TÜRKİYE’DE İTHALAT TALEBİNİN
KOENTEGRASYON ANALİZİ :1987(I)-2000(IV)
Aziz KUTLAR*
Muammer ŞİMŞEK**
Özet
Bu çalışmada, Türkiye’nin
1987(1)-2000(4) dönemine ait ithalat talebinin uzun dönem seyri ele alınmaktadır.
Ekonomide ithal edilebilir mallar, dış ticarete konu olan ticari mallar ve dış
ticarete konu olmayan mallar olarak üç sektör bulunmaktadır. İthalat talebinin
GSYİH, ticari mallar ve dış ticarete konu olmayan malların fiyat endeksleri ile
ilişkisi incelenmektedir. İthalat
talebinin bu değişkenlerle uzun dönem
ilişkisini ortaya koymak amacıyla koentegrasyon analizi yapılmaktadır.
Koentegrasyon analizi için değişkenlerin durağanlık testleri yapılmış ve uygun
VAR modeli seçilerek koentegre vektörlerin varlığı için koentegrasyon testi
yapılmıştır. Ayrıca ithalat talebinin kısa dönem tahmini FIML yöntemi
kullanılarak elde edilmektedir. Sonuçta, Türkiye’nin uzun dönemde ithal
mallarının yerine ikame edilecek
malların rekabet gücünün olup
olmadığı değerlendirilmektedir.
Anahtara kelimeler: İthalat, Ticari
Mallar, Ticari Olmayan Mallar, Koentegrasyon.
JEL:C32,F15
1. Giriş
1980 li yıllara kadar Türkiye’nin ithalatı son
derece sınırlı düzeyde kalmıştır. 1984 de
dış ticaret rejimi değiştirilerek yeni bir döneme girildı.+ 1980 yılından itibaren ihracatla
birlikte artmaya başlayan ithalat 1984 yılında 10.7 milyar dolara ve 2000
yılında da 45.4 milyar dolara yükselmiştir.
Yapılan
ampirik çalışmalarda ithalat talebi, ithalat yapan ülkenin reel geliri veya
harcaması ile ithal malları
fiyatının yerli ithal malları yerine
ikame edilebilir malların fiyatına oranına bağlı olduğu ortaya konulmaktadır.
Ülke içinde üretilen mallar ticarete konu olan ve ticarete konu olmayan mallar
şeklinde ele alındığında, ithal mallarının ticarete konu olmayan mallarla
herhangi bir ilişkisinin olmadığı ortaya çıkar. Kişiler ilk etapta
harcamalarını ticarete konu olan mallarla ticarete konu olmaya mallar arasında
nispi fiyatlara göre paylaşacaklardır. Daha sonra geri kalan gelirlerini
ticarete konu olan yerli mallar ile ithal malları arasında bölüştürecektir.
Burada yerli ve ithal mallarının nispi fiyatları önem kazanmaktadır(Goldestein
et all,1980)
Teorik
bir model çerçevesinde Türkiye’de ithalatın; GSYİH, ticari ve ticari
olmayan malların oransal fiyat
endeksleri arasında bir uzun dönem ilişkisi bulunup bulunmadığı
araştırılmaktadır. Yapılan çalışmada ticari ve ticari olmayan yerli malların
fiyatı, uzun dönem ithal malları talebinin önemli bir belirleyicisidir. Dış
ticarete konu olan yerli malların fiyatları ithal malları ile ikame
edilebildiği için bu malların fiyatları ticarete konu olmayan malların
fiyatlarına göre daha az artmaktadır. Bir başka ifade ile dış ticarete konu olmayan yerli malların
fiyatı daha fazla artar ve üretkenliği daha azdır. Bu malların ( özellikle
hizmetlerin) verimliliği bir anlamda
daha düşüktür(Goldestein,Officer,1976). Türkiye ile ilgili ele alınana yıllara
arsında ticarete konu olmaya malların
ticarete konu olan mallara oranı, PN/PT, 0.96 dan 1.46
oranına kadar çıkmıştır. Aşağıdaki Şekil 1’in sağ alt grafiğinde logaritma değeri olarak bu seyir izlenebilir.
