Prof.Dr.H.Mahir Fisunoğlu
Çukurova Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi

               m-contact.jpg (1423 bytes) 

m-contact.jpg (1423 bytes)

m-contact.jpg (1423 bytes)

m-contact.jpg (1423 bytes)

       Elektronik Posta Benimle İletişim Akademik Üyelikleri English Pages
Sitemize İktisada Giriş,  Mikro Ekonomi, Makro Ekonomi  Türkçe ve İngilizce gruplarının soru setleri eklenmiştir.
 


 


  • AH BİZ VARSAYIMCI EKONOMİSTLER

                 Biz Ekonomistlerin belki de günlük yaşamımızda en fazla karşılaştığı soru ekonomik durumun  niçin düzeltilemediği ve enflasyonun niçin düşürülemediğidir. Konuyu uzun uzun dinlemeye tahammülü olmayan kişiler karşısında bu soruyu espri ile savuşturmak en iyi yol gibi görünüyor. Zira konunun anlatılması gereken o kadar farklı yönleri var ki uzun uzadıya bunların açıklanması  ise  çoğu zaman  ekonomi bilmeyen birisine anlaşılmaz ve  sıkıcı gelebilir. Alfred Marshall "ekonomi hakkında her kısa ifade yanlış yorumlara yol açar.  Burada kullandığım muhtemel istisna dahil" derken sanırım benzer duygular içerisinde olmalıydı.

     Ekonomi kıt olan  kaynakların  optimum  kullanımı  bilimidir İnsanların   kıt   olan   zamanlarının   bir   kısmını    ekonomi öğrenmeye ayırmalarını gerektirecek pek çok neden sayılabilir. Samuelson "kimsenin dünya görüşü bir tek dönem ekonomi  öğreniminden sonra aynı kalamaz... Beşikten mezara kadar  tüm  yaşantı   boyunca  insan, ekonominin vahşi gerçekleriyle  karşılaşacaktır. Bu  seçmen  olarak ekonominin ilkelerini bilmedikçe hiç bir zaman anlayamayacağımız konular üzerinde karar vermek zorunda kalacaksınız. Günlük kazancınız ekonomi  ile  ilgilidir. Bir  tüketici  olarak  kazandığınız geliri  harcamak da  öyle. Tasarruf  ve  yatırım gibi ihtiyat akçelerinin  ileriye  dönük  kullanımları  konusunda  ekonomi  sizi  bir   deha  olarak   yetiştirmeyi  garanti  etmez. Fakat ekonomi bilmeyen bir kişi içinde bu oyunda kullanılan zarlar hep kötü gelecektir." diyerek bu nedenleri sayar. Samuelson'un belki de öngöremediği nokta bu oyunda kullanılan zarların hileli olabileceğidir. Hileli zarlarla oynana oyunda ekonomi bilmenin sonucu değiştirmeyeceğini söylemek kısmen bile olsa doğruluk payı içermektedir.

     Ekonomi  için   varsayımlar  bilimi de   demek  mümkündür. İktisatçının verilerini  aldığı bilim  dalları  vardır Psikoloji,   Sosyoloji,  Siyaset   bilimi,  Antropoloji,  Tarih ,İstatistik,  Matematik   bunlardan  başlıcalarıdır.  Bu   kadar farklı  bilim  dalları  ile   alışveriş  halinde  olan   ekonomi Arşimed   gibi  kendisine  bir  değnek  bir  dayanak  verilmesini halinde dünyayı yerinden oynatamaz. Ekonomistlerin  Arşimed'den  fazla  araç ve gerece ihtiyacı  olacaktır. Bu araç ve gereçlere de varsayım denilir. Ekonomistlerin bu kadar çok varsayımlara başvurmaları "iktisatçıların bir tarafını mutlaka iptal etmek gerekir, (one hand or other hand) çünkü bir taraftan böyle olursa diğer taraftan şöyle olur diyorlar" Şeklide esprilere de yol açmaktadır. Temel fıkraları kadar olmasa da iktisatçılarında varsayalım ki fıkraları insanların eğlence kaynağı olmaya devam etmektedir. İsveçli iktisatçı Axel Leijonhufvud, iktisat mesleğinin yöntemlerinin ilkel bir kabilenin ayinleri gibi antropolojik açıdan en iyi şekilde anlaşılabileceğini söyler. Ancak olayın daha da realist açıklaması Cambridge Üniversitesinden John Eatwel sden gelmiştir."Dünya Kurduğumuz modellere uymuyorsa bu daha çok dünyanın kötülüğündendir". İşte bu açıklama ekonomistlerin sığınabileceği bir liman gibidir.

