Son yıllarda yapılan öngörü çalışmaları (Bkz. Gonzalez ve Moral,1995; Bidarkota,1998; Arino ve Franses, 2000) göstermektedir ki doğrusal ve doğrusal olmayan modellerin öngörü performansları farklılaşmaktadır. Ayrıca, değişkenlerin zaman serisi özellikleri de (durağan-durağan olmama) öngörüler üzerinde etkili olmaktadır. Bu çalışmada, enflasyon öngörü performansı açısından doğrusal ve doğrusal olmayan modellerin karşılaştırılması, değişkenlerin durağan ve durağan olmamasının etkileri ve farklı model öngörülerinin birleştirilmesinin öngörü başarısına katkısı araştırılmıştır.
Çalışmanın organizasyonu yukarıda
belirtilen hedefler çerçevesinde şu şekilde planlanmıştır. İkinci bölümde, çalışmada yer alan değişkenlere ait zaman
serisi verilerinin özellikleri analiz edilmiştir. Üçüncü bölümde, enflasyon
öngörüsünde kullanılan modeller:
(i) Durağan ve durağan olmayan verilerle vektör otoregressif modeller
(ii) Durağan ARMA modeli (Box-Jenkins metodolojisi)
(iii) Durağan ve durağan olmayan verilerle yapay sinir ağları (Artificial Neural Network)
(iv) Durağan olmayan verilerle doğrusal olmayan modeller
başlıkları altında ele alınmıştır.
Değişkenlerin düzeydeki değerleri ile ifade edilen doğrusal olmayan modeller
için denenen matematiksel formlardan dört tanesinin uygun olduğu sonucu elde
edilmiştir. Böylece, enflasyon öngörüsünde kullanılan modellerin sayısı dokuz
ile sınırlandırılmıştır. Dördüncü bölümde ise
öngörü periyodu dört olmak üzere öngörü başarısı en yüksek model
“karekök ortalama hata kare (RMSE)”
kriterine göre belirlenmiştir. Beşinci bölüm, öngörü başarısı yüksek olan
modellerin birleştirilmesi yöntemiyle, öngörü performansının arttırılmasına
yönelik bilgileri içermektedir. Çalışma, elde edilen bulguların
değerlendirilmesi ile sona ermektedir.
Çalışmada, enflasyonun göstergesi olarak toptan eşya fiyat endeksi ve açıklayıcı değişken olarak da döviz kuru (TL/$) alınmıştır. Bu değişkenlere ilişkin veri seti 1982.Ocak ve 2001.Haziran dönemlerini kapsayan aylık gözlemlerden oluşmaktadır. Değişkenlerin kodları aşağıdaki gibidir.
TEFE: Toptan Eşya Fiyat Endeksi (1987=100)
USD : Döviz Kuru (TL/$)
Çalışma kapsamında yer alan değişkenlerin zamana göre eğilimleri, düzey, logaritmik dönüşüm ve logaritmik birinci sıra fark şeklinde Grafik 1. de verilmiştir. Değişkenlerin düzeydeki eğilimi üssel büyüme şeklindedir. Logaritmik dönüşüm vasıtasıyla doğrusal trend içeren bir eğilim elde edilmiştir. Logaritmik birinci sıra fark serisindeki eğilim durağan bir yapıya işaret etmektedir. Ayrıca, 1994. Nisan krizinin neden olduğu yapısal kırılma da net bir şekilde gözlenmiştir.
Değişkenlerin durağanlığı 1994 yılı Nisan ayında gözlenen kırılma nedeniyle Perron (1989) birim kök testi ile araştırılmıştır. Perron birim kök testi genişletilmiş Dickey-Fuller (ADF) regresyon eşitliğine 1994. Nisan ayında 1, diğer dönemlerde sıfır değerini alan kukla değişken ilave edilerek gerçekleştirilmiştir (Model A). Perron ADF eşitliği için uygun gecikme yapısı maksimum gecikme uzunluğu 12 olmak üzere Campbell-Perron (1991) tarafından önerilen yaklaşımla belirlenmiştir. Elde edilen bulgular Tablo.1 de verilmiştir. Perron ADF testi sonuçları, gerek TEFE gerek USD zaman serisinin logaritmik birinci sıra farkta birim kök içermediğini diğer bir ifadeyle durağan olduğunu göstermiştir.
|
Tablo.1: Perron Model (A)
ADF Testi Sonuçları |
||
|
Değişken Kodu |
Gecikme Uzunluğu |
ADF (trendli) |
|
LTEFE |
11 |
-1.5556 |
|
DLTEFE |
10 |
-5.3733 |
|
LUSD |
2 |
-0.9057 |
|
DLUSD |
1 |
-15.5576 |
|
*a=0.01 anlamlılık düzeyinde birim kök içermiyor |
||
|
L: Logaritma, D:Birinci sıra
fark |
||
|
Perron testi için l=0.63@0.6
olup a=0.01 düzeyinde kritik değer
–4.45 dir |
||