Bu çalışmada koentegrasyon(eş-bütünleme) testi ile serilerin önce birinci mertebe entegre seriler (integrated series), I(1) ve bu serilerin birlikte koentegre olup olmadıkları CI(1,1) yani, bütün serilerin birinci mertebe diferansiyeli alındığında durağan olup olmadığına bakılacaktır. Serilerin durağan olup olmadığını belirlemek için Augmented Dickey-Fuller testine başvurulmaktadır. Daha sonra seriler arasındaki uzun dönem ilişkisini bulmak için koentegrasyon analizi yapılarak koentegre vektörler belirlenmektedir. Koentegrasyon analizinden önce kullanılacak VAR modeli için değişkenleri için mis-spesification testleri yapılacaktır. Ayrıca değişkenler arasında Granger-Nedensellik(causality) ilişkisi ele alınmaktadır. Koentegrasyon analizinde sınırlandırılmış(restiricted) ve sınırlandırılmamış(unresticted) koentegrasyon analizleri yapılarak değişkenler arasında zayıf dışsallığın (weak exogeneity) olup olmadığı ortaya konulmaktadır. Uzun dönem lineer ilişki hata düzletme mekanizması (equilibrium-correction model)ortaya konulmaktadır. Elde edilen hata düzeltme vektörleri ile birlikte I(0) olan ithalat talebinin kısa dönem denklem tahmini FIML yöntemi ile elde edilmektedir. En son değişkenlerin zaman içerisinde birbirini etkileyen analizlere yer verilerek gerekli sonuçlara elde edilmiştir. Koentegrasyon analizinde Johansen(1988,1995) ve, Hendry(1995) yöntemleri kullanılmaktadır
İthalat talebi geleneksel olarak; GSYİH ve oransal
fiyatların bir fonksiyonu olarak modelleştirilmektedir. Bu
çalışmada kullanılan model; Türkiye’deki, ticari mallar (QT) ve dış
ticarete konu olmayan (QNT) mallara ilişkin ithalat talebinin
log-lineer şekildeki denklemi, yani ithalat talebi fonksiyonu aşağıdaki şekilde
türetilebilir((Goldestein et all,1980;Milas, 1998);
![]()
MD=İthal
malları talebi
PM=İthal
mallarının fiyatı*
PNT=Ticari
olmayan malların fiyatı(dış ticarete konu olmayan mallar)
PT=Ticari
mallar(dış ticareti yapılabilen mallar)
Y=reel
GSYİH
Teoriye
göre ithal talebini fiyat değişkenlerine göre kısmi türevleri,
![]()
![]()
şeklinde
olmaktadır. Bütün değişkenlerin doğal logaritması alındığında ithalat talebi
denklemi aşağıdaki şeklide olacaktır;
md
= a1y – a2pm
+ a3pt
+ a4pn
(1)
md,
ithalat talebinin hacminin logaritmasını,
y, GSYİH ‘ın
logaritma değerini,
pm, ithal
mallarının fiyatının logaritmasını ,
pn, ticari
olmayan malların fiyatının (dış ticarete konu olmayan mallar) logaritmasını,
pt, yerli ticari malların fiyatının logaritmasını,
ai,
katsayıları göstermektedir.
Bu çalışmanın hedefi, ülke
içindeki ticari mallara yönelik talepteki fazlalığın bir model şekline
dönüştürülmesi olduğu için ekonomide; ithal edilebilir mallar, ticari mallar ve ticari olmayan malların
üretildiği üç sektörün bulunduğu ve tüketicilerin kendi harcamalarını bütçe
kısıtı altında bu üç tip mallara eş anlı olarak tahsis ettikleri
varsayılmaktadır. Nominal gelir ve fiyatların sıfırıncı mertebede homojenliği
varsayımı altında veya parasal yanılma olmaksızın, fiyat elastikiyetleri için
aşağıdaki gibi bir kısıtlama yapılabilir;
-a2 + a3 + a4 = 0 dır. Böylece (1)
numaralı eşitlik aşağıdaki gibi yeniden yazılabilir:
md = a1y - a2(pm-pt)
+ a4(pn-pt)
(2)
Bu denklemde değişkenlerin logaritmaları alındığında
pm ve pn değerleri iç fiyat endeksinden pt,
çıkartılarak oransal endeksler şeklinde
ifade edilmektedirler. (2) numaralı eşitlik; GSYİH, oransal fiyatlar ve ithalat
talebi arasındaki uzun dönem ilişkisini göstermektedir. İthalat; pozitif olarak
GSYİH ve ticari olmayan (QNT) malların oransal fiyatına (pn-pt)
bağlıdır. Özellikle, (pn-pt), dünyanın geriye kalan
kısmında belirli oransal fiyatlar için, ülkenin uluslararası alanda rekabet
etme gücünü ölçmektedir. Ticari olmayan malların (QNT) oransal fiyatındaki
bir artış, ülkenin uluslararası rekabetteki oransal bir bozulmaya eşdeğer olan
ve ürettiği ticari malların iç maliyetindeki bir artış anlamına gelmektedir
(De Gregorio et al. (1994).
