TÜRKİYE’DE BELEDİYELERİN EKONOMİK GİRİŞİMLERİ VE ORTAYA
ÇIKARDIĞI SORUNLAR
Dr. Reyhan LEBA
Uludağ Ü. İ.İ.B.F.
Maliye Bölümü
I. GİRİŞ
Belediyeler demokrasi okuludur. Sosyal ve ekonomik demokrasinin
gerçekleştirilmesinde, giderek artan oranda söz ve yetki
sahibi olmakta ve bu bakımdan işlevler yüklenmektedirler.
Merkezi yönetimlerin özellikle 1980 sonrasında uygulamaya koydukları liberal
politikalar (piyasa ekonomisini güçlendirme ve
sermayeyi emek karşısında güçlendirme
politikaları), öte yandan çok uluslu şirketlerin
giderek artan tekelci etkinlikleri karşısında, yerel halkın ekonomik savunmasının
yapılması, tüketicinin tekelci ve spekülatif
kesimlere karşı korunması sorumluluğu, demokratik kuruluşlar olan yerel yönetimlere düşmektedir. Bu bağlamda yerel yönetimlerin
başarısı, kooperatifler, sendikalar, sosyal güvenlik kuruluşları ve öteki tüm
demokratik kuruluşlar ve sivil toplum örgütleriyle yapacakları iş birliğine bağlı kalmaktadır. Batı
Avrupa ülkelerinde yerel yönetimler, sadece tüketiciyi koruma göreviyle sınırlı kalmamakta ayrıca, genç işsizlerin
istihdam sorunlarını çözme yükümlülüğünü de
üstlenmekte ve istihdamı geliştirme projeleri uygulamaktadır.
Türkiye’de ise tam anlamı ile yerleşmiş bir yerel
yönetim geleneği bulunmamaktadır. Bunun uzantısı olarak, belediyeler birçok sorunla
karşı karşıya kalmaktadır. Bu yaklaşım
doğrultusunda çalışmanın amacı, Türkiye’de
belediyelerin ekonomik girişimleri ve ortaya çıkardığı sorunları tespit etmek ve
değerlendirmektir.
II. TÜRKİYE’DE BELEDİYELERİN EKONOMİK
GİRİŞİMLERİ
1580 Sayılı Belediye Yasası’nın 19. maddesi,
belediyelerin, zorunlu görev ve hizmetleri yerine getirdikten sonra, belde sakinlerinin
ortak ve medeni ihtiyaçlarını karşılayacak her türlü girişimde bulunabileceklerini belirtmiştir.
Söz konusu yasa ile belediyelere, yerel ihtiyaçların
karşılanması için bir girişimci gibi sınai ve ticari teşebbüslerde bulunma
konusunda geniş yetkiler verilmiştir.
Bu bakımdan belediyeler, özel durumlar gerektiriyor ise,
yerel halkı ilgilendiren kimi hizmetler özel kesim tarafından yapılmıyor veya
yetersiz ve niteliksiz yapılıyorsa o hizmetleri yapabilirler. Öte yandan belediyeler,
sadece özel kesimin boşluğunu doldurmak için
değil, onu yönlendirmek için de girişimde
bulunabilirler (örneğin fiyatları düzene koymak
için et ve ekmek üretmek gibi). Ayrıca kamu yararı bir hizmetin yapılmasını gerektiriyorsa (tiyatro, sinema gibi) o alanlarda da
faaliyette bulunabilirler (Tortop, 1998:76).
Kuruluş, görev ve işleyişlerindeki farklılıklar göz
önüne alınarak, belediyelerin ekonomik girişimlerinin
genel olarak aşağıdaki dört ana başlık altında incelendiğini görmekteyiz
(Yeter, 1994:7-9):
1. BELEDİYE BÜTÇESİ İÇİNDE VEYA DIŞINDA YER
ALAN İŞLETMELER
a) Belediye Bütçesi İçinde Yer Alan İşletmeler
Bu teşebbüslerin giderleri ile yönetim ve işletme giderleri diğer belediye
gelirleri ve giderleri gibi belediye bütçesinde yer almaktadır. Ülkemizde
belediyelerin kurdukları su, mezbaha ve bunun gibi teşebbüslerin büyük bir bölümü
doğrudan doğruya yönetim şekli olan bu yönteme göre işletilmektedir.
b) Özel Yasayla Kurulan İşletmeler
Bunlar, yarı kamusal nitelikte hizmet üreten ve ayrı bütçeye sahip olan
kuruluşlardır (Nadaroğlu, 1994:215). Ayrıca kamu tüzel kişiliğine sahiptirler.