Grafik 1: Değişkenlerin Zamana Göre Eğilimleri
Çalışmada kullanılan modelleri dört katogoride toplamak mümkündür. Bunlar:
(i) Durağan ve durağan olmayan vektör otoregressif modeller
(ii) Durağan ARMA modeli (Box-Jenkins metodolojisi)
(iii) Durağan ve durağan olmayan yapay sinir ağları (Artificial Neural Network)
(iv) Doğrusal olmayan modeller
3.1.
Vektör Otoregressif Modeller
VAR modelinin en iyi kullanımının öngörü olduğu şeklindeki görüşler oldukça yaygındır. Bunun nedeni VAR modelinde dışsal değişken olmadığından öngörü periyodu için dışsal değişkenler hakkında herhangi bir varsayıma gerek olmamasıdır. VAR model öngörüleri, tüm değişkenlerin gelecekteki davranışının örnek periyodundaki ile aynı kalacağı örtülü varsayımı üzerine tesis edilmektedir. Son yıllarda yapılan bir çok çalışma, yapısal ekonometrik ve VAR model öngörü performanslarını karşılaştırmakta ve ayrıca ilgili zaman serisi verilerinin durağan ve durağan olmamasının VAR model öngörüleri üzerindeki etkisini araştırmaktadır (Bkz. McNees,1986; Lupoletti ve Webb,1986; Webb,1995).
Durağan olmayan zaman serileri LTEFE ve LUSD arasındaki dinamik ilişkide gecikme yapısı maksimum gecikme uzunluğu 12 olmak üzere model seçim kriterlerinden Akaike bilgi kriteri (AIC) ve Shwarz kriteri (SC) kullanılarak belirlenmiştir. Bu kriterler için elde edilen sonuçlar Tablo 2 verilmiştir. Gerek AIC gerek SC uygun gecikme uzunluğunu 2 olarak tahmin etmiştir. O halde, NSVAR modeli aşağıdaki gibi olacaktır.