İthalatın oransal fiyatının yükseldiği, ithal
mallarına yönelik talebin düştüğü ve aynı zamanda ülke içinde üretilen ticari
mallara olan talebin de hem ülke içinde ve hem de ülke dışında arttığı zaman,
ithal mallarının oransal fiyatı (pm-pt); tüketicileri
ithal mallarının kullanımından yerli malların kullanımına (ikamesine) doğru
yönlendirir.
3. Yöntem ve
Koentegrasyon
Bu çalışmada Türkiye’nin 1987(1)–2000(4)
dönemine ilişkin verileri kullanılarak ithalat talebinin koentegrasyon analizi
yapılmaktadır.[1]
Modelde logaritma değer olarak ifade
edilen değişkenlerden md, ithalat talebini; y, GSYİH yı; pm, ithalat fiyat
endeksini; pt ticari malların fiyat endeksini; pn, ticari
olmayan malların fiyat endeksini göstermektedir. Uzun dönem analizi için
kullanılan değişkenlerin vektörü z’=( md,y, pm-pt,
pn-pt) şeklindedir*. Aşağıdaki
şekilde serilerin logaritma
değerleri görülmektedir. Bütün seriler mevsimlik ayarlanmamıştır.

Şekil 1. Serilerin Logaritma Değerleri
Koentegrasyon analizinde Johansen (1988,1995:70) yöntemi kullanılmaktadır. Seriler çoklu denklem sistemi kullanılarak I(0)’a dönüştürülebilir. Bir lineer doğrusal model için k gecikmeye sahip n sayıda durağan olmayan Xt değişkeni, Dt deterministik değişken ile durağan hale dönüştürülen VAR modeli aşağıdaki şekilde ifade edilebilir;
![]()
Deterministik değişkeni sabit, mevsimsel yapay değişkenler, ilave
yapay değişkenler ve diğer stokastik olmayan regresorlar içerebilir. nxn boyutlu et
şok değişkeni iidNp(0,W) şeklindedir. H(r) , a ve b nxr
boyutlu matris olmak üzere
indirgenmiş
rank(reduced rank) şartı altında VAR
modelinin bir alt modeli aşağıdaki şekilde ifade edilir;
![]()
Elde edilen bu model indirgenmiş kalıp(reduced form) error-correction model olarak bilinir. Bu son denklemde P matrisinin rankı bağımsız koentegre (cointegreted) vektörlerin sayısına eşittir. rank(P)=0 ise, son denklemdeki P matrisi sıfır matrisi olur. Denklem birinci mertebe diferansiyelli VAR modeli olur. Rank(P)=n ise, vektör süreci durağandır. Denklemdeki son ifade abXt-1 hata-düzeltme faktörüne eşittir. Sonuç olarak eğer 1<rank(P)<n ise birçok koentegre (cointegrating) vektör bulunmaktadır.
Farklı
koentegre vektörlerin sayısı P matrisinin karekteristik(eigenvelues)
köklerinin yeterliliğinin sınanması ile
elde edilebilir. Matrisin rankı sıfırdan farklı eigenvelues sayısına eşittir.
