|
2-1989 YEREL SEÇİM ANALİZİ
A-SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL ORTAM
1984 yerel seçimlerinde iktidar partisi olan ANAP ciddi bir başarı
göstermiş,onu SODEP ve DYP izlemişlerdir.12 eylülün icazetli
partileri olan MDP ve halkçı parti(HP)büyük bir yenilgiye uğramışlardır.seçimlerden
sonra bu partilerde çözülmeler başlamıştır.MDP kongresinde T.Sunalp’ın
yerine genel başkanlığa U.Söylemezoglu getirildi(13.07.1985)HP
kongresinde de Aydın Güven Gürkan,N.Calp’in yerine başkan
oldu(30.06.1985).bu değişiklerde bu partileri kurtaramayacağı anlaşılıyordu.HP,
SODEP ile birleşme kararı aldı.iki partinin birleşmesinin önündeki
hukuksal engellerin aşılması için,önce
HP adını değiştirdi ve Sosyal Demokrat Halkçı Parti adını aldı.Ertesi
gün de SODEP kendisini fes ederek
SHP’ye katıldı(3.11.1985).MDP ise 4 mayıs 1986’da olağanüstü
kongrede kendisini fes etti.Boşta kalan MDP milletvekillerinden
18’i ANAP’a,21’i DYP’ye geçti MDP kökenli Mehmet yazar ise
21 milletvekili ile Hür Demokrat partiyi kurdu.Bu arada partilerde
kuruluyordu bunların en önemlisi Demokratik Sol Parti ile aynı yılın
sonlarında kurulan Islahatçı Demokrasi Partisi oldu.Daha kurulmuş
olan muhafazakar parti ise30.11.1985’de Milliyetçi Çalışma
Partisi adını aldı.12 eylülün ürünü olan siyasi yasaklardan
dolayı 12 Eylül’ün siyasi liderleri aktif olarak siyasete
giremedikleri için bu dönemde partilerin başında ‘’Emanetçi
Başkanlar’’ bulunuyordu.Adalet partisinin devamı olan DYP’nin
başında Hüsamettin Cindoruk,DSP’nin başında ise Rahşan Ecevit
bulunmaktaydı.Aynı şekilde siyasi yasaklı olan A.Türkeş ve
N.Erbakan partilerinin başına geçememektedir.28 eylül 1986 yılında
milletvekili ara seçimleri yapıldı.Toplam 10 ilde yapılan seçime
6 siyasi parti katıldı.Ara seçimlerin sonuçları özellikle
iktidar partisi için önemliydi.Anavatan partisini 1983 yılındaki
seçimin sonuçlarına göre %10 oy oranı azalmıştır.Bu durum
muhalefet partilerinin erken seçim talebini gündeme getirmesine
neden oldu.Özal kabine de değişiklikler yaptı ve HDP’ ye birleşme
önerisinde bulundu ve HDP’ nin kurucuları 30 kasım 1986 yılında
ANAP’la birleşme kararı aldılar.Ara seçimde siyasi yasaklar
fiilen delindi,Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit
DYP ve DSP’nin propaganda çalışmalarına destek
verdiler.Bu durum artık yasakların işlemez olduğunu gösteriyordu.Bunun
değişmesi için anayasanın değişmesi gerekirdi.ANAP lideri Özal
anayasanın değiştirilmesine karşı çıkmadı ama siyasi yasakların
kaldırılmasının halk oylamasına götürülmesini savundu.Anayasa
değişikliği yapıldı,halk oylaması 6 eylül 1987 yılında yapıldı.Siyasi
yasakların kalkması anlamına gelen evet oyları az bir farkla hayır
oylarını geçti(evet %50.16;hayır %49.84)
Bu başkanlar kısa süre içerisinde emanetçi başkanların
yerlerine geçtiler.DYP’ de Hüsamettin Cindoruk 8 eylül 1987
tarihinde istifa etti ve yerine yapılan olağanüstü kongrede Süleyman
Demirel seçildi.DSP’ de ise Bülent Ecevit başkanlığa
getirildi(13 eylül 1987)aynı şekilde A.Türkeş Milliyetçi Çalışma
partisine(5.10.1987) ve N.Erbakan da Refah partisi başına geçti.(12.10.1987)Halk
oylamasının sonuçları alınır alınmaz Özal erken seçime
gidileceğini açıkladı,halk oylamasının çok az bir farkla kabul
edilmesi Özal’ ı cesaretlendirmişti.Erken genel seçimin 1 kasım
1987 de yapılacağı açıklandı yüksek seçim kurulu
ANAP,SHP,DYP,DSP,RP,MÇP ve IDP’nin seçime katılabileceğini açıkladı.Seçim
sürecinde iktidar partisinin girişimiyle 3403 ve 3404 seçim yasaları