|
Tablo 2: NSVAR Modeli İçin Gecikme Uzunluğunun
Belirlenmesi |
||
|
Lag |
AIC |
SC |
|
1 |
-8.5013 |
-8.4124 |
|
2 |
-8.8103 |
-8.6617 |
|
3 |
-8.7839 |
-8.5753 |
|
4 |
-8.7490 |
-8.4799 |
|
5 |
-8.7162 |
-8.3864 |
|
6 |
-8.7003 |
-8.3092 |
|
7 |
-8.6841 |
-8.2315 |
|
8 |
-8.6512 |
-8.1366 |
|
9 |
-8.6340 |
-8.0571 |
|
10 |
-8.6127 |
-7.9731 |
|
11 |
-8.6115 |
-7.9087 |
|
12 |
-8.6302 |
-7.8638 |
Durağan zaman serileri DLTEFE ve DLUSD arasındaki dinamik ilişkide de gecikme yapısı AIC ve SC kullanılarak belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar Tablo 3 verilmiştir. AIC ve SC kriterlerinin her ikisi de uygun gecikme uzunluğunu 1 olarak tahmin etmiştir. Bu durumda, SVAR modeli aşağıdaki gibi olacaktır.
![]()
![]()
|
Tablo 3: SVAR Modeli İçin Gecikme
Uzunluğunun Belirlenmesi |
||
|
Lag |
AIC |
SC |
|
1 |
-8.8052 |
-8.7161 |
|
2 |
-8.7858 |
-8.6368 |
|
3 |
-8.7499 |
-8.5406 |
|
4 |
-8.7155 |
-8.4456 |
|
5 |
-8.7057 |
-8.3748 |
|
6 |
-8.6862 |
-8.2939 |
|
7 |
-8.6538 |
-8.1997 |
|
8 |
-8.6341 |
-8.1179 |
|
9 |
-8.6119 |
-8.0331 |
|
10 |
-8.6045 |
-7.9628 |
|
11 |
-8.6171 |
-7.9120 |
|
12 |
-8.6773 |
-7.9085 |
3.2.
Durağan ARMA Modeli (Box-Jenkins Metodoloji)
Box-Jenkins metodolojide, durağan zaman serisi DLTEFE
nin otokorelasyon ve kısmi otokorelasyon fonksiyonları incelenerek verilere
uygun model belirlenmiştir. DLTEFE değişkeni için otokorelasyon ve kısmi
otokorelasyon fonksiyonlarının grafikleri aşağıda verilmiştir. Kısmi
otokorelasyon fonksiyonunun gecikme 1’den sonra sıfır olması ve otokorelasyon
fonksiyonunun da gecikme 1’den sonra sıfır olup hızla azalan bir eğilime sahip
olması, geçici uygun modelin AR(1) veya ARMA(1,1) olabileceğine işaret
etmiştir. Bu iki modelden AR(1) modeli için yapılan Box-Ljung Q-testi sonuçları
artıkların otokorelasyonlu olmadığı bulgusunu vermiştir. Ayrıca, bu modelin AIC
değeri daha küçük olduğundan uygun modelin AR(1) olduğu kararına varılmıştır:
![]()


3.3. Yapay Sinir Ağları
Yapay sinir ağları (YSA), özellikle konuşma, görüntü tanıma, karar verme, öğrenme ve kontrol gibi işlemlerin beyinde nöron adı verilen sinir hücreleri tarafından nasıl gerçekleştirildiğini açıklamak için geliştirilen doğrusal olmayan modellerdir. Yapay sinir ağları, genelleştirilmiş doğrusal modeller, polinomial regresyon, parametrik olmayan regresyon ve diskriminant analizi gibi istatistiksel tekniklerle benzerlik göstermektedir. Yapay sinir ağları, basit olarak girdi (X), ağırlıklar (w), sapma (θ), çıktı (Y) birimlerinden oluşur. Nöronlar ise bu birimleri bir araya getiren merkezlerdir (Hill ve diğerleri, 1994). Girdi vektörü (T), girdi ile ağırlıkların birbiri ile çarpılması ve bu çarpıma sabit bir sapma değerinin eklenmesiyle elde edilir.
![]()
Girdi vektörüne sigmoid lojistik fonksiyon dönüşümü yapılarak çıktı vektörü elde edilir. Bu dönüşüm nöronlarda gerçekleşir ve lojistik dönüşüm fonksiyonu aşağıdaki gibidir:
Yapay sinir ağlarında, parametre (ağırlıklar) tahminleri ve sapmaların düzeltilmesi öğrenme (learning) mekanizması içinde gerçekleştirilir. Parametrelerin sürekli güncellenmesi ise hedef çıktı (target output) ile tahmin edilen çıktı arasındaki farkın (hatanın) karelerinin minimize edilmesi yoluyla yapılır. Minimum hatayı veren uygun parametreler elde edilinceye kadar iterasyon devam eder.
Diğer yandan, YSA’da çıktı vektörü q tane dönüşüm nöronu için şu şekilde ifade edilebilir:

Burada
çıktı vektörü,
doğrusal olmayan
dönüşüm fonksiyonu ve
girdi vektörü ve
ise her bir dönüşüme
karşılık gelen parametre vektörüdür.
Yapay Sinir Ağlarının çalışma mekanizması aşağıdaki şekilde gösterilmiştir.