    Ekonominin diğer sosyal bilimlerle olan ilişkileri adeta bir zorunluluktur. Ancak yinede ekonomistler kendi bilim dalını diğer sosyal bilimlerden üstün görmekten geri kalmazlar. Oysa artık ekonomistler matematiğin esiridirler. Matematik ekonomi için Memluk devletine esir olarak gelen ve  yönetimi ele geçirerek efendi olanları hatırlatmaktadır. Ekonomi dalında 1969 yılından bu yana Nobel ödülü  verilmeye başlandı. Böylece sosyal bilimlerin kraliçesi   olarak  adlandırılan  ekonomi  İsveç  Bilimler Akademisince taçlandırılmış oldu. Ekonomistlerin bilimlerini üstün görmelerinin nedeni verilen bu taç olmasa gerek. Amerikalı filozof William James'e göre "insanın evrendeki durumu kedinin kitaplıktaki durumu gibidir, görür ve dinler, ama hiç bir şey anlamaz. Ne acıdır ki günümüzde matematik karşısında ekonomistlerin düştüğü durum kitaplıktaki kediden farklı görünmemektedir.  Wassily Leontief gibi bir matematikçi bile artık bu süreçten rahatsızlık duyarak uzunca bir süre dergilere yazı vermedi. Leontief 1977-1981 arasında American Economic Rewiev'de çıkan makalelerin %54' de saf matematik, %ıı'si verilere dayalı %1ı'sinde verisiz istatistiki analiz yapıldığını % 0.5'inde toplanan verilerin dolaysız amprik analizinin yapıldığını söyler ve ekler. Kesin olarak bir tane deneysel araştırma bulduk o da güvercinlerin fayda maksimizasyonu ile ilgiliydi.  Lester Thurow ise " Newton ve çağdaşları, bugünkü iktisatçılar gibi hareket etmiş ve modern bilgisayarla tanışmış olsalardı, belki de yerçekimi kanunu asla keşfedilmeyecekti". Robert Kuttner iktisadın sefaleti adlı makalesini Şu sözlerle bitiriyor. " Thomas Kuhn'un en sık anılan görüşünü hatırlatalım: bir paradigma ancak digeri ile terkedilebilir. Ve bugün hiçbir ordodoksi karşıtı paradigma yer bulabilmiş değil. Çünkü iktisadi ortodoksi, mesleğin sosyolojisiyle, terfi yayın ve proje destekleme politikalarıyla güçlü tutulmaktadır. İktisat mesleğinde düşüncelerin serbest piyasası, bir modelin işlediği gibi işlemeyen bir piyasadır."

    Felsefeci Leibniz 1710'da yazdığı tanrıyı savunma adlı eserinde "Bu dünya iyi bir dünya değildir. Ancak mümkün olanların arasında en iyisidir. Tanrı iyiliği, bir çok eksik dünyalar arasında en az eksik olanını seçmekle belirmiştir" derken Görünmezliği ile adeta piyasaları tanrısı olan "invisible hand"'de mümkün olanların arasından en iyisini ararken mi Second Best'e ulaşmıştı. Max scheler'e göre insanı özgür kılan Geist'dir. Arapça karşılığı ruh anlamına gelmektedir.  Felsefi olarak Geist Akıl,ide, bilinçtir. Görünmez el Ekonominin Geisti'midir? Onunda ekonomi felsefesindeki adı Rasyonel birey olabilirmi? Homo economus'u varsaymak düşüncesi ne kadar rasyonel bir düşüncedir? Felsefeci spinozada “insan kendi çıkarına olan şekilde davranır” diyor  ve şunları ekliyordu “insanın özgürlüğü, aklın gücünde belirir, aklın gücü bilgiyle gerçekleşir ve aklın gücü mutlak değil bağıntılı bir güçtür.”  Rasyonel insanın yarattığı sömürü hangi aklın eseri?. Yoksa azalan verimler yasası yanında  azalan rasyonelite veya azalan bilinç gibi durumlar da geçerli olabilir mi?. Bu haliyle rasyonel bireyin, bacağını kıran efendisine " bu kadar oynarsan bacağımı kırarsın dememiş miydim" diye mırıldanan köle Epiktetos'tan farkı varmı? Marjinalite kavramı da ekonomistler için inançlı bir hristiyanın mesihine kavuşması gibi bir şey olmuştur. Mesihin ardından da Kardinal (fayda)’in gelmesi de sürpriz olmasa gerek.

     Voltaire göre ise kuralar çekilip hayatta talihliler ve talihsizler yerlerini almıştır. Yoksullar ve zenginler böylece  oluşmuştur. Yoksul olarak karnını doyuracaksan "baban gibi sende efendinle çalış,onları eğlendir, merak etme karşılığını öderler aksi taktirde dilenirsin ve gururun kırılır". Zavallı Voltaire bugüne bakılınca yine iyi niyetliymiş. Kurada kazanma Şansınız 1/2 ama bugünkü ekonomik sistemde 1/2'nin zincirleme türevini almak gerekiyor.  Yoksa Malthus haklımıydı? Ölümleri, doğal felaketleri, savaşları bir anlamda olumlu gelişmeler olarak kabul ederken toplu iktisatçı katliamlarını  mı düşünmüştü? Malthusun çağlar ötesinden gelen sesi ülkemize, Asacaksın taksim meydanında üç beş ekonomisti bak işler nasıl düzelir şeklinde uyarlanabilir miydi?

     Samuel Bowles' iktisatçılar hem rahip hem de mühendistirler.Oyuncakları ise ekonomidir. Kusurlu iktisat teorisinin sonuçları, pratik tavsiyeler konusunda iktisatçılara güvenildiğinde ortaya çıkar derken günümüz Türkiyesi ekonomisinin bir iktisatçı elinde düştüğü duruma biraz geçmiştende olsa bir yorum getirmekte.

     Gerçek olan şu ki ekonomi günlük hayatımızın bir parçası hayatımızı  yönlendiren  bilimlerin  başında gelmekte. Keynes ünlü " İstihdam, Faiz ve Paranın Genel Teorisi"  adlı  klasik eserinin son satırlarında neden ekonomi öğrenmeli sorusuna en iyi yanıtı verir. "Ekonomistlerin ve politika  filozoflarının fikirleri,  doğru  olsun  veya  olmasın,  sanıldığından  daha etkilidirler. Gerçektende  dünyayı bu fikirler yönetmektedir. Her türlü entellektüel etkiden bağımsız olduğunu sanan pratik insanlar genellikle artık hayatta olmayan bir ekonomistin esiridirler."

    İsmail Güneş

    Aralık 1995



 


 

 



Copyright © 2000-2001 ismail gunes, CU.iibf. All Rights Reserved.