Eş-anlı (simultaneous equations) denklemler için Maksimum Olabilirlik (Maximum
Likelihood estimator) yöntemi
kullanılarak l eigenvalues değerleri
|lS11-S10S-100S01|=0
şeklinde çözülerek P matrisinin n eigenvalues r
en büyük eigenvalues 1>l1>l2>......lr>....ln>0 şeklinde sıralanabilir
Johansen(1995:93),Hendry(1995:415-416). Şayet Xt deki değişkenler koentegre olmamışlarsa P matrisinin rankı sıfıra eşit olacak ve bütün
eigenvalues sıfır olacaktır. Ln(1) değeri sıfır olduğundan,ln(1-
) değeri de doğrudan sıfıra eşit olacaktır. Eğer matrisin
rankı bir ve 0<l1<1 arasında değişiyor ise,
ln(1-l1) nin değeri negatif olurken diğer bütün
eigenvalues sıfır olacaktır. Eigenvuelues sayısını test etmek için aşağıdaki testler kullanılır;
![]()
denklemlerde
tahmin edilen eigenvelues
ifade etmektedir. T ise kullanılabilir gözlem sayısıdır. r’nın değeri
bilindiğinde sınama bu iki denklemin alacağı değerler arasında yapılır,Enders(1995:391).
4. Ampirik
Bulgular
Durağan
olmayan serilerin birinci diferansiyeli alındığında durağan serilere
dönüşüyorlarsa, yani I(1) şeklinde seriler olarak ortaya çıkıyorlarsa seriler
arasında koentegrasyon analiz C(1.1)
yapılabilir demektir. Serilerin durağan olup olmadığını belirlemek için Augmented Dickey-Fuller ADF
unit root testine başvurulmuştur. Her iki testin sonuçları birlikte ele
alındığında bütün serilerin I(1) olduğu görülmüştür. k. gecikme değerini
göstermek üzere, normal ve birinci diferansiyeli alınmış serilerin k=2 gecikme
değeri için MacKinnon kritik değerlerine göre ADF testi sonuçları Tablo 1’de gösterilmektedir.
Değişkenler ADF
Değeri* (k=2)
Normal Birinci Diferansiyeli
md -0.62 -8.19**
y -1.50 -31.60**
pm-pt -0.29 -5.64**
pn-pt -1.36 -6.52**
*Serinin birinci türevinin %1
anlamlık düzeyinde birim kök ihtiva etmediğini (**) işareti ile ve %5
anlamlılık düzeyinde birim kök ihtiva etmediğini (*) işareti ile gösterilmektedir.
MacKinnon kritik değerleri %1,%5 ve %10 anlamlılık düzeyleri için sırası ile
–3.56, -2.92 ve –2.59 şeklindedir.
Yukarıdaki tabloda bütün serilerin birinci
mertebe diferansiyellerinin %1
anlamlılık düzeyinde durağan oldukları görülmektedir.
Seriler arasında
k=2 gecikme için Granger nedenselliği ile ilgili değerler aşağıdaki tabloda
verilmektedir. Dördü hariç diğer bütün değişkenlerin karşılıklı Granger
nedenselliği taşıdıkları görülmektedir. Değişkenler arasında çift yönlü güçlü
bir nedensellik ilişkisinin bulunmaktadır.
|
Sıfır Hipotezi |
Göz. |
F |
P(ihtimal) |
|
y, md,
nin Granger nedeni değildir. |
54 |
17.8055 |
1.5E-06** |
|
md
y, nin Granger nedeni değildir. |
38.5887 |
8.6E-11** |
|
|
(pn-pt), y nin Granger
nedeni değildir. |
54 |
11.0091 |
0.00011** |
|
Md (pm-pt), nin Granger nedeni değildir. |
3.00557 |
0.05872 |
|
|
(pn-pt), MD nin Granger nedeni değildir. |
54 |
2.37259 |
0.10387 |
|
Md , (pn-pt),’ nin Granger nedeni
değildir |
1.90867 |
0.15914 |
|
|
(pm-pt),
y nin Granger
nedeni değildir |
54 |
157.095 |
0.00000** |
|
y, (pm-pt), nin Granger nedeni değildir |
5.62186 |
0.00634** |
|
|
(pn-pt),,y nin Granger nedeni
değildir |
54 |
69.6269 |
4.8E-15** |
|
Y, (pn-pt), nin Granger nedeni değildir |
7.21014 |
0.00180** |
|
|
(pn-pt), (pm-pt)
nin Granger nedeni değildir |
54 |
3.09273 |
0.05434 |
|
(pm-pt),
(pn-pt) nin Granger nedeni değildir |
3.75134 |
0.03049** |
|
4. 1. Koentegrasyon Analizi
Johansen (1995) tarafından
geliştirilen rank belirleme yöntemi H(0),H(n) ‘e karşı test edilir. H(0)
reddedildiğinde H(1), H(n) hipotezine karşı test edilir. Sonuçta kabul edilen H(r) hipotezinde r rankın olduğu kabul edilir. Daha sonra model seçimi için bu yönteme koentegre vektörün deterministik
trend ve quadratic formunu da
içeren hipotezler Doornik et al.( 1998)
aşağıdaki gibi geliştirilmiştir.