![]()

Ağırlıkların
Düzeltilmesi
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()


![]()
Hatalar![]()
![]()
![]()

.
Girdiler
Şekil 1: İleri Beslemeli (feedforward) Sinir Ağlarının Genel Yapısı.
Bu şekil aşağıda sırasıyla açıklanan adımları ifade etmektedir:
ADIM 1. Girdiler ve hedef çıktı sisteme girilir.
ADIM 2. YSA girdilerine rassal olarak ağırlıklar atanır.
ADIM 3. Girdiler, nöronlar tarafından doğrusal olmayan fonksiyon ile dönüştürülürler.
ADIM 4. Dönüştürülen verilere uygun parametreler belirlenir.
ADIM 5. Tahmin edilen çıktı ile hedeflenen çıktı arasındaki farkın karesi belirli bir minimum
değere ulaşıncaya kadar paremetreler yeniden belirlenir.
ADIM 6. Tahmin edilen çıktılar bu çıktılara karşılık gelen parametrelerle birlikte elde edilir.
İktisat teorisi genelde iktisadi değişkenler arasında doğrusal olmayan bir ilişkinin var olduğunu varsayar. İktisadi değişkenler üzerine yapılan öngörü çalışmalarında yapay sinir ağlarını da içeren doğrusal olmayan modellerin bazı değişkenler için doğrusal zaman serisi modellerine göre daha iyi öngörü performansına sahip oldukları gözlenmiştir (Bkz. Kohzadi ve diğerleri,1996; Hill ve diğerleri,1996). Diğer yandan, Swanson ve White (1997) bazı makroekonomik değişkenler için, geleneksel ekonometrik modeller ile YSA modellerinin öngörülerini karşılaştırmışlar ve değişkenler arasında doğrusal bir ilişki olmasına rağmen YSA modellerinin daha iyi öngörülere sahip oldukları sonucuna varmışlardır. Benzer bir karşılaştırma ise enflasyon oranı için Moshiri ve Cameron (2000) tarafından gerçekleştirilmiş ve YSA modellerinden göreceli olarak daha iyi öngörüler elde edilmiştir.
Doğrusal ve doğrusal olmayan zaman serisi modelleri çerçevesinde , durağanlığın öngörü performansına etkisi üzerine öngörü literatüründe sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu durum dikkate alınarak çalışmada YSA modelleri durağan ve durağn olmayan olarak ikiye ayrılmıştır.
Durağan
Olmayan Zaman Serileri İçin Yapay Sinir Ağı
Uygulama aşamasında durağan olmayan zaman serileri için oluşturulan Yapay Sinir Ağları modeli aşağıdaki şekilde verilmiştir.


![]()

![]()
![]()





![]()











![]()
![]()
Yukarıdaki YSA yapısının matematiksel formu ise aşağıdaki gibi olacaktır.

Burada
girdi vektörüdür.
Ayrıca, herbir nöron seti 10 nöron içermektedir. Doğrusal olmayan dönüşümler
ise sigmoid fonksiyonu (
) ile gerçekleştirilmiştir.
Değişkenlerin durağan olarak sisteme girildiği YSA modelinin yapısı Şekil.3 de gösterilmiştir.

![]()
![]()
![]()



![]()


![]()


![]()
![]()

![]()

![]()
![]()
![]()


