Günay SÖNDÜRMEZ(*) Onur
ÖZVERİ(**)
I.GİRİŞ:
Yoğun rekabetin yaşandığı
pazarlarda ,işletmelerin kaliteli ürünler üretmesi başarılı olmalarında etken
bir faktörü oluşturur. Bu nedenle, işletmelerin gerekli kaliteyi oluşturması ve
geliştirmesi zorunlu olmaktadır. “Kalite, ürün ve hizmetlerin tüketici
gereksinmelerini karşılaması” olarak tanımlanır. Tanımdaki tüketici
gereksinmesi, tüketicilerin ürün ve hizmetlere ilişkin beklentilerini ifade
eder. Buna göre, işletmelerin kalitenin oluşturulmasında önem vermesi gereken
iki konu mevcuttur; (i) tüketicilerin gereksinmelerini belirlemek, (ii)
belirlenen gereksinmeler doğrultusunda ürün ve hizmet oluşturmak.
Tüketici gereksinimlerini belirleyebilmek için,
tüketiciler ile sağlıklı bir iletişim kurulmalı ve bu ilişkinin sürekliliği
sağlanarak, tüketici gereksinmelerinde oluşabilecek değişiklikler hızlı bir
biçimde ürüne yansıtılmalıdır. İşletmelerin rekabette başarılı olabilmesi için,
tüketici spesifikasyonları (istekleri) içersinde üretim yapmaları
gerekmektedir.Yakın gelecekte işletmeler rekabet üstünlüğü sağlayabilmek için,
hedef değerde üretim yapma durumunda kalacaktır (MCCOY, 1991, s:50). MCCOY’un
ifadesinden de açıkça görüldüğü gibi işletmelerin istenilen kalite düzeyini
sağlayabilmesi için ürünler, tüketici beklentilerini ifade eden
spesifikasyonlar içersinde oluşturmalıdır. Buna göre, üretim sürecinin
spesifikasyonları karşılayan ürün oluşturabilme yeteneği sürekli olarak
incelenmelidir. Bu inceleme, süreç yeterlilik indeksleri ile yapılabilir. Süreç
yeterlilik indeksleri ile, normal ve normal olmayan dağılımlar için sürecin
spesifikasyonları sağlama derecesi belirlenebilir. Yeterlilik indekslerinin
periyodik olarak hesaplanması ile süreç sürekli olarak kontrol altında tutulabilir.
Süreç yeterlik çalışmalarında kullanılan indekslerin doğru olarak hesaplanabilmesi ve elde edilen değerlerin güvenilir olabilmesi için bazı koşulların sağlanması gerekir. Buna göre, üç temel varsayım aşağıda olduğu gibidir (CHOU, OWEN, BORREGO,1990, s:223);
1.) Sürecin istikrarlılığının sağlanması: Süreç istikrarlığının kontrolü, istatistiksel kontrol kartları ile yapılır. İstatistiksel kontrol kartları ile yapılan incelemede, süreçten elde edilen veriler kontrol kartları sınırları içersinde ise sürecin istikrarlı olduğu sonucuna varılır,
2.) Sürecin özel sebepli değişkenlikten arındırılmış olması: İstatistiksel kontrol kartları ile yapılan incelemede, süreç verileri kontrol sınırları içinde oluşuyor ise sürecin istikrarlı olduğu ve özel sebeplerin mevcut olmadığı sonucuna varılabilir. Tersi bir durum söz konusu ise, özel sebepli değişkenlik saptanarak ortadan kaldırılmalıdır,
3.) Sürecin normal dağılıma sahip olması:
Süreç yeterlilik indekslerinin güvenilir olarak hesaplanabilmesi için gerekli
olan üçüncü koşul, sürecin normal dağılıma sahip olmasıdır. Süreç
istikrarlılığı incelenip, varsa özel sebepler giderildikten sonra dağılımın
yapısı incelenmelidir. Yapılan inceleme sonucunda veriler normal veya normale
çok yakın olarak dağılıyor ise süreç yeterlilik indeksleri hesaplanarak,
sürecin yeterliliği hakkında yorumlar yapılabilir.
