değişme sürecininde resmen ve fiili
olarak başlangıcını oluşturdu. Merkezi ve yerel düzeyde oluşturulan eyalet ve
sancak gibi meclislerde, azınlıklar da eşit temsil hakkı buldu ve bu sistem 1864'e
kadar devam etti (Eryılmaz,1989:92). Bugünkü anlamda İ.Ö.İ. yasal dayanağını 1984
tarihli "Teşkili Vilayet Nizamnemesi" oluşturur. Fransızların departman
düzeni örnek alınarak başlatılan bu düzenlemenin en önemli yönü eyalet sistemi
yerine vilayet sistemini getirmesidir(Nadaroğlu,1994:175). 1876'da anayasa gereği
"Teşkili Vilayet Kanunu" tasarısı hazırlanmasına karşın II.Abdülhamit'in
millet meclisini dağıtması sonucu bu yasa çıkarılamadı (Atalay, Erdumlu,
Karaman,1989:54). Tanzimatçı bürokrat kadrolar, taşra yönetiminde yaptıkları
reformla yerel yönetimi kurumsallaştırırken yerel demokrasiyi geliştirme niyetinde
değillerdi. Daha çok vergilerin düzenli toplanması, hizmetlerin iyi görülmesi,
asayişin ve ekonomik gücün gelişip yerleşmesi niyetindeydiler. Teknolojik araçları
kıt ve yapısı modern olmayan yönetimin bu amaçlara tek başına ulaşamayacağını
anladıkları içindir ki yerel nüfus gruplarının yardımına başvurmayı, onlar
aracılığı ile halkı yönlendirmeyi tercih ettiler. Bu sistemi resmileştirmekle de
yerel yönetimin temelini atmış oldular (Molvalı,1989:172). İl sistemi gerek
Osmanlı'da gerekse sistemin ithal edildiği Fransa'da merkeziyetçiliği
sağlamlaştırmak için ortaya atılmıştır (Hamamcı,1989:140). 1913 yılında
savaştan sonra "İdare-i Umumiye-i Vilayet-i Kanunu Murakkatı" çıkarıldı.
Osmanlı hukuk yapısına göre bunu kanun hükmünde kararname olarak kabul etmek
gerekir. Ancak Meclis-i Mebusan'ın toplanamaması nedeniyle bu kanun hep muvakkat
namıyla gündemde kaldı ve günümüze değin devam etti (Hamamcı,1989:141). Bu kanunun
birinci bölümünü oluşturan 1-74. maddeler 1426 sayılı "Vilayet İdaresi"
kanunu ile kaldırıldı. 1949'da çıkarılan 5442 sayılı il idaresi kanunu bunun
yerini aldı (Nadaroğlu,1994:180). İ.Ö.İ. ile ilgili son ve önemli değişiklik
16.5.1987 tarihinde TBMM'de kabul edilen 3360 sayılı yasadır. Bu yasanın
gerekçesinde; ayrı zamanlarda ayrı yasalarla yapılan ekler ve değişiklikler bir
sistem ve ilke çerçevesinde düzenleme yapılmadığından, İ.Ö.İ.'nin statülerinde,
görev ve yetkilerinde karışıklık meydana gelmiştir belirlemesi yapılmıştır.
Doğru teşhise rağmen aksaklıklar 1987'de yapılan düzenlemeler ile de
giderilememiştir. Yasa İ.Ö.İ. amaç ve görevlerini açık bir şekilde
belirlememiştir. Görevleri genel bir şekilde sayarak görevlerin kapsam ve sınırını
Bakanlar kuruluna bırakmıştır.Yasa dili ve sistemi ile aynı kalmıştır. En önemli
şekilsel değişiklik ise yasanın adının " İl Özel İdaresi Kanunu" olarak
değiştirilmesidir (Tortop,1987:15). Günümüzde de İ.Ö.İ ile ilgili, günün
koşullarına uygun ve gereksinimlere yanıt verebilecek, anlaşılır bir yasaya olan
ihtiyaç sürmektedir.
|