Matematiksel olarak ise şu şekilde ifade edilebilir:

girdi vektörüdür. Burada,
durağan olmayan zaman serilerinden farklı olarak 3 tane nöron seti bulunmakta ve ilk iki set
10 nöron içerirken, sonuncu set 5 nöron içermektedir.
3.4.
Doğrusal Olmayan Modeller
Doğrusal olmayan
modeller, verilere uygun modelleme yöntemleri kullanılarak belirlenmiştir.
Grafik 1. den de görüldüğü gibi TEFE ve USD değişkenlerinin zamana göre genel
eğilimleri, azalan oranlarda sürekli artış gösteren bir yapıya sahip üstel
büyüme eğrilerine uygundur. Bu nedenle, dokuz farklı doğrusal olmayan model
arasından öngörü performansına göre en iyi sonuç veren dört matematiksel kalıp
dikkate alınmıştır. Bu modellerin parametrelerine göre doğrusal olmaması nedeni
ile parametrelerin tahmininde doğrusal olmayan en küçük kareler yöntemi
kullanılmıştır (Bkz. Hannan,1971; Gallant,1987; Aksoy, 1998). Bu modeller
aşağıdaki gibidir.
![]()
![]()
Model 2 tahmin sonuçları elde edildiğinde Durbin-Watson (DW) istatistiğine göre artıklar arasında yüksek derecede otokorelasyon tespit edilmiştir. Artıkların otokorelasyon fonksiyonu incelendiğinde ilk iki gecikmeden sonra otokorelasyon katsayılarının hızlı bir şekilde sıfıra yaklaştıkları görülmüştür. Hata teriminin ikinci dereceden otoregressif bir yapıya sahip olduğu varsayılarak model aşağıdaki formda ifade edilmiştir.

Burada a4 ve a5 kısmi otoregressif katsayılardır.
![]()
![]()
Model 4 tahmin sonuçlarında artıklar incelendiğinde artıkların ikinci dereceden otoregressif yapıya sahip olduğu görülmüştür. Böylece, tahmin edilecek model
![]()
olarak ifade edilmiştir. Burada a3 ve a4 kısmi otoregressif katsayılardır.
Modellerin
öngörü başarıları karekök ortalama hata kareler (RMSE) kriteri kullanılarak
dört dönem sonrası periyoda kadar araştırılmıştır. Bu kriterin hesaplanmasında
dönem dışı periyod olarak 1999.Ocak-2001.Haziran dönemleri alınmıştır. Her
model için dönem dışı öngörülerin hesaplanmasında, en son veri ilave edilerek
regresyonlar tekrarlanmıştır. Ayrıca, RMSE kriterinin hesaplanmasında
öngörülerin logaritmik birinci sıra
farkları kullanılmıştır. Böylece, değişkenlerin farklı düzeylerinde tanımlanan
modellerin öngörülerini RMSE kriterine göre karşılaştırmak mümkün olmaktadır.
Karekök ortalama hata kareler kriterine ilişkin sonuçlar Tablo.4’de
verilmiştir.
|
Tablo 4 : RMSE Kriterine Göre Modellerin Öngörü
Performansı |
||||
|
|
Öngörü Periyodu |
|||
|
Modeller |
1 |
2 |
3 |
4 |
|
NSVAR |
0.021965 |
0.030107 |
0.031113 |
0.031571 |
|
SVAR |
0.020158 |
0.027677 |
0.028610 |
0.028814 |
|
AR(1) |
0.028343 |
0.037011 |
0.039036 |
0.040553 |
|
Durağan Olmayan ANN |