![]()
(*) Prof.Dr., DEÜ,İİBF, İşletme Bölümü, Sayısal Yöntemler Ana Bilim Dalı
(**) Dr., DEÜ,İİBF, İşletme Bölümü, Sayısal Yöntemler Ana Bilim Dalı
Tüketici gereksinmelerinin
sağlanma derecesini belirleyebilmek için, süreç ortalamasının yerleşimi ve
değişkenliğin büyüklüğünün, üretim sürecinden elde edilen parçalar ile
incelenmesi gerekli olur. Yalnızca süreç ortalaması m ve süreç standart sapması s’nın tahmincileri olan
ve s’yi kullanarak,
süreç ile ilgili değerlendirme yapmak yanıltıcı olabilir. Bu nedenden süreç
ortalamasının yerleşimi ve süreç yayılımının miktarını tüketici
spesifikasyonları ile birlikte analiz
etmek daha güvenilir sonuçlar verebilmektedir. Bu çalışmada, genel kabul görmüş
olan Cp, Cpk ve Cpm indeksleri sırasıyla
incelenmiştir.
i.) Süreç Potansiyel İndeksi Cp:
Süreç potansiyel indeksi, süreç standart sapmasının, spesifikasyon sınırları
ile ilişkilendirilmesiyle oluşturulur ve verilerin yayılımını inceler.
Ölçümlenen bir (x) karakteristiği için, alt ve üst spesifikasyon sınırları ASS,
ÜSS olarak ve standart sapması da
olarak ifade edilirse,
süreç potansiyel indeksi,
(1)
biçiminde formüle edilir (KANE, 1986, s: 41).
Formülden de görüldüğü gibi, CP indeksi
yalnızca süreç yayılımını analiz eder. Şekil.1’den de görüldüğü gibi, CP
değerinin 1’den büyük olması istenen bir durumdur. Buna karşın,
uygulamalarda Cp ³ 1,33 durumunun olması önerilir. Ayrıca
güvenilir sonuçlar elde edebilmek için de, örnek sayısının en az 50 olması
uygun olur (KOTZ, 1993, s:5).
ŞEKİL.1: Çeşitli CP
değerlerinin gösterimi
ÜSS
ASS
CP =
1,00 CP =
1,33 CP
= 1,67 CP
= 2,00
KAYNAK: KANE, 1989, s:270
ii.) Süreç Performans İndeksi Cpk:
Bir ürünün kalitesinin belirlenmesinde, ürünün gösterdiği yayılımın incelenmesi
kadar, ortalama değerinin ne ölçüde hedef değerde oluştuğunun da incelenmesi
önemli olur. Cp indeksi ile süreç yayılımının hangi düzeyde
olduğunun incelenebilmesine karşın, sürecin hedef değerde oluşma derecesi ile
ilgili bilgi sağlanamaz. Bu nedenle ortalama değerin yerleşimini değerlendiren
Cpk indeksi geliştirilmiştir. Bu indeks,
(2)
biçiminde formüle edilir (KANE, 1986, s: 45).
iii.) Cpm İndeksi: İşletmeler,
tüketici spesifikasyonları içersinde ve hedef değere en yakın ortalamaya sahip
ürünleri üretmeye çalışırlar. Sürecin sahip olduğu yayılım Cp
indeksi ile incelenirken, süreç ortalamasının yerleşimi de Cpk indeksi
ile incelenebilir. Sürecin yayılımı ile ilgili bilgiyi Cp indeksinin
başarılı olarak sunabilmesine karşın, ortalamanın yerleşimi ile ilgili bilgiyi
veremez. Süreç ortalamasının yerleşimi Cpk ile incelenmesine karşın,
bazı durumlarda sağlıklı sonuçlar elde edilemez. Cpm indeksi ise,
hedef değer ile, süreç ortalaması arasındaki farkı temel aldığından, süreç
ortalamasının yerleşimi hakkında daha sağlıklı bilgiyi sağlayabilir.
