|
3-1994
YEREL SEÇİM SONUÇLARI
A-SEÇİM
ÖNCESİ SİYASAL ORTAM
27Mart 1994 yerel seçimlerine,DYP- SHP koalisyonu hükümet
ederken,başka faktörlerin etkisiyle seçim atmosferine gidilmiştir.Genel
olarak bakıldığında seçim öncesi ortamı üç eksene
oturtabiliriz.Birinci eksen Güneydoğu Anadolu ve PKK İkinci eksen
Refah partisinin yükselişiyle koşut ilerleyen
şeriat tartışmaları ve bununla doğrudan olarak üçüncü
eksen laiklik tartışmaları.Siyasal partilerin politikalarını da
bu üç eksen belirlemekteydi ve partiler politikaları bu üç eksen
üzerine inşa etmektedir.
Şubat ayından itibaren gelişen olaylar seçimin hararetli
bir ortamda geçeceğini haber vermekteydi.Bu olayların en can alıcısı
Mart’ta DEP’li milletvekillerinin polis tarafından meclisin kapısından
alınıp götürülmeleridir.6 DEP’li ve 2 bağımsız
milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması
ve göz altına alınması,yurt dışında geniş yankı
buldu.Batılı ülkelerde bu durum ‘siyasi darbe ‘’ olarak
nitelendirildi.Avrupa parlamentosu,bu olayı kınayan
ve özellikle de Kürt sorununa
siyasi bir çözüm isteyen bir karar tasarısı kabul etti ve
olayı incelemek üzere Türkiye ye Marc Galle adlı bir gözlemci gönderdi.Marc
Galle,gözlemlerini ifade ettiği raporunda, Türkiye de seçilmemişlerin
daha etkili olduğunu,dokunulmazlıkların kaldırılmasının siyasi
olduğuna hiç şüphe olmadığını belirtti.Yurtiçinde ise
milletvekillerinin göz
altına alınması siyasi dokunulmazlıkların sınırlarını tartışmaya
açtı.Bu tartışmalar sürüp giderken mart ayında gündem
DEP’lilerin DGM’ ye çıkarılması,sorgulanmaları,tutuklanmaları
ile ilgiliydi.
Seçim öncesi ise tansiyonu arttıran olaylar ise 12 şubat
1994 tarihinde tuzla istasyonunda patlayan bir bombanın 5 yedek subay
ögrencinin ölümüne neden olmasıyla başlar.Bu patlamayı PKK’nın
üstelenmesiyle bütün gözler Demokrasi Partisine döndü. DEP genel
başkanı Hatip Dicle’nin saldırıya ilişkin açıklamaları,özellikle
DYP grubunda sert tepkilere yol açtı.DYP bundan sonra propagandasını
özellikle bunun üzerine yoğunlaştırdı.DEP’e dışlama süreci
başlar,tuzla katliamından sonra DEP’ e yönelik saldırılar yoğunlaşmıştır.Bu
gelişmelerden sonra DEP içinde yeni bir tartışma başlar.Bu tartışma
konusu ‘’Seçimi boykot etme ‘’şeklinde özetlenebilir.
DEP’ e yönelik tepkiler sürerken koalisyon partileri DYP
ile SHP arasındaki ilişkiler
gerilmeye başlar.Genelkurmayın Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e
DEP’ ten rahatsız olduğunu bildirmesi,politik çevrelerde ve
kamuoyunda yeni bir tartışmaya yol açtı.Darbe tartışmaları başlamıştır.Darbe
olur mu?tartışmasının alevlenmesini uyaran Karayalçının açıklamaları
oldu.’’Birileri demokrasiye yeniden
ara vermek için hazırlık
içinde oldukları açık(Hürriyet 23 şubat 1994) SHP’nin DEP’li
milletvekillerini millet meclisine taşıması ve mart ayındaki
DEP’liler ile ilgili gelişmeler SHP’nin koalisyondan çekilmeye
zorlamasına neden oldu.Bu durum yeni bir koalisyon için zemin hazırlamaktadır.Basında
ağırlıklı olarak ANAP-DYP koalisyonu desteklendiği için gelişmeler
ANAP-DYP koalisyonun için fırsat olarak değerlendirildi
Anadolu bölgesinde DEP’ in tabanı oylarını nereye kaydıracaktı?PKK
bölgedeki halkın seçimi boykot etmesini istiyordu.CHP’li başkan
adayının öldürülmesi(Hürriyet 18 mart 1994)peşinden SHP’nin
Diyarbakır seçim bürosunun bombalanması (Hürriyet 19 mart1994)seçime
birkaç gün kala güneydoğu Anadolu bölgesinde 14 adayın seçimden
çekildiklerini açıklamaları bölgede tedirginliğe yol açtı.