İstanbul’daki İSKİ (İstanbul Su Kanalizasyon İdaresi) ile İETT (İstanbul
Elektrik, Tramvay ve Tünel İşletmesi), Ankara’daki EGO (Ankara Elektrik, Havagazı,
Otobüs İşletmeleri) gibi.
Belediyelerin bünyesinde yukarıda sayılanların dışında kalan katma bütçeli
başka işletmeler de vardır. Bunlar Belediye Meclisi
kararı ile kurulurlar (Nadaroğlu, 1994:215).
c) Katma Bütçeli İşletmeler
24 Eylül 1990 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan
Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Tüzüğü’nün
89. maddesinde (Resmi Gazete, 1990:15), belediyelere bağlı katma bütçeli kuruluşlara
yer verilmiştir. Bu maddede, giderleri özel gelirlerle karşılanan ve belediye
bütçesi dışında belediyeye bağlı olarak
yürütülen bütçelere katma bütçe denileceği ifade edilmiştir.
Aynı maddede, belediyelere bağlı mezbaha, tamirhane,
huzurevi vb. kuruluşlarla 1580 sayılı Belediye Yasası’nın 19. maddesine göre
kurulan belediye işletmeleri için katma bütçe düzenlenebileceği ve katma bütçelerin şekli, düzenlenmesi, kabulü ve
onaylanmasının belediye bütçesinin tabi olduğu esas ve usullere göre yapılacağı belirtilmiştir.
2. TANZİM SATIŞ FONLARI VE DÖNER SERMAYELİ
KURULUŞLAR
Belediyelere Tanzim Satış Fonu kurma konusunda yetki veren hüküm, 1580 sayılı
yasanın 15. maddesinin 2.12.1960 tarih ve 150 sayılı yasa
ile değişik 43. maddesidir. Buna göre belediyeler
et, ekmek, yaş meyve ve sebze, odun ve mangal kömürü ile diğer gıda ve zorunlu
ihtiyaç maddelerini gerektiğinde 2490 ve 1050 sayılı yasaların hükümlerine bağlı
olmaksızın satın almak, satmak, stok etmek veya belirli bir kâr haddi dahilinde satın aldırmak, sattırmak ve ihtiyacı olanlara amaca göre dağıtmak üzere bir fon oluşturarak tanzim satış mağazaları kurmak ve hayatı ucuzlatacak
sair önlemleri almak yetkisine sahiptirler.
Burada, “hayatı ucuzlatacak sair önlemleri almak
yetkisine sahip” deyimiyle belediyelere geniş yetki
verildiği görülmektedir.
Uygulamada belediyelerin söz konusu fonu bazen
bütçelerine koydukları ödenekten sağladıkları,
bazen de tanzim satış yapılacak maddeye ihtiyacı olanlardan topladıkları paralarla
oluşturdukları görülmektedir.
Belediyelerin döner sermayelerine gelince; belediyelerin
döner sermaye kurmalarına yetki veren tek mevzuat Belediye Yasası’na bazı maddeler
eklenmesine dair 24.3.1950 tarih ve 5656 sayılı yasadır. Bu yasanın ek 1. maddesine
göre belediye meclisleri gerek ve ihtiyaç gördükleri takdirde belediye konutları yapmak ve bu konutları belde sakinlerine
kiraya vermek veya satmak işlerini “zorunlu” belediye
hizmetleri arasına koyabilirler. Belediyeler bu
amacı sağlamak üzere bütçelerinde geçerli paraları ayırmak suretiyle
“döner sermaye” kurmaya ve kurulmuş veya kurulacak
yapı ortaklıklarına katılmaya yetkilidirler.