Taguchi’ye göre bir ürünün kaliteli olması için, sevkiyattan sonra o ürünün toplumda neden olduğu kaybın minumum düzeyde olması gerekir. Hedef noktada kayıp minumum iken, hedeften sapmalar arttıkça kayıp artmaktadır. Hedef değer H’den sapan değerlerin ekonomik etkisini Taguchi,
(3)
biçiminde ifade etmiştir (BOYLES, 1991, s:17).
Burada k, üretilen parça
başına maliyeti ifade eder. Taguchi, hedef değerden herhangi bir sapmanın
parasal bir kayıp olacağını ifade eder. Hedef değerden ne kadar uzaklaşılırsa,
parasal kayıp da o denli fazla olacaktır. Bu yaklaşımdan hareket ederek,
ortalamanın hedef değerden sapmasını içeren formül,
(4)
şeklinde geliştirilmiştir (CHAN, CHENG, SPIRING, 1988, s:164).
Hem Cpk, hem de Cpm indeksinin
yorumu Cp indeksi ile aynıdır. İndeks değerlerinin 1.33’ü aşması
durumunda sürecin yeterli olduğu söylenebilir.
Süreç yeterlilik indekslerinin doğru ve güvenilir olarak hesaplanabilmesi ve yorumlanabilmesi için gerekli varsayımlardan birisi, verilerin normal dağılımı olmasıdır. Yukarıda sunulan formüller verilerin normal dağılımlı olması durumunda kullanılabilir. Uygulamalarda, üretim sürecinin yapısına bağlı olarak elde edilen veriler normal dağılıma sahip olmayabilir.
Verilerin normal dağılıma sahip olmaması durumunda yeterlilik indekslerinin hesaplanmasına yönelik farklı modellere gereksinim duyulur. Bu kısımda, verilerin normal dağılımlı olmaması durumunda kullanılabilecek iki yönteme yer verilmiştir. Bunlar, Clements’in Stadardize Edilmiş Pearson Eğrileri Yöntemi ve Pearn-Chen Yöntemi diye nitelendirilir.
A.) Clements’in Stadardize Edilmiş Pearson
Eğrileri Yöntemi: Normal dağılıma sahip bir süreçte verilerin 0,9973’ü m±3s sınırları içersinde ve 0,0027’si ise bu
sınırlar dışında oluşmaktadır. Dağılımın
normal olmaması durumunda da bu yaklaşım kullanılabilir. Şekil.2.a’daki normal
dağılımın sınırları aşan kısmı (m’nün merkezde oluşması
durumunda) her iki uçta eşit miktarlarda olur. Dağılımın çarpık olmasında ise,
şekil.2. b’de ifade edildiği gibi yüzdelik değerleri kullanılabilir.
ŞEKİL.2: Normal ve normal olmayan iki dağılımın 6s’lik sınırlar dışında kalan
kısımları
(a)
(b)
0,00135 0,9973 0,00135
0,00135.yüzdelik 0,99865.yüzdelik
6s
6s
KAYNAK: CLEMENTS, 1989, s:95
Bu yaklaşımı kullanarak önceden açıklanmış olan, Cp
ve Cpk indeksi, yüzdelik (percentile) değerler ile aşağıda olduğu
gibi formüle edilir (CLEMENTS, 1989,
S:95-97),
1.) 0.135 yüzdeliğini için
’nin bulunması;
Çarpıklık > 0 Þ ek.tablo.1’den
belirlenir
Çarpıklık < 0 Þ ek.tablo.2’den
belirlenir
2.) 99.865 yüzdeliği için
’nin bulunması;
Çarpıklık > 0 Þ ek.tablo.2’den
belirlenir
Çarpıklık < 0 Þ ek.tablo.1’den
belirlenir
3.) Medyanın tablo değerinin
bulunması (
);
Çarpıklık > 0 Þ işareti eksi olur
(ek.tabo.3)
Çarpıklık < 0 Þ işareti artı olur
(ek.tabo.3)
4.) 0,135 yüzdeliğinin
hesaplanması;
(5)
5.) 99.865 yüzdeliğinin
hesaplanması;
(6)
6.) Medyan değerinin
hesaplanması;
(7)
7.)