çıkarıldı.Söz konusu yasalar iktidar partisine avantaj sağlayacak
hükümlerle doluydu,ancak muhalefet partililerin itirazları dikkate
alınmadı.Seçim 1 kasıma yetiştirilmedi ve 27 kasım da yapıldı.ANAP
%36.31' lik oy ile 292 milletvekili,SHP ise %24.74 oy ile 99
milletvekili ve DYP ise %19.14 lik oy ile 59 milletvekili çıkarmıştır.Seçim
sonucunda ikinci Özal hükümeti kuruldu.Yeni donemde seçim kanunları
kendisine avantaj sağlayacak şekilde değiştirdi ne yazık ki bu
kanunların bir çoğu anayasa mahkemesi tarafından iptal edildi.Özal
yerel seçimlerin bir an önce yapılmasını istiyordu ve bu yönde
seçimlerin 1998 Ekiminde yapılmasını öngören bir kanun çıkarttı.Ne
var ki bu yasanın ilgili maddesi anayasa mahkemesi tarafından iptal
edildi.Özal,yerel seçimlerin öne alınabilmesi için anayasa değişikliğine
gitti.Ancak değişikliğin yürürlüğe girmesi için halkoyuna
sunulması gerekiyordu.Bu halkoylaması belki de dünyadaki en anlamsız
halkoylamasıydı.Yerel seçimler,evet oylarının çok çıkması
durumunda 13 kasım 1988 tarihinde aksi durumda 26 mart 1989 tarihinde
yapılacaktı.yani seçimlerin 4 ay önce mi?yoksa 4 ay sonra mı?yapılacağına
karar vermek için halkoylamasına gidiliyordu.halkoylaması sonucu
hayır oyları%65 dolaylarındaydı.Bu durum Özal'ı destekleyen diye
nitelendirilecek oyların %35 olduğunu gösteriyordu.Seçim normal
tarihinde yapılacaktı.
26 Mart 1989 yerel yönetim seçimlerine gidilirken siyasi gündemi
işgal eden en önemli konulardan biri,Anavatan iktidarının sık sık
seçim kanunlarında değişiklik yapmasıydı.Yerel seçimleri 1988
de yapamayan Özal seçimlerden galip çıkmak için yeni bir yol
denemek istemişti.Seçimlerde iki turlu çoğunluk sistemini önerdi,fakat
muhalefet partililerin sert tepkisiyle karşılaşınca bu fikrinden
vazgeçmek zorunda kaldı.
Doğrudan yerel seçimleri ilgilendirmese de seçim döneminin
atmosferini anlamak için iki önemli toplumsal dinamiğe değinmekte
de yarar var.Bunlardan önemlisi önemli sıçramalar gerçekleştirmiş
olan işçi hareketiydi,12 eylül darbesinden sonra sürekli gerileyen
işçi ücretleri 1989 yılına gelindiğinde dayanma sınırlarını
zorlamaya başlamıştı. Bunun sonucu özellik kamu kesimi işyerlerinde
ciddi işçi direnişleri ortaya çıkmaya başladı.26 Mart seçimlerine
giderken gündemi belirleyecek kadar yaygınlık kazandı.
Seçim döneminde Türkiye’de bir hayli etkili olan ikinci
dinamik siyasal İslam’dı.Anayasa mahkemesi türbanla ilgili bir
yasayı iptal etmesi protesto gösterilerine yol açtı.Üniversite öğrencileri
ve onları destekleyen gruplar
üniversitelerde ve Cuma namazları çıkışında cami önlerinde sık
sık gösteriler düzenlemeye başladılar. Örneğin 10
Mart’ta Ankara İstanbul,adana ve Bursa’da Cuma namazından çıkan
gruplar,türban yasasının iptalini tekbir sesleri arasında yürüyüşlerle
protesto etmişlerdir.
1989 yerel seçimleri basında daha çok bir erken genel seçime
yol açma ihtimali ile
orantılı olara önemsenmiştir.Çünkü ANAP’ın seçimlerden
yenilgi ile çıkması erken seçime gitme olasılığını arttırıyordu.Bu
yüzden Özal yerel sorunlardan ziyade enflasyon gibi genel sorunları
öne çıkartmaktaydı,muhalefet ise Özal’dan kurtulmak için yerel
seçimleri iyi bir fırsat olarak görmekteydi.
1989 Yerel seçimleri aynı yıl içinde
yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri için bir ön değerlendirme
fırsatı yaratacağı kabul ediliyordu.Eğer ANAP seçimlerden iyi
bir sonuç alacak olursa Özal’ın cumhurbaşkanlığı kesinleşmiş
olacaktı.Aksi halde Özal’ın planları suya düşecekti.
Seçim Analizi Ana Menüsüne Dönüş |