Öte yandan, hem tanzim satışların hem de döner
sermayeli kuruluşların genellikle yeni bir örgütlenmeye
gidilmeden belediye ya da belediyeye bağlı işletme personeliyle yürütüldüğü görülmektedir.
3. BELEDİYELERİN KURDUKLARI VE İŞTİRAK ETTİKLERİ
ŞİRKETLER
Belediyeler, bazı kamu hizmetlerini daha etkin yerine getirmek amacıyla, kamu hukukunun ve kamu bürokrasisinin katı kurallarından ve ağır
işleyişinden kurtulmak için, ekonomik girişimlerini
şirketler yoluyla yürütmektedirler (Eryılmaz:907; Yeter, 1993:57).
Şirketleşmeye yönelmenin belediyeler açısından
başka nedenleri de bulunmaktadır. Bunlar arasında, mevcut personel rejimi içinde
kaliteli eleman çalıştırmada karşılaşılan sorunlar, merkezi idarenin denetiminden kurtulma düşünceleri ve ihale yoluyla
özel girişimcilere giden kamu fonlarının bir kısmının, şirketler aracılığıyla
tekrar belediyeye dönüşünü sağlamak fikri sayılabilir (Eryılmaz:907; Yeter,
1993:57).
Belediyeler, 1580 sayılı Belediye Yasası’nın (mad.
19) verdiği yetkiye dayanarak şirket kurabilmekte,
ya da mevcut şirketlere ortak olabilmektedirler. Türk Ticaret Yasası’nın genel hükümleri de bu durumu yasaklamamıştır. Belediyeler, bu yasal
dayanaklar çerçevesinde özellikle 1984 yılından
itibaren pek çok alanda hızlı bir şirketleşme eğilimine girmişlerdir (Eryılmaz, 1995:163-164). Örneğin, bu dönemde
İzmir’de kurulan
TANSAŞ, açtığı çok sayıda süpermarketlerle büyük
bir tüketici kesimine hizmet sunmakta ve bu alanda
piyasanın denetiminde önemli rol oynamaktadır (Eryılmaz:908).
Türk Ticaret Yasası’nın 18. maddesinin 1. fıkrasına
göre, belediyeler tarafından özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari
şekilde işletilmek üzere kurulan teşekkül ve müesseseler (şirketler) tacir sayılmaktadırlar. Ayrıca bunlar,
ticaret siciline tescil ile Ticaret Odalarına kaydolmak zorundadırlar. Şirketler, özel
hukuk hükümlerine tabi olduklarından, diğer özel
şirketlerle eşit şartlara sahiptirler (Eryılmaz:908).
Burada şu noktayı belirtmekte yarar vardır. Bir
belediyenin şirketleşmesi başlı başına bir özelleştirme
yöntemi olmayıp, o şirketin pay durumuna bakmak gerekmektedir. Böyle bir durumda
belediyenin payı %51 ve daha yukarıda ise, söz konusu şirket özel hukuk kurallarına
göre faaliyetlerini yürütüyor olsa da
özelleştirmeden sözetmek mümkün değildir.
4. BİRLİKLER
Yerel yönetimlerin (il özel idaresi, belediye ve köy)
belirli bazı hizmetleri yürütmek amacıyla kendi aralarında oluşturdukları
örgütlere “yerel yönetim birlikleri” denilmektedir. Bu birlikler içinde en etkin ve yaygın olanı, belediyelerin kendi
aralarında kurdukları birliklerdir (Eryılmaz:897;
Eryılmaz, 1995:160-161).
Birlikler “kamu yararı” amacıyla faaliyette
bulunabilecekleri gibi, “kazanç” amacıyla da çalışabilirler. Bu bakımdan ekonomik amaçlı birliklerin (ulaşım,
halıcılık, turizm vb.) yanı sıra, sosyal amaçlı (düşkünler ve öğrenciler için
yurt yapma gibi), alt yapıya ilişkin (içme suyu, yol, köprü yapımı, sulama vb.)
hizmetler gören birlikler de bulunmaktadır (Eryılmaz, 1995:161).
