GELİR KAYNAKLARININ BÖLÜşTÜRÜLMESİNDE İLKELER VE YÖNTEMLER

" Kamu faaliyetleri, merkezi idare yanında mahalli idarelerinde dahil olduğu çeşitli hizmet birimleri tarafından yürütülmektedir. Yerel idarelerin de kamu ekonomisi üretici birimi olması hangi hizmetin hangi yönetim tarafından ne kadar görüleceği gibi sorunlarıda beraberinde getirmektedir. Söz konusu bu durum idareler arasındaki ilişkide sıkı bir mali bağıntı ortaya çıkarmıştır" (Öncel,1992:21).

Kamu hizmetlerinin merkezi idare ile daha alt düzeydeki idareler arasında bölünmüş olması, bunların görülmesi için gerekli kaynakların paylaşılmasını gerekli kılmaktadır. kaynakların bölüştürülmesinde uyulması gereken ilkeler şöyle özetlenebilir;

i. Her yönetim kendine verilen görevleri yerine getirecek mali kaynağa sahip olmalıdır.

ii. Merkezi ve yerel yönetimlere gelir sağlamak kaygısıyla aşırı ve çifte vergilemeden kaçınılmalıdır.

iii.Tüm kaynaklar vergilendirilmelidir.

iv. Bölgelerarası gelir farklılıkları nedeniyle hizmet kalitesi ve miktarında ortaya çıkabilecek dengesizlikleri giderecek bir mekanizma kurulmalıdır.

Gelir kaynaklarının bölüşümünde merkezi idare ile yerel idareler arasında gelir bölüşümünün belli ve kesin kurallara bağlanmış, çoğunlukla benimsenip bir çok ülkede uygulamaya konulmuş kararlı ve devamlı bir standart şekli bugün için mevcut degildir (Nadaroğlu,1989:106). Ancak ülkemizdeki uygulamayı da gözönüne alarak gelir kaynaklarının bölüşüm yöntemlerini üç başlık altında inceleyebiliriz. Bunlardan ilki "kamu gelirlerinin tümünün merkezi yönetim tarafından toplanıp daha sonradan yerel yönetimlere, bu toplanan fonlardan belli kriterlere göre pay verilmesi" yöntemidir. Bu yöntem "diğer bütün sakıncaları bir yana ,yerel yönetimlerin en azından merkezi idare tarafından toplanan paraları harcamaya yarayan bir organ haline getirmesi sonucunu doğuracaktır" (Nadaroğlu,1989:103).

ikinci olarak," vergi tabanının idareler arasında paylaştırılması" yöntemi kullanılabilir. İdari faaliyetler çeşitli yönetim kademeleri arasında bölüştürüldüğüne göre milli gelirden vergi adı altında cebri yöntemlerle kamu kesimine fon aktarmak için yararlanılan genel vergi tabanının da aynı idareler arasında paylaştırılması son derece doğal hatta zorunludur (Nadaroğlu, 1989:103). Üçüncü olarak, İki yöntemin beraberce kullanılması mümkündür.