(8)
8.)
(9)
B.) Pearn-Chen Yöntemi: Pearn-Chen (1997), dağılımın normal olmaması durumunda yüzdelik değerlerini kullanarak formülasyonlar geliştirmiştir. Çalışmanın temeli Clements (1989)’in çalışmasına benzer olarak, normal olmayan dağılımların yüzdelik değerlerine dayanır. Başlangıç noktası olarak da VÖNNMAN(1995)’ın geliştirdiği
(10)
model esas alınmıştır.
(11)
(12)
Bu modelde,
ilişkisi geçerlidir. u
ile v’nin aldığı değerlere göre indeksler
![]()
biçiminde oluşur.
Formül 10’dan hareketle PEARN-CHEN (1997), yüzdelik değerlerini kullanarak aşağıdaki modelleri geliştirmiştir (PEARN, CHEN, 1997, s:358),
1.)
elemanları bulunur,
,
,
(13)
2.) Veriler küçükten büyüğe
sıralanarak ve
elemanlarına karşılık gelen veriler,
(14)
biçiminde saptanır.
3.)
(15)
Modeli oluşturulur. Bu modelde, Ri (i = 1,2,3) değeri
kullanılırken en yakın tam sayıya
çevrilir.
4.)
(16)
5.)
(17)
6.)
(18)
7.)
(19)
8.)
(20)
Hem Clements, hem de Pearn-Chen yöntemi ile
hesaplanan indeks değerleri normal
dağılım durumunda hesaplanan indeksler
gibi yorumlanır. Bu iki yöntem, normal olmayan tüm dağılımlar için kolayca kullanılabilir
ve sonuçları birbirlerine oldukça yakın olur. Bu nedenle, uygulamalarda iki
yöntemin bir arada kullanılması önerilir.
Süreç yeterlilik
indekslerinin incelenmesine ilişkin uygulama, tekstil sektörüne
yönelik olarak yapılmıştır. Uygulamanın yapıldığı işletme, Türkiye’de faaliyet gösteren
ve merkezi Almanya’da bulunan bir
kuruluşdur. Üretimin tamamı Almanya’daki merkez firmaya ihraç edilmekte ve
ürünler buradan mağazalara dağıtılmaktadır. Merkez firmada bulunan araştırma
bölümü, sürekli olarak tüketici gereksinmelerini belirleyerek, ürünleri bu
gereksinmeler doğrultusunda dizayn etmektedir. İşletmenin üretim kısmının genel
görünümü şekil.3’de görüldüğü gibidir.
ŞEKİL.3: Uygulamanın yapıldığı işletmenin
üretim kısmının gösterimi

Üç üretim bandında üretilen ürünlerin modellerinin sürekli olarak değişmesine karşın, bedenler aynı olduğundan ölçümlenen karakteristikler değişmemektedir. Örneğin, 152 beden pantolon için kemer uzunluğu üretilen her model için 61 cm’dir. İşletmede en çok üretilmesi gereken bedenler 164 beden elbise, 104 beden sweat ve 152 beden pantolon olduğundan, üretim sürecinin bu bedenler ile analiz edilmesine karar verilmiştir. Analizi yapılacak ürünlerin incelenecek karakteristikleri ve hedef değerleri tablo.1’de olduğu gibidir.
İşletmenin uygulama için seçilmesinin
nedenleri aşağıdaki gibi sıralanabilir,
* İşletme ana
firmanın belirlediği spesifikasyonlar içersinde üretim yapma durumunda
olduğundan, süreç yeterlilik indekslerinin kullanılmasına uygun olması,
* Uygulamanın
yapıldığı sırada işletme, ISO-9002 belgesi almak için kalite güvence sistemini
oluşturma çalışmalarını yürütmekte olduğundan, ISO-9002’nin istatistik uygulama
kısmının ölçüm sistemi analizi ve SYİ ile oluşturulması sonucunda uygulamanın,
ISO-9002’nin bir parçası haline gelerek işletmede sürekli kullanımının mümkün
olması,
* İşletmenin
üst düzey yöneticilerinin kalite çalışmalarına önem vermesi ile, çalışmanın
uygulanmasına destek vermesi.