Bu yöntemde tüketiciler, hizmete ilişkin parasal
ödemeleri kendi belediyesine yapmaktadır
(Eryılmaz:897).
Yerel Yönetimler Bakanlığı’nın 1980’de
kaldırılmasıyla, birliklerin faaliyetlerinde büyük
bir yavaşlama olmuştur. Yasal olarak varlıkları devam etmekle beraber, çoğunun
fiilen etkinlikleri kalmamıştır (Eryılmaz:897; Eryılmaz, 1995:160-161).
III. TÜRKİYE’DE BELEDİYELERİN EKONOMİK
GİRİŞİMLERİNİN
SORUNLARI
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı gibi, belediyeler yerel ihtiyaçların
karşılanması amacıyla ekonomik girişimlerde
bulunmaktadırlar. Ancak burada çeşitli sorunların söz konusu olduğu görülmektedir. Bu sorunların bazılarını şu şekilde
sıralayabiliriz:
-Belediyelerin, ekonomik
faaliyetlerine ilişkin işletme ve diğer teşebbüslerin kuruluş ve işleyişini düzenleyen mevzuat dağınık ve yetersizdir. Kamu iktisadi
teşebbüslerinin bir çerçeve yasası vardır. Ancak belediyelere ait iktisadi
işletmelerin kuruluş, organları, teşkilatı, görev ve faaliyetleri ile denetimleri hakkında bir çerçeve yasası bulunmamaktadır (Yeter, 1993:61; Yeter, 1994:11; Karabilgin, 1992:23).
Ayrıca, belediyelerin işlerini, şirketleşerek,
ekonomik yaşamda faal olmaları da büyük ölçüde eleştirilere konu olmaktadır. Bu
eleştiriler genellikle aşağıdaki noktalarda toplanmaktadır.
-Şirketler Türk Ticaret
Yasası’na göre hizmet verseler de, yönetimlerinin yapısı itibariyle tamamen belediyelerin denetimi altına girmektedirler. Bunun sonucu
olarak yönetimlerin, hizmetin gerektirdiği biçimde
ve piyasa ekonomisinin şartlarına uygun olarak bağımsız karar alabilmeleri
güçleşmektedir. Bu bakımdan bu kuruluşların sunduğu hizmetlerde etkinlik sağlamanın zor olduğu gözlenmektedir (Yeter, 1994:11).
-Bir başka eleştiri ise,
belediyelerin, kendi mensuplarına, seçilmiş veya atanmış kişilere iş yaratmak amacıyla
işletmeler, şirketler kurdukları yönündedir. Nitekim, bazı belediyelerin bu
türlü yerlere belediye meclis üyelerini getirdikleri görülmektedir. Dolayısıyla, bu şirketlerde, bir takım siyasal kadrolara iş bulma
amacına yönelik olarak, ehil insanlardan oluşmayan kişiler çalıştırılmakta ve bu kuruluşlar kendi siyasal gelecekleri bakımından
araç olarak görülmektedir (Keleş, 1993:18; Aydın, 1993:38).
-Şirketlerin, yolsuzluk
kaynağı oldukları yönünde eleştiriler de yapılmaktadır. Bununla bağlantılı olarak, kayırma aracı oldukları; eş, dost, politikacı
veya korunması gereken partiler için yemlik oldukları ileri sürülmektedir (Keleş,
1993:18).
-Şirketleşmede proje ve
fizibilitenin önemli olmasına ve alternatifli fizibiliteler üretilmesinin gerekliliğine rağmen, uygulamada çoğunlukla önce karar verilip
sonra fizibilite yapılmaktadır (Yeter, 1994:11).
-Belediyelerin merkez
denetiminden kaçmak için şirketleştikleri de eleştirilmektedir (Keleş, 1993:18).
