|
YEREL
YÖNETİMLERDE OMBUDSMANLIK
A) GİRİŞ
Yönetim bilimi varolduğu sürece etkinliğini arttırmanın yollarını
aramıştır. Demokratik yönetimlerde halkın katılımı esas
kriterdir. Demokratik sistemi yönlendirirken halkın şikayetlerini göz
önünde bulundurma gereği, yakın tarihte yönetici sınıfının
farkına vardığı bir olgudur.
İnsanlık tarihi kadar eski sayılabilecek yönetim bilimi içerisinde
19. yy. başlarında yeni gelişmeler baş göstermiştir. Bu yeni oluşum
“Ombudsmanlık” adını almaktadır; buna göre bu kurumun oluşturulma
amacı halkın şikayetlerini araştırmak, kamu hizmetlerinin daha hızlı
bir biçimde sunulmasını sağlamak, sorunları tarafsız biçimde
çözmektedir.
Ülkemizde bundan birkaç ay öncesinde gündeme gelen ve hiç kimsenin
ismini bile daha önce daha önce duymadığı ombudsmanlık kurumu günümüzde
dünyanın bir çok ülkesinde idari ve hukuki örgütlenme içerisinde
yerini almıştır. Ombudsmanlar başarılı uygulamalarıyla yetkili
otoriteler ve halk arasında adeta bir köprü olmuş; demokrasiyi
daha da ilerletici yönde rol üstlenmişlerdir.
Çalışmamızın amacı; diğer ülkelerde uzun süredir var olan ve ülkemizde
henüz tanınmayan bu kurumun, diğer ülkelerdeki örnekleri analiz
edilerek ülkemizde yerel bazda nasıl örgütlenebileceğinin araştırılmasıdır.
Bu amaçla oluşacak aşamalar ombudsmanlık kavramının tanımı,
tarihçesi, yetkileri, çeşitleri ve değişik ülkelerdeki yapılarının
analizidir. Bütün bu aşamalardan dayanakla ülkemiz için yerel
anlamda plan yapılacak ve çalışmamız sonuç ve öneriler kısmıyla
son bulacaktır.
B)
OMBUDSMANLIK NEDİR?
1)
OMBUDSMANLIĞIN TANIMI:
Bir İsveççe kelime olan ombudsman kelimesi bu dilde “temsilci”
anlamına gelmektedir ama bu kelimenin hükümetin veya şirketinin
temsilcisi olarak adlandırılması yanlış olacaktır. Bu anlamıyla
bakarsak ombudsman tarafsız temsilci olarak nitelendirilir.
Değişik perspektiflerden ombudsman:
ü
Vatandaşların bürokratik
yanlışlıklardan doğan şikayetlerini araştıran kanuni yetkilidir
.
ü
Kamu hizmetlerinin kötü
yönetiminden etkilenen insanların şikayetlerini kabul eden, araştıran
ve çözmeye çalışan; atanmış ve bağımsız kişidir .
ü
Problemlerin araştırılmasında
geniş yetkileri olan ve çözümlenmesinde önerilerde bulunan tarafsız
bir sorun çözücüdür .
ü
Hükümetten kaynaklanan
vatandaş şikayetlerinin güvenli ve hızlı bir şekilde çözülmesi
için görevlendirilmiş aktif bir yönetim düzenleyici sistemdir .
ü
Yerel anlamda; yerel
otoritelerin kötü yönetiminden kaynaklanan haksızlık ve şikayetleri
araştıran kişidir.
Ele
alındığı üzere ombudsmanlık kavramının tanımı esnektir.
Esneklik ülkelerin bu kuruma verdiği yetkilere bağlıdır. Ne kadar
esnek veya katı olursa olsun; bu kurumun özünde tarafsızlık, bağımsızlık,
arabuluculuk gibi unsurlar bulunmakta ve bu unsurlar genelde değişmemektedir.
2) OMBUDSMANLIĞIN
TARİHÇESİ
İlk Ombudsman’ın 1809 yılında İsveç’te atanmasıyla bu kurumun
19 veya 20. yüzyıllarda ortaya çıktığı düşüncesi genel bir
kanıdır, ama bu kurumun kökleri tarihte 2200 yıl öncesine dek
uzanmaktadır. O dönemlerdeki Çin Hanedanlığında (Han Dynasty)
“The Control Yuan” adında ombudsmanlığa benzer yönetici
memurlar oluşturulmuştu. Roma imparatorluğunda da bu göreve haiz
“Censor” adlı hakim ataması yapılıyordu. Orta Çağ Avrupa’sında
bu görevi Hıristiyan Kilise sağlıyordu. Kilise, prens ve halk arasında
arabulucu görevini yürütüyordu.
