KÖY YÖNETİMİ

Geleneksel bir yerel yönetim birimi niteliğinde olan köyler ile ilgili ilk düzenleme 1864 yılında çıkarılan "Vilayet Nizamnamesi" dir. Cumhuriyetin ilk yıllarında kabul edilen 1924 tarihli 442 sayılı yasa ile köyler tüzel kişiliğe kavuşmuşlardır. Tablo-37'de görüldüğü gibi 1927 yılında Toplam nüfusun % 75'i köylerde yaşamaktaydı. Osmanlı İmparatorluğunun çöküş yıllarında ihmal edilen bu nüfus, genç erkeklerin çoğunu savaşlarda kaybetmiş, kıtlık, salgın hastalık ve doğal afetler nedeniyle fakir ve yorgun düşştü. Bu durum karşısında isabetli bir kararla kalkınma hareketi köylerden başlatıldı ve bu hareketin yasal dayanağı olarak 1924 yılındaki köy kanunu çıkarıldı. Köyler için hızlı kalkınmayı öngören yasada, köy idaresinin kuruluşu, organları, görevleri ve merkezi yönetimle ilişkileri açık ve anlaşılır ifade ile belirtilmiştir (Karatepe,1990:38).

Yapılan düzenlemelerin ekonomik ve sosyal önlemlerle desteklenmemesi, ülkenin ekonomik ve sosyal yapısındaki hızlı değişmeler sonucunda köy yasası istenilen sonuçları verememiştir. İkinci dünya savaşı sonrasında, Türkiye'de kırsal alanda yapısal bir dönüşüm yaşanmıştır. Bu dönüşümle beraber kırsal alanlardan kentlere göçün artığını görmekteyiz. Bu olgunun ortaya çıkışında iki önemli bağımsız değişkenin etkili olduğu kabul edilmektedir. Bunlar Türkiye'de nüfus artış hızının çoğalması ve tarımsal kesimde hızlı bir mekanizasyona gidilmesidir. Bu iki bağımsız değişken bir diğerinin etkisini artırarak kırsal alandaki daha önceki dengenin bozulmasına neden olmuş ve yapısal bir dönüşümü başlatmıştır (Tekeli,1982:85).

Günümüzde köylerimiz sorunlarını kentlere aktaran birimler görünümündedir. Kitlelerin köyden kente göçü devam etmektedir. Kentlerimizdeki sanayileşme hızı, artan nüfusa iş olanakları sağlamaktan uzak olduğundan, çoğu hizmet kesiminde çalışan ve gecekondularda oturan köylülerin oluşturduğu yeni bir şehirli tipi ortaya çıkmıştır.

Tablo-37'de köyde yaşayan nüfusun genel nüfusa oranı gösterilmiştir. 1927'den bu yana bu oran azalan bir seyir göstermektedir. 1927-1950 döneminde % 70'lerde seyreden bu oran 1950 sonrası kentlere göçlerinde etkisi ile % 60 lara gerilememiştir. 1990 sayımında ise köyde yaşayan nüfusun toplam nüfusa oranı % 33 düzeyindedir.

 

Tablo-37 : Sayım Yıllarına Göre Köy Nüfusunun Genel Nüfus İçindeki Yeri

SAYIM YILI GENEL NÜFUS

(A)

KÖY NÜFUSU

(B)

(B)/(A)
1927 13,648,270 10,365,330 76
1935 16,158,018 11,982,476 74
1940 17,820,950 13,067,646 73
1945 18,790,188 13,645,168 73
1950 20,947,188 15,178,523 72
1955 24,064,763 16,260,409 68
1960 27,754,820 17,760,176 64
1965 31,391,421 18,603,758 59
1970 35,605,176 18,851,197 53
1975 40,347,719 19,847,277 49
1980 44,736,957 19,213,353 43
1985 50,664,458 19,441,011 38
1990 56,473,035 18,559,591 33

 

Kaynak: Sabri Yaşayan, 1993'de Belediyelerimiz, Türk Belediyecilik Derneği, Ankara 1993

Türkiye'de değişik nüfus ölçeklerinde ve farklı sosyo- ekonomik ve kültürel yapıya sahip 36.250 civarında köy bulunmaktadır. Tablo-38'de nüfus büyüklüklerine göre bu köylerin dağılımı ve nüfusu görülmektedir.

Tablo-38: Büyüklüklerine Göre Köy Muhtarlıkları ve Nüfus Toplamları

 

BÜYÜKLÜK

SAYI % NÜFUS TOP. %
250'den Az

251-500

501-1000

1001-2000

2001-5000

5000'den Fazla

10,887

10,941

9,033

3,537

1,610

216

30,1

30,2

24,9

9,8

4,4

0,6

1,645,567

3,992,260

6,329,376

4,749,983

4,505,981

1,923,748

7,1

17,2

27,4

19,5

19,5

8,3

TOPLAM 36,227 100 23,146,684 100

 

Kaynak: DİE, 1990 Genel Nüfus Sayımı, İdari Bölünüş, Ankara, 1991

Bu köylerin büyük bir bölümü küçük yerleşim birimi niteliğindedir. Nüfusu 500'ün altında kalan köylerin oranı % 60.3'dür. Kümülatif toplam içerisine nüfusu 500-1000 arasında olan köyleri de dahil edersek bu oran % 85.2'ye ulaşmaktadır. Nüfusu 1000'in üzerinde olan köylerin oranı ise % 14.8 dir. Köylerimizdeki ortalama nüfus ise 639 dolayındadır.