- Belediyeler, asli görevlerini de bu tür teşkilatlar aracılığıyla yerine getirme yoluna gitmektedirler. Oysa belediyeler asli görevlerini yapabilmek için,
gerekli teşkilatı kurmak, memur ve işçi istihdam
etmek ve gerekli araç-gereci satın almak yetkisine sahiptirler. Dolayısıyla belediyelerin asli görevlerini yapabilmek
amacıyla şirketleşmeleri bir hakkın kötüye kullanımını doğurmaktadır (Disk-Genel İş, 1996:8).
IV. SONUÇ
Demokratik ülkeler, yerel yönetim birimlerine ekonomik
alanlarda gittikçe artan oranda görev ve yetki vermektedirler. Bu bakımdan
belediyelerin de yerel halkın ihtiyaçlarının giderilmesi için ekonomik girişimlerde
bulunmaları doğaldır. Ancak bu durum, mevcut sorunların göz ardı edilmesi anlamına gelmemelidir. Nitekim bu sorunların çözümü
için farklı görüşlerin ileri sürüldüğünü görmekteyiz. Bunların başını, 1980 sonrasında uygulanan neo-liberal politikaların da etkisiyle özelleştirme yanlıları çekmektedir. Bir diğer görüş,
belediyelerin, hizmetlerini özelleştirme yerine, kendi birimleri aracılığıyla daha
etkin üretmenin yollarını aramaları gerektiği yönündedir. Ayrıca, belediyelerin
küçülmesini ve kooperatif bir örgütlenme içinde kâr
amacı gütmeyen başka bazı örgütlere kimi işlevler verilmesini içeren alternatif
modelleri savunanlar da bulunmaktadır.
Kuşkusuz, bu yöntemlerden hangisinin uygulanacağı
konusunda politik tercihler de rol oynayacaktır.
Ancak, belediyelerin ekonomik girişimleri ile ilgili bir takım düzenlemelerin
zaman kaybedilmeden yapılmasının kaçınılmaz hale
geldiği de açıktır.
KAYNAKLAR
AYDIN, Engin (1993), Yerel Yönetimlerin Ekonomik
İşlevleri, Toplantıda yapılan konuşma, Türk
Belediyecilik Derneği-Konrad Adenauer Vakfı, Ankara.
DİSK-GENEL İŞ (1996), Belediye Hizmetlerinin
Özelleştirilmesinde Adana Örneği, Araştırma Dizisi: 3, Ankara.
ERYILMAZ, Bilâ l, “Belediye Hizmetlerinin
Yürütülmesinde Alternatif Yöntemler”, Kamu Yönetimi,
I. Ulusal İdare Hukuku Kongresi (1-4 Mayıs 1990), Ankara.
ERYILMAZ, Bilâl (1995), Kamu Yönetimi, Gözden
Geçirilmiş 2.b., Akademi Kitabevi, İzmir.
KARABİLGİN, Ahmet (1992), “Yerel Yönetimlerin
Ekonomik Girişimleri”, Çağdaş Yerel Yönetimler, Cilt: 1, Sayı: 1, Ocak.
KELEŞ, Ruşen (1993), Yerel Yönetimlerin Ekonomik
İşlevleri, Toplantıda yapılan konuşma, Türk
Belediyecilik Derneği-Konrad Adenauer Vakfı, Ankara.
NADAROĞLU, Halil (1994), Mahalli İdareler, Teorisi,
Ekonomisi, Uygulaması, Yenilenmiş 5.b., Beta Basım
Yayım Dağıtım A.Ş., No: 548-203.
RESMİ GAZETE (1990), Sayı: 20645, 24.9.1990.
TORTOP, Nuri (1998), “Yerel Yönetimler ve Küçük ve
Orta Ölçekli İşletmeler”,
Çağdaş Yerel Yönetimler, Cilt: 7, Sayı: 1, Ocak.
YETER, Enis (1993), Yerel Yönetimlerin Ekonomik
İşlevleri, Toplantıda yapılan
konuşma, Türk
Belediyecilik Derneği-Konrad Adenauer Vakfı, Ankara.
YETER, Enis (1994), “Yerel Yönetimlerin Ekonomik
Teşebbüsleri”, Demokrasi
Gündemi, Sayı: 18,
1994/II. |