Modern ombudsmanlığın başlayışı 19. yüzyılın başlarına denk
gelmiştir; bu tarihte İsveç Kralı IX. Charles yönetici sınıfın
da bir ombudsman atamıştır. 1809 tarihli İsveç yasası bugünkü
anlamda modern ombudsmanlığın temeli olmuştur. İkinci ombudsmanlık
ataması 1919 yılında Finlandiya’da; 3.sü 1955 yılında
Danimarka’da yapılmıştır. Bir İskandinav ülkesi dışındaki
ilk atama da 1962 yılında Yeni Zelanda’da yapılmıştır. Günümüzde
bu kurum dünyanın birçok ülkesinde hem ulusal hem de yerel bazda
örgütlenmiştir .
3)
OMBUDSMAN YETKİLERİ
Bu bölümde ombudsmanların klasik özellik ve yetkilerine yer
verilecektir. Özellikle ombudsmanlık çeşitlerinin artmasıyla
birlikte, doğal olarak görev ve yetkileri de artmıştır. Bütün
bu yetkilerin bir arada verilebilmesi mümkün olmayacağı üzere; çalışmamızda
ilerleyen aşamalarda bu görev ve yetkilere yer yer değinilecektir.
Klasik ombudsman yetki ve özellikleri:
a.
Hükümet ve kendisini
atayanlar dışında kamu görevlilerini ve bürokratları ve araştırma
ve eleştirme yetkisi,
b.
Araştırmalarıyla
ilgili her türlü kamu evrakına ulaşabilme yetkisi,
c.
Birlikte çalışacağı
elemanlarını kendisi seçme, görev bölüşümü ve görev sonlandırma
yetkisi,
d.
Şikayetler arasından
istediğini araştırma yetkisi,
e.
Hükümet ve kendisini
atayanlar dışında hiçbir bürokrata hesap vermeme özelliği,
f.
Kanunla göreve gelme ve
herhangi haklı nedene dayanmadan görevden alınamama özelliği,
g.
Araştırma sonucuna göre
şikayet taraflarına tavsiyede bulunma yetkisi,
h.
Bürokratik olarak sivil
sorumluluktan muaflık özelliği,
i.
Tarafsızlık, bağımsızlık
ve iş gizliliği özelliği
Bu yetki ve özelliklerle birlikte ombudsmanlar:
·
Şikayetçinin avukatı
değildir, bir çözüm bulmaya çalışan tarafsız bir araştırmacıdır
·
Seçilmiş değil, atanmış
bir temsilcidir
·
Birbirini kendi tavsiye
kararlarına uyması için zorlayamaz, fakat durumu bir üst kuruma
rapor edebilir.
·
Kendisini atayanlara,
kanuni yapıya, mahkeme kararlarına karşı görüş bildiremez ve
araştırma yapamaz
C)
OMBUDSMANLIK ÇEŞİTLERİ
Ombudsmanlık kurumu zamanla değişmiş, ulusal bir yapılanmadan yerel
bir yapılanmaya geçiş yapmıştır. Yerel yapılanmaya geçerken
daha spesifik konulara eğilmek üzere çeşitli ombudsmanlık türleri
ortaya çıkmıştır. Günümüzde bu durum özellikle gelişmiş ülkelerde
çok yaygındır; bu ülkelerde hemen hemen her sektör hizmet etkinliğini
arttırmak üzere kendi ombudsmanlık birimlerini oluşturmuştur.
Üniversite
Ombudsmanı
Üniversite Ombudsmanı; öğrenciler, fakülteler, hizmetliler, öğretim
elemanları ve üniversite hizmet birimlerine hizmet verir ve bu
kesimler arasında uyuşmazlık çıktığı zaman iletişimi sağlayan
kişidir. Ombudsman görevleri arasında şikayetleri araştırmak ve
taraflar arasında çözümüne yardımcı olmak; üniversite
hizmetleri, prosedürler, kaynak dokümanlar hakkında bilgi sağlamak,
üniversite yönetiminde söz sahibi olan birimlere politika etkinliğin
amacıyla müşavirlik hizmeti vermek, iyi yönetim hakkında
tavsiyelerde bulunmak gibi görevler bulunmaktadır. Danışma
hizmetlerinin dışında bir sorun meydana geldiğinde; sorunun türüne
göre akademik kadro bölüm başkanları veya dekanlara başvurulması
gereği vurgulanmakta; sonuç alınamadığı takdirde en son olarak
üniversite ombudsmanına müracaat edilebileceği açıklanmaktadır
|