TABLO.1: Ürünlerin incelenecek kalite karakteristikleri ve hedef değerleri
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
Analiz No. Ölçümlenecek Karakteristik Üretim Bandı Beden No: Hedef Değer
5 Sweat
göğüs uzunluğu Penye 104 39.50
6 Elbise
arka uzunluğu Elbise 164 73.50
7 Elbise
etek uzunluğu Elbise 164 61.00
8 Elbise
göğüs uzunluğu Elbise 164 44.00
9 Elbise
yaka uzunluğu Elbise 164 18.50
10 Pantolon
kemer uzunluğu Pantolon 152 61.00
11 Pantolon
sol iç ağ uzunluğu Pantolon 152 66.00
12 Pantolon
sağ iç ağ uzunluğu Pantolon 152 66.00
![]()
Üst üste serilen kumaşlar kumaş kesim bandında
kesilerek, kesilen kumaş önkontrol bölümüne gelmektedir. Burada kesilen
kumaşların hepsi gözle muayene edildikten sonra, kusursuz olan parçalar ilgili
üretim bandlarına gönderilmektedir. Her üretim bandında parçalar belirli sıraya
göre birleştirilerek nihai ürün elde edilmektedir. Tablo.1’den görüldüğü gibi 12
birleştirme noktası bulunmaktadır. Her birleştirme noktasında ölçüm noktoları
oluşturulmuş ve birleştirme işlemleri sonrası yapılan uzunluk ölçümlemeleri ile
ürünün tüketici spesifikasyonlarını sağlama derecesi süreç yeterlilik
indeksleri ile değerlendirilmiştir.
On iki birleştirme noktasından elde edilen veriler
ortalama ve ranj kartları ile incelenmiştir. Yapılan inceleme sonucunda on iki
analizin verilerinin hepsi kontrol sınırları içersinde oluştuğundan, verilerin
istikrarlı olduğu ve özel sebepli değişkenlik içermediği tespit edilmiştir.
E-views paket programı kullanılarak verilerin dağılımı incelenmiş ve bu
inceleme sonucunda verilerin tümünün normal dağılmadığı saptanmıştır. Normallik
varsayımı sağlanmadığından, normal olmayan dağılımlar için süreç yeterlilik
indeksleri kullanılmıştır.
Cp indeksi verilerin yayılımını ifade
etmektedir. Birleştirme işlemlerinde incelenen tüm kalite karekteristikleri
için spesifikasyonlar H±1cm dir. Diğer bir ifade ile
verilerin 2cm lik bir alan içersinde yayılım göstermesi istenir. Yayılımı basit
olarak ranj ile ifade ettiğimizde, tablo.2’de 6. ve 11. analizin ranj
değerlerinin 2’den büyük olduğu görülmektedir.