Seçim öncesi siyasal ortamın ikinci eksenini refah partisi
ve şeriatçılık tartışmaları oluşturuyordu.Gazete taramalarından
elde edilen izlenime göre,seçim öncesi RP’ ye yönelik bir
ambargo uygulanmış ancak bu durum RP ile ilgili negatif haberlerin
çıkmasını engelleyememiştir.Seçimden önce,Hasan Mezarcının İzmir
de Atatürk’e suikast düzenleyenlerin iade-i itibarını isteyen önergeyi
DEP,DYP,ve BBP’ den milletvekilleriyle birlikte meclise vermesi üzerine,bu
hareketin laik düzene karşı girişilen bir saldırı olduğu yönünde
tartışmalar başladı.Refah partisi
DEP ile birlikte sistem dışı ilan edildi.Doğru yol
partisi,taksimde 28 şubat günü ‘’Ataya Saygı’’ mitingi düzenledi
ve mitinge refah partisi ve DEP dışında bütün partiler davet
edildi.
Üç parti,RP’den istifa eden Hasan Mezarcı ve DEP’li 6
milletvekili ile bu partiden ayrılan bağımsız Mahmut Alınak'ın
dokunulmazlıklarının kaldırılması için anlaştılar.Dokunulmazlıkları
kaldırılan milletvekillerinin bir kısmı meclis kapısında çıkar
çıkmaz tutuklanması üzerine,DEP’li milletvekilleri mecliste
sabahladılar.Bu olay,dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda
koalisyonda uyuşmazlığa yol açtı.SHP dokunulmazlıkların kaldırılmasına
karşı çıkmaktaydı.
27 mart seçimleri
öncesinde,SHP’nin PKKlıları meclise getiren parti olarak eleştirilmesiyle
SHP ve DYP arasındaki koalisyon ortaklığı giderek SHP ‘nin
aleyhine bir hal almıştır.Bu arada merkez sağ
ve sağ basın ANAP-DYP koalisyonunun gerçekleşmesi için çeşitli
olası formülleri ortaya koymaktadır.Bunun dışında DYP grubunda
koalisyonu bozalım baskısı yapılmaktadır.Çiller ANAP-DYP formülüne
dönüşebileceğini ancak bu işin Mesut Yılmaz la olamayacağını
söylemektedir.
Ekonomik kriz,19 Mart’ta ‘’Ekonomi Rayından Çıkıyor’’manşetiyle
duyurulurken,seçime 4 gün kala,Koç grubunun yarısının kapanmasıyla
tamamen belirgin hale geldi.Ekonomide yaşanan
olumsuzluklar,uluslararası kredi kuruluşlarının Türkiye’nin
kredisini düşürmesiyle uluslararası alanda da kendisini
hissettirmektedir.
Seçim öncesi,her parti kendisinin birinci parti çıkacağını
ilan ederken yapılan anketlerin bütün yanlış tahminlerine rağmen,hiçbir
partinin %25 üzerinde bir oy alamayacağını doğru olarak ortaya
koymaktadır.Tahminlerden çıkan bir başka doğru ise RP’nin moda
deyimiyle önlemez yükselişiydi.Bütün karşı propaganda girişimlerine
rağmen RP kamu oyu yoklamalarında ikinci parti olarak çıkıyordu.Bir
yandan RP’ nin oylarının yükselişi
diğer taraftan kerhen birlikte duran koalisyon ortaklığının bittiği
yönünde haberler basında yer almaktadır.Cavit Çaglar açıklamasında
‘’SHP ile ortaklık ölmüştür.’’bu ortaklık 27 mart seçiminden
önce mutlaka bitirilmeli demektedir.
