| YARDIMLAR
Merkezi idarece yerel
yönetim birimlerine yapılan finansal transferlerdir. Yapılan yardımların miktar ve
dağılımı çeşitli ekonomik kriterler gözönüne alınsa da çoğu zaman politik bir
karar sürecini gerektirmesinden dolayı pazarlık sebebi olmuştur. Yardımlar merkezi
yönetimin yerel birimlere aktardığı vergi paylarından farklıdır. Vergi gelirlerinin
paylaşımı hükümet kademeleri arasındaki görev ve yetki paylaşımının doğal bir
sonucu iken yardımların daha çok koruyucu, (patronizing) niteliğine sahip olduğunu
görüyoruz (Owens,Panella,1991:107).
Yönetimler arası
yardımlarda güdülen başlıca amaçlar arasında; merkezi idarenin değişik kademeler
arasındaki mali dengesizlikleri düzeltmek (Vertical fiscal equity), hükümetin her
kademesinde çeşitli birimler arasındaki mali dengesizlikleri düzeltme (Horizontal
fiscal equity), erdemli malların üretimini teşvik etmek, dışsallıkların
içselleştirilmesi, yerel idarelere kendi başlarına gerçekleştirmek için herhangi
bir teşviğe sahip olmadıkları istenen bazı şeyleri yaptırmak (bunlar
dışsallıklar veya değerlendirilmiş mallar ile ilgili olabilir) sayılabilir.
Bunların yanında diğer bir neden de merkezi yönetimin sorumluluğunda olmasına
rağmen yerel düzeyde daha iyi yönetilebilecek bir faaliyete fon sağlamaktır
(Cullis,Jones ,1992:308-312), (Hirsch,1991:2),(Owens, Panella, 1991:107).
Yönetimler arası
yardımları özel yardımlar ve genel yardımlar olarak iki başlık altında
toplayabiliriz. Genel nitelikteki yardımlar, kullanım ve kontrol hakkında ön
belirlemelere başvurulmadan yapılan yardımlardır. Genel yardımlar gelir paylaşımı
gibidir (Cheen Oh,1990:61). Genel gelire destek amacıyla ya da herhangi bir yerel
hizmetin sunumu amacı ile harcanabilir. Genel yardımlarda yardımı alan idare, yasalar
çerçevesinde kullanım serbestisine sahiptir. Yerel yönetimler otonomilerini zedeleme
ihtimali daha az olan bu tür yardımları özel yardımlara tercih ederler. Bölgeler
arası mali kapasite eşitsizliğinin çözümünde genel yardımlar, özel yardımlardan
daha etkindir. Bunun nedeni koşula bağlı yardımlarda yardımın miktarını dış
faydaları gözönünde tutarak saptamak zorunluluğunun olmasıdır.
"Genel yardımlara
yönelik bazı itirazlar da yapılmıştır. Yerel yönetimler genel yardım yoluyla elde
ettikleri gelirlerin harcanmasında kendi öz gelirlerini harcamalarına oranla daha
dikkatsiz davranmak ve dolayısıyla israfta bulunmak eğilimindedir" (Nadaroğlu,
1989:125).
Özel yardımlar,
kullanım ve kontrolü hakkında ön belirlemelere başvurulan, yerel yönetimlerin belli
bir görevi, belli bir seviyede gerçekleştirecek mali güce kavuşmasını sağlamaya
yönelik yardımlardır. "Özel yardımların hem gelir hemde ikame etkileri vardır.
Bu yardımlar yardımı alan bakımından kamusal hizmetlerin maliyetlerini düşürür ve
daha fazla harcama yapmaya teşvik eder" (Musgrave R,1991:3). Dolayısıyla da bu
tür yardımlar yardımı yapan idarenin tercihlerini empoze eder. Werner Z.Hirsch'e göre
bu tür gelir sağlamanın borçlanma yolu ile gelir sağlamadan farkı geri ödeme
zorunluluğunun olmamasıdır. Ancak bu tür transferlerin yerel yönetimi bağlayıcı
bir yönü vardır. Bu da bağışın yapıldığı amaç için kullanılma
zorunluluğudur. Koşula bağlı bağışların en büyük avantajı, hizmetin
bölünüşü yönünden iktisadi optimumun gerçekleşmesindeki rolüdür. Yapılan
eleştirilerin başında ise yerel yönetimlerin idari ve mali otonomisin zedelemesi
gelmektedir (Nadaroglu,1989:123-126),(Owens,Panella,1991:107-108).
|