Hipotezler x b’x
Hql (r): p=ab. Fqt=fc+flt karsel doğrusal
Hl(r): p=ab. Fqt=fc+frlt doğrusal doğrusal
Hlc(r): p=ab. Fqt=fc
doğrusal sabit
Hc(r): p=ab. Fqt=arc
sabit sabit
Hz(r): p=ab. Fqt=0 sıfır sıfır
Modelin rankı belirlendikten sonra birbirine en yakın olan Johansen yöntemine göre peş peşe gelen modeller bir birine karşı test edilir. PcGive9.30 programı ile elde edilen en uygun model Johansen yöntemine göre bir sonraki modele göre test edilerek en uygun olanı seçilmiştir. Bu yönteme göre;
Hlc(0)Ì......ÌHlc(r)Ì ......ÌHlc(n)
U U II
Hc(0)Ì......ÌHc(r)Ì ......ÌHc(n)
Hc(0),Hlc(0),Hc(1),Hlc(1).........................Hc(n-1).Hlc(n-1).
Şeklinde kısıtlanmamış alternatifler şeklinde hipotez testine başvurulur. Hipotez kabul edilene kadar bu yönteme devam ettirilir. İthalat talebi denklemi ile ilgili elde edilen en uygun VAR modeli k=2 gecikme ile Hc(r) şeklindedir. En uygun VAR (2) modelinde kullanılan seriler mevsimsel olarak ayarlanamadıkları için modele mevsimsel yapay değişkenler ilave edilmiştir. Elde edilen modelde ECM denkleminde sabit yer almaktadır. Tahmin edilen modelle ilgili gerekli testlere yer verilmektedir. Aşağıdaki Tablo 3’te tahmin edilen VAR modelinin değişkenleri için otoregresif, normallık ve farklı varyansın etkisi ele alınmaktadır. Denklem sisteminin ve denklemeler için teşhis testleri verilemektedir. Sadece iki seri , %1 ve %5 anlamlık düzeyinde normallikten bir sapma gösterdiği görülmektedir.
Tablo 3. Teşhis Testleri
Talep AR1-2 Normality ARCH 2
md 0.8423
[0.4386] 0.74309 [0.6897] 0.71248
[0.5895]
y 1.0023
[0.3765] 7.0965 [0.0288] * 0.53596 [0.7103]
(pm-pt) 0.65024
[0.5276] 13.964 [0.0009] ** 0.44055
[0.7783]
(pn-pt) 1.4755
[0.2415] 3.944 [0.1392] 0.51827 [0.7229]
Vector AR 1-2 F(32,108) = 1.1823 [0.2591]
Vector normality x2(
8)= 12.33 [0.1371]
Koentegre vektör sayısını bulmak için yapılan koentegrasyon testinde iki koentegre vektörün olduğu Tablo 4 de görülmektedir. Tablo 4 de li eigen değerlerini gösterirken H0 hipotezi H1 hipotezine göre test edilmekte ve sonuçta iki koentegre vektörün olduğu ortaya çıkmaktadır. İthalat talebi ile ilgili kısıtlanmamış koentegrasyon analizi sonuçları Tablo 4 ve Tablo 5 de verilmiştir. k=2 gecikme için elde edile sonuçlara göre lmax ve ltrace eigen değer istatistiklerine göre koentegre rank sayısı her iki test için aynı olarak elde edilmiştir. lmax ve ltrace istatistiklerine göre (%95 kritik değerine göre) rank sayısı 2 olarak elde edilmiştir. Tablo 5 de normalleştirilmiş b vektörlerinin değerleri verilmektedir.