TABLO.2: Normal dağılmayan veriler için hesaplanan Cp değerleri
Anaiz No: Pearn-Chen Yöntemi Pearson Eğrileri Ranj
Cp
Cp R
1 4.000 1.457 0.50
2 1.554 0.795 1.30
3 2.239 1.062 0.90
4 1.255 0.652 1.60
5 1.255 0.574 1.60
6 0.400 0.246 5.10
7 1.435 0.706 1.40
8 2.105 0.898 0.95
9 1.345 0.696 1.50
10 1.209 0.804 1.70
11 0.843 0.430 2.40
12 1.429 0.690 1.40
6. analizin ranjı en büyük değer olduğundan (R=5.10),
her iki yöntemde de hesaplanan Cp değerleri içersinde en küçük
değeri vermiştir. 11. analizin değeri de 2’den büyük olduğundan (R=2.40), Cp
değeri 1’den küçük ve 6. analizin değerinden büyük olmuştur. Verilerin
spesifikasyonların sınırladığı alandan daha fazla yayılıması durumunda, her iki
yöntem de güvenilir sonuçlar vermiştir. 6. ve 11. analiz dışındaki tüm
analizlerde veriler 2cm’lik alandan daha az bir yayılım göstermişlerdir. Bu
durumda 6. ve 11. analiz dışında tüm analizlerin Cp değerlerinin
1’den büyük olması gerekmektedir. Pearn-Chen yönteminde 6. ve 11. analiz
dışındaki tüm Cp değerleri 1’den büyük olarak elde edilmiştir. Pearson
eğrileri yönteminde ise sadece 1. ve 3. analizin Cp değerleri 1’den
büyük olmuştur. Uygulamada Pearn-Chen yöntemi, verilerin spesifikasyonların
sınırladığı alandan daha az yayılması durumunda, Pearson eğrilerine göre daha
güvenilir sonuçlar vermiştir.
Cpk indeksi, ortalama değerin
spesisifikasyon sınırlarına yakınlık derecesini ifade eder. Cpk indeksi
hem ortalama ile spesifikasyon sınırı arasındaki farktan, hem de standart
sapmadan etkilendiğinden yorumlanması dikkat gerektirmektedir. Tablo.3’de normal
olmayan dağılımlar için hesaplanmış Cpk değerleri görülmektedir.
TABLO. 3: Normal dağılmayan veriler için hesaplanan Cpk
değerleri
Analiz No:
Pearn-Chen Yöntemi
Pearson Eğrileri
Cpk Cpk
s
1 3.000 1.101 0.244 0.184
2
1.088 0.448 0.376 0.341
3
2.015 0.934 0.120 0.241
4
0.816 0.412 0.310 0.414
5
0.816 0.492 0.236 0.472
6
0.160 0.132 0.502 1.703
7
1.435 0.664 0.010 0.387
8
1.053 0.482 0.532 0.302
9
1.076 0.659 0.146 0.385
10
0.544 0.466 0.518 0.322
11
0.758 0.280 0.296 0.632
12
0.571 0.437 0.460 0.391
Tablo.3’de ortalama ile hedef değer arasındaki fark 8.
analizde en fazla olmasına karşın, standart sapması oldukça küçüktür. Bu
nedenle, her iki yöntemde de elde edilen Cpk değerleri içersinde en
küçük değerler değildir. Ortalamanın hedeften sapması açısından üçüncü en kötü
değere sahip 6. analiz verileri, en büyük standart sapmaya sahip olduğundan her
iki yöntemde de Cpk değeri en küçük olmuştur. Önceden açıklandığı
gibi, Cpk indeksi ortalamanın hangi spesifikasyon sınırına yakın
olduğunu değerlendirirken, formülünde yer alan standart sapmadan etkilenmesi nedeniyle,
yorumlanmasında dikkatli olunması gerekir.
Ortalama değerin hedeften sapma derecesini Cpm
indeksi, Cpk indeksinden daha iyi analiz edebilmektedir. Uygulamadan
elde edilen Cpm indeksleri tablo.4’de görülmektedir. Cpm
indeksinin paydasında varyansın yanısıra,
da yer aldığından,
ortalamanın hedeften sapmasına Cpk indeksine göre daha duyarlı olur.
TABLO.4: Normal
dağılmayan veriler için hesaplanan Cpm değerleri
Analiz No:
Pearn-Chen Yöntemi
Cpm
s2
![]()
1 1.265 0.244 0.034
2 0.904 0.376 0.116
3 1.858 0.120 0.058
4 0.759 0.310 0.171
5 0.759 0.236 0.223
6 0.325 0.502 1.151
7 1.435 0.010 0.150
8 0.636 0.532 0.091
9 1.047 0.146 0.148
10 0.542 0.518 0.104
11 0.817 0.296 0.399
12 0.518 0.460 0.153
İkinci en küçük
değerine sahip 3.