Seçim öncesi merkez sağdaki birleşme senaryoları seçim gününe
kadar sürdü.Cindoruk,DYP ve ANAP’ın liderleri arasında kişisel
düzeyde sürdürülen çekişmeden dolayı birleşmenin sağlanamaması
nedeniyle,kendisinin birlik için misyon yüklenebileceğini
belirtti,ancak bu da sonuçsuz kaldı.Bu tartışma birleşme
durumunda kimin ittifak partisi lideri olacağı konusunda düğümleniyordu.
Güneydoğu Anadolu
bölgesindeki yeni aktör MHP idi.Meclisteki PKKlıların atılmasından
sonra bunları meclise gönderen bölge halkı
da milletvekilleriyle birlikte gizli bir şekilde PKK’lı İlan
ediliyordu.Toplumsal kamplaşmaya yol açan gelişmeler milliyetçiliğin
yükselişinin zeminini hazırlıyordu.Nitekim MHP’nin Diyarbakır
belediye başkanı adayı Fikri Aksay nokta dergisiyle yaptığı söyleşide
bölgede bir PKK’nın birde MHP’nin etkili olduğunu söylemektedir.
Bu atmosferde partiler,seçmenlerden oy isterken,adaylarının
yerel yönetimlerde verecekleri hizmetlerden
söz etmemekte ve yerel yönetim anlayışlarını ortaya
koymamaktadır.Siyasal partiler,seçmenden oy isterken kendi adayları
ya da yerel yönetim politikaları için değil,bir kerelik ya da ödünç
oy istemekteydiler.
Belediye başkanlıklarında yaşanan yarış,sadece İstanbul,Ankara
ve İzmir haberleri basında yer almaktaydı.İzmir’de seçim Işın
Çelebi,yüksel Çakmur ve Burhan Özfatura arasında cereyan
ediyordu.Ankara da ise Korel Göymen ve Melih Gökçek arasındaki çekişme
göze çarpıyor.İstanbul da ise SHP’nin adayı Zülfü livaneli,ANAP
adayı İlhan Kesici, DYP adayı Bedrettin Dalan ve RP’nin adayı
Tayyip Erdogan en baştaki isimlerdir.Gazeteler RP’ nin
mahalle mahalle,ev ev dolaştıklarını ve sistemli bir şekilde
örgütlendiklerini belirtiyor.Her mahalle de bir komisyon kuruyorlardı.Bu
nedenle hiç önemsenmeyen muhtarlık seçimleri bu açıdan çok can
alıcı öneme sahipti.Verso Araştırmalar Merkezi’nin Yöneticisi
Erhan Göksel büyük kentlerde muhtar seçiminin belediye başkanı
seçimi kadar önemli olduğunu söylüyor.Kentlerimizde muhtar seçimlerine
katılma oranı düşüktür.Bu nedenle iyi bir organizasyon küçük
bir grup istediği kişiyi muhtar yapabilir.Kentlerde mahalle düzeyinde
en organize olan seçmenleri tanıyan elbette RP’dir.
Her parti en güçlü adaylarını çıkartarak en azından seçimde
RP’ ye karşı bazı yerlerde ittifak oluşturamamıştır.Ancak
gazeteler aracılığıyla seçmenler bu yönde yönlendirilmektedir.Buna
bir örnek verelim.Oktay Ekşi köşesinde yerel seçim kampanyasının
genel seçim havasında yapıldığını belirtmekte ve oyumuzu kime
vermeli sorusuna ‘’laik cumhuriyeti yaşatacak olan’’parti ya
da aday ile ‘’laik cumhuriyeti yıkmayı amaçlayan’’ parti
yada aday arasında tercih yapılma diye cevap vermektedir.RP’nin seçim
sonunda koalisyona girmelerini engellemek
içinde diğer partilerin seçim vaadi olarak RP ile koalisyon
yapmayacaklarını seçmene söylemelerini isteyen yazarlar da RP’ye
karşı yapılan geniş anti propaganda örneklerinden birini oluşturuyor.
Seçim Analizi Ana Menüsüne Dönüş |