Tablo 4. Koentegrasyon
Testi
Eigenvalue(li)
Ho:rank=p lmax 95%
ltrace 95%
0.563661 r =
0 43.13** 28.1
82.62** 53.1
0.368789 r £ 1
23.93* 22.0 39.49* 34.9
0.255237 r £ 2
15.32 15.7 15.56 20.0
0.004607
r £
3 0.2401 9.2
0.2401 9.2
Sınırlandırılmamış koentegrasyon
analizinde eigenvektörler ve ayarlama
katsayıları ile standart sapmaları verilmektedir. Birinci koentegre vektör için
ithalat talebi uzun dönem denklemi;
md=1.540Y-0.206(Pm-Pt)-2.875(Pn-Pt)-13.209
şeklinde
gösterilebilir. Denklemde ithalat talebinin gelir elastikiyeti birden büyüktür.
Bir başka ifade ile gelirdeki bir birimlik değisme ithalat miktarını
yaklaşık 1.5 kat artırmaktadır. İthalat hacmindeki
değişme oranı gelirdeki değisme oranından daha yüksektir.
İthalat fiyatlarındaki (pm-pt)
oransal bir değişme tüketiciler için bir teşvik anlamı taşıyabilir. İthalat mallarındaki bir fiyat artışı eğer
ikame edilebilir yerli üretim mallarına göre daha yüksek ise, tüketiciler
tercihlerini yerli üretime doğru kaydırırlar. Yukarıdaki uzun dönem
denkleminde İthalat fiyat endeksinin
ticari amaların fiyat endeksine oranını gösteren (pm-pt)
değişkeninin birden küçük ve negatif olması bu değişkendeki bir birimlik değime
ithalat miktarını yaklaşık beşte bir
oranında azaltmaktadır. (pn-pt)
değişkeni ülkenin uluslararası rekabetini ölçmektedir. Özellikle enflasyonun
olduğu ülkelerde veri bir uluslararası
fiyata göre , QNT mallarındaki bir fiyat artışı, aynı zamanda QT
mallarının fiyatında da bir artışa sebep
olacaktır. Böyle bir gelişme o ülkenin uluslararası rekabetinden bir erozyonun
olduğu sonucunu ortaya koyar. Denklemde ticari olmayan mallardaki oransal bir
fiyat değişimi ithalat miktarını yaklaşık üç kat azaltmaktadır. Bu değişkenin
katsayısı teoriyle çelişmektedir. Ticari olmayan malların fiyat endeksini
ticari malların fiyat endeksine oranındaki bir artış ülkenin uluslararası
rekabetini azaltır.Buna rağmen bu malların fiyatındaki artış ithalatta bir azalmaya sebep olduğu
görülmektedir. Ticari olmayan malların, adete rakipsiz mallar gibi, fiyatları
üzerinde daha rahat oynanabilinir. Türkiye ve diğer ülkeler için ticari olmayan
malların fiyatının ticari olan malların fiyatına oranı sürekli artış göstermektedir.Bu
malların ithal malları ile ikamesi mümkün olmadığından sadece herkes bütçe
kıstına göre gelirinin daha büyük bir kısmını muhtemele bu mallara sarf
edecektir. Buna göre tüketiciler ticarete konu olan mallara bütçelerinden daha
az pay ayıracakları sonucu çıkartılabilir. Türkiye için kamu hizmetlerini
gittikçe üretkenlikten uzaklaşması ve yolsuzluklar nedeni ile verimsizliğin ve
kaynak israfının artması sonucunda (Kutlar,Doğanoğlu, 2001) aynı hizmet kişiler
tarafından daha pahalıya satın alınmaktadır. Sonuçta eşanlı olarak bütçe kısıtı
altında üç mala yapılan harcamalar daha zorunlu görünen kamu hizmetlerine
yönelecektir. Ticari mallar ve ithal mallarına yapılan harcamalar nispi olarak
azalacağından, denklemdeki (pn-pt)
değişkenindeki bir artışın ithalat
hacmini düşürmesi bu şekilde açılanabilir.
Sınırlandırılmamış koentegrasyon analizinde zayıf dışsallığın(weak exogeneity) olup olmadığını belirlemek için ayarlama katsayıları ve beta değerlerine kısıtlama getirilmektedir. Buna göre, kısıtlanmış iki matris aşağıdaki şekilde belirlenmiştir;
,
![]()
Tablo 6 sınırlandırılmış koentegarsyon testini sonuçlarının göstermektedir. Yapılan analizde bir kısıtlama için ki kare dağılımı X2(1) =0.25634 [0.8797]şeklindedir. Yapıla