analiz, en küçük varyansa sahip olduğundan en büyük Cpm değerini
vermiştir. En küçük
değerine sahip 7. analizin
varyansı 3. analize göre daha büyük olduğundan, ikinci en büyük Cpm
değerini vermiştir. En büyük
değerine sahip 8. analiz
küçük varyansa sahip olduğundan, en küçük dördüncü Cpm değerini
vermiştir. Cpm indeksi, tablo.3’deki her iki yöntemle hesaplanan Cpk
indekslerine göre, ortalamanın hedeften sapmasını daha iyi ifade etmiştir
V. SONUÇ:
Yoğun rekabetin yaşandığı pazarlarda işletmeler başarılı olabilmek için
hem düşük maliyetli, hem de kaliteli ürünleri üretmek zorundadır. Bir ürünün
kaliteli olabilmesi için ürünün, tüketici isteklerini ifade eden
spesifikasyonları sağlaması gerekir. Bu nedenle, üretim süreci içersinde
ürünlerin kalite düzeyi veya spesifikasyonları sağlama derecesinin belirlenmesi
gerekmektedir
Ürünlerin tüketici spesifikasyonlarını sağlama derecesi bu çalışmada süreç yeterlilik indeksleri ile incelenmiştir. Uygulama kısmında da görüldüğü gibi, veriler her zaman normal dağılıma sahip olmamaktadır. Verilerin normal dağılmaması durumunda, indekslerin hesaplanması için farklı modellere gereksinim duyulur. Verilerin normal dağılmamasında, Pearn Chen ve standardize edilmiş Pearson eğrileri yöntemi kullanılmıştır.
Bu çalışma ile aşağıdaki sonuçlar saptanmıştır,
* Veriler normal dağılımlı olmadığında, Pearn-Chen
yöntemi, Clements’in standardize edilmiş Pearson eğrileri yöntemine göre daha
güvenilir sonuçlar vermiştir,
* Cpm
sürecin merkezde oluşma derecesini, Cpk’dan daha iyi ifade etmiştir,
* Süreç yeterlilik indeksleri ile üretim sürecinde yapılan
incelemede hataya kaynağında müdahele edilebilir ve sürecin tüketici
spesifikasyonları içersinde ürün oluşturması sağlanarak, kaliteli ürün elde
edilebilir. Kalitenin sağlanması durumunda ise işletmeler rekabet üstünlüğü
sağlayabilir,
* Süreç yeterlilik
indekslerinin tekstil sektöründe kolaylıkla uygulanabilmesinin yanında, diğer
sektörlerde de kullanılabilir.
MCCOY,P.F., “Using Performance Indexes to Monitor Production
Process”,
Quality Progress,
February, 1991
CHOU,D.B., OWEN,L.H., BORREGO,A., “Lower
Confidence Limits on Process Capability
Indices”,
Journal of Quality
Technology, Vol:22, No:3, 1990.
KANE, V.E., “Process Capability Indices”,
Journal of Quality Technology, Vol:18, No:1, 1986.
KANE,V.E., “Defect
Prevention”, Marcel Dekker Inc., USA, 1989.
KOTZ, S., JOHNSON, N.L., “Process
Capability Indices”, Chapman and Hall, England, 1993.
BOYLES, R. A., “Taguchi Capability Index”,
Journal of Quality Technology, Vol:23, No:1, 1991.
CHAN, L.K., CHENG,S.,W., SPIRING, F., A., “A New
Measure of Process Capability. Cpm”,
Journal
of Quality
Technology, Vol:20, No:3, 1988.
CLEMENTS, J.A. “Process Capability Calculations
for Non-Normal Distributions”, Quality Progress,
Vo:22, No:2, 1989.
PEARN, W.L., CHEN, K.S., “An Application of Non-Normal Process Capability
Indices”, Quality and
Reliability
Engineering İnternational, Vol:13, 1997.
VÖNNMAN, K., “A Unified Approach to Capability
Indices”, Statistica Sinica, Vol:5, 1995.