0.018211 |
0.017985 |
0.020184 |
0.05156 |
|
Durağan ANN |
0.033489 |
0.049699 |
0.024925 |
0.028424 |
|
Doğrusal Olmayan
Model 1 |
0.042711 |
0.079028 |
0.055172 |
0.043832 |
|
Doğrusal Olmayan
Model 2 |
0.026457 |
0.055865 |
0.058905 |
0.043401 |
|
Doğrusal Olmayan
Model 3 |
0.022571 |
0.043655 |
0.040720 |
0.031573 |
|
Doğrusal Olmayan
Model 4 |
0.030607 |
0.043720 |
0.035873 |
0.042575 |
Tablo 4 incelendiğinde, ilk üç öngörü periyodu için durağan olmayan ANN, dördüncü öngörü periyodu için de durağan ANN modelinin daha iyi sonuçlar verdiği görülmüştür. Bu durum, enflasyon öngörüsünde “yapay sinir ağı” yaklaşımının daha iyi olduğuna işaret etmektedir. Ayrıca, durağan ve durağan olmayan verilerle gerçekleştirilen VAR yaklaşımında durağan VAR model öngörülerinin daha iyi sonuçlar verdiği görülmüştür. Doğrusal olmayan modeller arasında ise en iyi öngörü performansına sahip olan matematiksel form Model.3 olarak belirlenmiştir. Buna karşın, Tablo.5 de verilen “ortalama hata (ME)” değerleri bazı modellerin yukarı bazı modellerin ise aşağı doğru sapmalı öngörüler verdiğini göstermektedir. Bu sonuçlar, farklı model öngörülerinin birleştirilmesi vasıtasıyla enflasyon öngörü performansının arttırılabileceğine dair bir kanıt olarak değerlendirilebilir.
|
Tablo 5 : ME Kriterine Göre Sonuçlar |
||||
|
|
Öngörü Periyodu |
|||
|
MODELLER |
1 |
2 |
3 |
4 |
|
NSVAR |
0.025498 |
0.058336 |
0.096748 |
0.137411 |
|
SVAR |
0.032821 |
-0.000570 |
0.000692 |
0.000604 |
|
AR(1) |
0.016284 |
0.044537 |
0.080042 |
0.119340 |
|
Durağan Olmayan ANN |
0.033333 |
0.001038 |
0.000349 |
0.001775 |
|
Durağan ANN |
0.008535 |
-0.003509 |
0.005081 |
0.001697 |
|
Doğrusal Olmayan
Model 1 |
-0.000749 |
-0.010517 |
0.000956 |
0.008641 |
|
Doğrusal Olmayan
Model 2 |
-0.002875 |
-0.003874 |
0.000239 |
0.006232 |
|
Doğrusal Olmayan
Model 3 |
-0.000863 |
-0.003588 |
0.000561 |
0.005884 |
|
Doğrusal Olmayan Model 4 |
0.000615 |
-0.002348 |
0.000088 |
0.000638 |
Alternatif
model öngörülerinin birleştirilmesi yöntemiyle öngörü performansı
arttırılabilmektedir (Granger,1996, 2000). Bu çalışmada kullanılan ilk öngörü
birleştirme yöntemi, farklı model öngörülerinin ağırlıklı ortalamanın
alınmasıdır. Bu yaklaşım, öngörülerin birleştirilmesinde kullanılan
ağırlıkların sabit olması nedeniyle sabit ağırlıklı yaklaşım olarak ifade
edilmiştir.
P1 :
Birinci modelin öngörü değerlerini, P2 : İkinci modelin öngörü
değerlerini ve A gerçekleşen değerleri temsil etsin. Bu durumda, A*
: Ağırlıklı ortalama öngörüleri:
![]()
olacaktır. Burada w ağırlıklardır.
w'nin tahmini ise aşağıdaki formülle hesaplanır:

