Başbakan ile CHP lideri, yerel ve genel seçimlerin birlikte yapılması konusunda
mutabakata varmış bulunuyorlar. Bu arada Yüksek Seçim Kurulu’nun 1999 Mart’ında
yapılacak seçimlerde -teknik nedenlerle- iki turlu seçim uygulamasının
imkansızlığını belirten yaklaşımını da öğrenmiş bulunuyoruz. Ne var ki,
siyasal gündemimizdeki yerini almış olan iki turlu seçimler üzerindeki
tartışmaların sürdürüleceğinde kuşku yoktur. O nedenle, Belediye Başkanlarının
iki turlu sistemle seçilmesi konusunu incelemeye devam ediyoruz.
Seçimlerde en çok oyu
alan iki adayın ikinci tura kalmalarını ve başkanın bu iki aday arasındaki yarışma
sonucunda belirlenmesini öngören sistemin son yerel seçimlerde uygulanması halinde,
siyasal yelpazede ortaya çıkabilecek biçimlenmeleri gözden geçirmiş idik.
İki turlu sistem için
bir başka uygulama biçimi de, belirlenmiş bir oy sınırını aşan adayların ikinci
tura kalmalarıdır.
Bu kez de, 27 Mart 1994
yerel seçimlerinde ( Büyükşehir, İl ve İlçeleri içeren ) 919 belediyede % 12.5
oranının üzerinde oy alan adayların ikinci tura geçmeleri halinde elde edilecek temel
sonuçları gözden geçirelim.
1. İkinci tura kalan 777 belediyenin
117’sinde 2 aday, 377’sinde 3 aday, 242’sinde 4 aday, 39’unda 5 aday, 2’sinde de
6 aday yarışacaklardı. Oysa hükümet tasarısında öngörülen biçimiyle bu
belediyelerin tümünde yarışma iki aday arasında geçecekti.
2. Partilerin ikinci tura kalan
adaylarının sayılarında da -birinci seçeneğe göre- azımsanmayacak ölçüde
artış görülüyor. İkinci tura geçebilen merkez sağ partili ( ANAP / DYP )
adayların sayısı 848’den 1287’ye, merkez sol partili ( SHP / CHP / DSP ) adayların
sayısı ise 350’den 619’a yükselmektedir.
3. Merkez sağ partilerden hiçbirinin
ikinci turda yarışamayacağı belediye sayısı 114’ten 20’ye, merkez solun ikinci
tura katılamayacağı belediyelerin sayısı ise 433’ten 237’ye düşüyor.
Görüldüğü gibi,
ikinci tur için belirli bir oy sınırı uygulanması halinde, ikinci tura kalacak
adayların sayısı artmakta, bu turda iki partiden daha çok sayıda partinin
yarışması olanağı sağlanmakta, iki turlu sistemde merkez sol aleyhinde gelişen
koşullar, birinci seçeneğe göre yumuşamaktadır. Uygulama bu haliyle, siyasal
yelpazedeki dengelerin korunabilmesi açısından daha avantajlı görünmektedir.
***
Belediye başkanının
ve belediye meclisinin, doğrudan halkın oyuyla, ayrı ayrı seçilmelerini, başkanlık
sisteminin yerel yönetimlerde uygulanması olarak tanımlamak yanlış olmaz. Bu açıdan
bakılınca başkanlık seçiminde mutlak çoğunluk aranması, bu sağlanamıyorsa
başkanın ikinci turda belirlenmesi isteklerini yadırgamamak gerekir.
İki turlu uygulama
için asıl düşündürücü olan husus, siyasal yelpazede merkez sol aleyhine var olan
dengesizliktir. Bütün bulgular, bugünkü koşullarda, iki turlu seçim sisteminin uç
partilerle birlikte merkez solun kaybını arttırıcı yönde etki yaptığını
göstermektedir.
Sistemin bu ve benzeri
sakıncalarını en aza indirebilmek, yararlarını arttırabilmek için, ikinci tura
geçiş koşulu, belirli oy sınırına bağlanmalıdır. |