Öngörülerin birleştirilmesinde kullanılan ikinci yaklaşım, öngörü hatalarının açıklayıcı değişken olarak kullanıldığı ve katsayıların değişimini de dikkate alan regresyon yaklaşımıdır. Bu yaklaşım, katsayıların değişmesi nedeniyle değişen ağırlıklar olarak ifade edilmiştir.
![]()
Burada,
![]()
Çalışmada ele alınan modeller arasında bir dönem sonraki
öngörü performansı daha yüksek olan durağan olmayan ANN, NSVAR ve SVAR
öngörüleri yukarıda açıklanan iki yaklaşım kullanılarak birleştirilmiştir. Bu birleştirme işlemi sonucunda elde edilen sonuçlar
Tablo.6’da verilmiştir.
Elde edilen bulgular, birleştirme işlemi sonucunda RMSE
kriterine göre öngörü başarısının arttığını göstermiştir. Çalışmada yer alan
alternatif yaklaşım ve modeller içerisinde enflasyon öngörüsü başarısı en
yüksek olanı “regresyon yaklaşımının kullanıldığı durağan olmayan ANN ve
NSVAR” öngörülerinin birleştirilmesi
ile elde edilmiştir.
|
Tablo 6. Öngörülerin Birleştirilmesinden Elde Edilen RMSE |
||
|
Modeller |
Sabit Ağırlıklı |
Değişen Ağırlıklı |
|
Durağan Olmayan ANN
ve SVAR |
0.019098 |
0.015158 |
|
Durağan Olmayan ANN
ve NSVAR |
0.021036 |
0.014734 |
|
NSVAR-SVAR |
0.021903 |
0.022389 |
Araştırmanın ampirik bulgularından elde edilen sonuçlar maddeler halinde aşağıdaki gibi özetlenebilir:
AKSOY, S., (1996), Otokorelasyonlu Hata Terimli Doğrusal Olmayan Regresyon Modellerinde Parametre Tahmini, (Basılmamış Doktora Tezi), G.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Ankara.
ARINO, M. ve P.H. Franses, (2000), “ Forecasting the levels of Vector Autoregressive Log-Transformed Time Series”, International Journal of Forecasting, Vol.16, 111-116.
BIDARKOTA, P.V., (1998), “The Comparative Forecast Performance Univariate and Multivariate Models: An Application to Real Interest Rate Forecasting”, International Journal of Forecasting, Vol.14, 457-468.
GALLANT, A. R., (1987), Nonlinear Statistical Models, Wiley: New York
GONZALEZ P. ve P. MORAL, (1995), “An Analysis of International Tourism Demand in Spain”, International Journal of Forecasting. Vol.15, 233-251.
HANNAN, E. J., (1971), “Nonlinear Time Series Regression”, Journal of Applied Probability, Vol 8, 767-780
CAMPBELL, J.Y. ve P. PERRON, (1991), “Pitfall and Opportunities: What Macroeconomists Should Know About Unit Roots”, In NBER Macroeconomics Annual 199 1, Edited by O.J. Blanchard ve S. Fischer, 144-201, Cambridge.
DICKEY, D.A. ve W.A. FULLER, (1981), “Likelihood Ratio Statistics for Autoregressive Time Series with a Unit Root”, Econometrica, Vol.49, 1057-1072
GRANGER, C.W.J., (1996), “Can We Improve the Perceived Quality of Economic Forecasts”, Journal of Applied Econometrics,Vol.11,455-473.
GRANGER, C.W.J, (2000), “ Thick Modelling and Forecasting”, METU Conference in Economics, Ankara, Turkey.
HILL, T., L. MARQUEZ, M. O’CONNOR ve W. REMUS, (1994), “Artificial Neural Network Models for Forecasting and Decision Making”, International Journal of Forecasting, Vol.10, 5-15.
KOHZADI, N. , M.S. BOYD, B.KERMANSHAHI ve I. KAASTRA, (1996), “A Comparison of Artificial Neural Network and Time Series Models for Forecasting Commodity Prices” Neurocomputing, Vol.10, 169-181.
LUPOLETTI, W.M. ve R.H WEBB, (1986) Defining and Improving the Accuracy of Macroeconomic Forecasts: Contributions from a VAR Model, Journal of Business, 59, pp. 263-285.
MCNEES, S. K., (1986), “Forecasting Accuracy of Alternative Techniques: A Comparison of US Macroeconomic Forecasts”, Journal of Business and Economic Statistics, Vol.4, 5-15.
MOSHIRI, S. Ve N.CAMERON, (2000) “Neural Network versus Econometric Models in Forecasting Inflation”, Journal of Forecasting, Vol .19, 201-217.
PERRON, P., (1989), “The Great Crash, The Oil Price Shock, and The Unit Root Hypothesis”, Econometrica, Vol.57, No.6, 1361-1401.
SWANSON, N. ve H. WHITE, (1997), “A Model Selection Approach to Real Time Macroeconomic Forecasting Using Linear Models and Artificial Neural Networks”, The Review of Economics and Statistics, Vol.1011, 540-550.
WEBB, R. H., (1995), “Forecasting of Inflation from VAR Models”, Journal of Forecasting, Vol.14, 267-285.
T.C. Merkez Bankası, İstatistiksel Veri Tabanı, <http: // www.tcmb.gov.tr/>